180 yıl daha iktidar göremezler

16.10.2020 10:00

Türkiye’nin gündemi karmaşık, sıkıntılı ve zor bir hâldedir. Türk milleti olarak bu zor şartlarda tarihi bir sınavdan geçiyoruz. İstikbalimiz ve istiklalimiz için bu sınavı kendi irademizle ve başarı ile vermek zorundayız. İşimiz kolay değil, ancak aşılamayacak sorunumuz da yok.

Bütün mesele milli birliğimizi tam ve etkin bir şekilde ortaya koymak, kenetlenmek ve bütün gayretimizle hedefe yönelmektir. Bunu yapabilirsek, gerisi kendiliğinden gelecektir.

VERİLENE RAZI OLMAMIZI İSTİYORLAR

Burada hemen akla gelen soru, bunu yapabilmenin önündeki engelin ne olduğudur. Sorunlar belli ve zaten hep birlikte yaşıyoruz.

Bizi köşeye sıkıştırmak, hak ve hukukumuzu korumak için yaptığımız hamleleri boşa çıkarmak için şeytani planlar yapıyor, verilene razı olmamızı istiyorlar. Herhalde akıl ve izan sahibi hiç kimsenin bu tespitimize bir itirazı olmayacaktır.

Nitekim, CHP ve yancıları da bu sorunları kabul ediyor, ancak bunların Türkiye’nin varlığını ve menfaatlerini korumak için kararlı ve etkin bir siyaset yürütmesinden duyulan rahatsızlıktan dolayı değil de, hükümetin yanlışlarından kaynaklandığını iddia etmek gibi akıl dışı bir argümana sığınıyor.

BU SORUNLAR OLMAYACAK MIYDI?

Bunu söyleyenler, şu sorulara dürüst ve namuslu şekilde cevap vermek zorundadırlar: Cumhur İttifakı değil de, Millet İttifakı son seçimlerden galip çıksaydı. TBMM’deki çoğunlukla birlikte ülkeyi yönetme sorumluluğu Millet İttifakı’nın adayı Muharrem İnce’de olsaydı. Yunanistan, Ege’deki akıl ve ahlak dışı dayatmalarından vazgeçip, Türkiye ile bahar havası mı yaşayacaktı? Doğu Akdeniz’de hak ve hukukumuzu korumak, menfaatlerimizin gereğini yapmak için başlattığımız hamlelere bugün karşımızda bir cephe oluşturanlar alkış mı tutacaktı? Libya ile yapılan tarihi anlaşmalara hiç teşebbüs bile edilmeyecek, Kıbrıs’ta adayı tamamen Rumlara mı teslim edeceklerdi? Terörle mücadeleyi bir kenara bırakıp, dibimizde bir terör devletinin kurulmasına seyirci mi kalınacaktı? Bu ülkenin bölünmez bütünlüğünden yana olan, hak ve menfaatlerimizi her şeyin üzerinde gören hangi hükümet olursa olsun, bunlar yaşanacaktı.

Elbette, böyle bir iddianız olmaz, her isteneni verir, bütün iddialarınızdan ve menfaatlerinizden vazgeçip geri çekilirseniz, kimseyle bir meseleniz de kalmaz, ama o zaman da Türkiye diye bir devlet ortada kalır mı, burası şüpheli.

TEK BİR ÖNERİ GETİREMEDİLER

Benzer örnekleri iç meselelerimiz için de verebiliriz. Millet İttifakı iktidarda olsaydı, Kovid- 19 salgını yaşanmayacak mıydı? Buna bağlı olarak gelişen ekonomik sıkıntıları aşmak için hangi dâhiyane uygulamayı yapacak, nasıl bir çıkış yolu bulacaklardı? Eğer böyle sihirli bir formüle sahiplerse, neden bunu belediyelerinde uygulamıyorlar?

Tam tersine CHP ve yancılarına geçen belediyelerin olduğu bütün şehirler kelimenin tam anlamıyla bir çöküş yaşıyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türk milletinin onayı ile uygulamaya girmiştir.

Bunu değiştirmenin yolu da bellidir.

Millet İttifakı’nın bu değişikliği yapacak gücü bulması tamamen imkânsız olduğuna göre, ne yapacaklar? Anayasa’yı, kanunları, Cumhurbaşkanlığı Hükümeti’ni, TBMM’yi yok mu sayacaklar? Kurumları kapatıp, devleti işlemez hâle mi getirecekler?

Ekonomi üzerinden söylemediklerini bırakmıyor, milleti sokaklara dökmek için ellerinden geleni esirgemiyorlar.

Kendileri olsaydı gökten mi yağacaktı, yerden mi bitecekti? Türkiye’nin herhangi bir meselesi ile ilgili aklı başında, elle tutulur, kabul edilebilir, istisna cinsinden de olsa bir tek öneri ortaya koyabildiklerini duyan, gören olmuş mudur?

TERÖRLE İÇ İÇELER

Bu soruları çok daha uzatmak mümkündür, ama zannediyorum ne demek istediğim anlaşılmıştır. CHP ve yancılarının bu sorulara verecek cevabı yoktur. Olan cevaplarını da, yani teslim olmuş, iddiasız, etkisiz, verilene razı, geri çekilmiş, sinmiş bir anlayışı da bu millet kabul etmez. Zaten onun içindir ki, Türk milleti hiçbir şart altında CHP ve yancılarına itibar etmiyor, yol vermiyor ve güvenmiyor. Bu zihniyet devam ettikçe daha çok uzun yıllar kendileri çalar, kendileri oynar. Kaldı ki, biz sadece genel tabloyu hatırlattık. Ayrıntıya girsek, CHP ve yancılarının yatacak yerleri olmadığını, bu yüzden de zillete gömüldüklerini çok daha iyi anlar, çok daha kolay anlatırız. Terör örgütleri ile iç içe geçen, PKK uzantısı HDP üzerinden iktidar arayan, milli politika üretmek ve Türk milletinin sorunlarına odaklanmak yerine, bir yerlerden gelen talimatlara göre tavır belirleyen, ABD’de Biden’ın, Fransa’da Macron’un, Yunanistan’da Miçotakis’in ümidi olan bir güruhtan söz ediyoruz. Onun için zaten tek tek baktığınız zaman aynı havayı teneffüs etmeye bile tahammülü olmayanlar, bir araya geliyor, ittifak kuruyor ve birbirlerini tamamlayarak yürüyorlar. Tek ortak tarafları Cumhur İttifakı’na zarar verebilmek, sonrası tufan. Türk milleti her şeyin farkındadır ve emin olun bunlara değil 18 yıl, 180 yıl daha iktidar vermesi imkânsızdır.