31 Mart, 2023’ün kilidi

21.03.2019 09:55

NAZLI Hanım ciddi bir televizyoncu… Dağda Mehmetçik’le program sunacak kadar da vatansever… Seviyoruz onu… NTV ve Star’da Nazlı Çelik’e konuştu Devlet Bey… Ölçülü, önemli meselelere parmak basan, magazine kaçmayan bir sunum içindeki Nazlı Hanım’a “memleketi” ve “beka”yı anlattı, yaşadıklarını anlattı… İnsanımızın, ülkemizin her meselesine dokundu, bugüne ışık tutacak önemli anekdotları anlattı. Bunları Türk milleti bilmeliydi… Sanırım, dün geceden beri Türkiye’nin gündemi…

Programda Türkmen Beyi, MHP üzerine oynanan oyunlarla ilgili kıymetli bir tespitte bulundu: “12 Eylül’den beri MHP üzerinde üç aşamalı bir proje uygulandı: 1-Türkeş’siz MHP, 2-MHP’siz Meclis, 3-MHP’siz hükümet…” Ülkücü hareket fırsat vermedi… Son aşaması da “Devlet’siz MHP” idi, başaramadılar… Burada Devlet Bey’den bir anekdotu anlatalım: “Eski bir KGB ajanı olan Rus Büyükelçisi ziyarete geldi. 1999’daki DSP-MHP-ANAP koalisyon çalışmaları var… Bir ara Rus elçi soruyor: “Ülkücüler, yıllarca ‘Komünistler Moskova’ya!” diye bağırdı. Şimdi iktidar olursanız, onları Moskova’ya mı göndereceksiniz?” Biz de “Rusya ile dostane ilişkiler içinde olmak istiyoruz” deyince şaşıran elçi, “Bunu Moskova’ya bildirebilir miyim?” diye sordu.” Bu bakış açısını iyi değerlendirin değerli okuyucular…

“Yeni sistem”in ve “Cumhur İttifakı”nın karşısında zillet ittifakının son şansı 31 Mart Mahallî Seçimleri… Çünkü “Cumhur”un elde edileceği başarı, Türkiye’yi 2023’e taşıyacak… Karşı tarafın 2023’e kadar başka şansı kalmıyor… İşi soğan-patlıcana bağlamalarının, “Millî Beka”yı yok farz etmeye çalışmalarının sebebi bu… Programda Bahçeli dedi ki: “Parlamenter sisteme dönmek ve Erdoğan’dan kurtulmak için çalışıyorlar”

AKP’nin içinden yeni parti çalışmalarının da bu amaca yönelik olduğunu söyledi. Ve ilgili bir anekdot: “1999’da kurulan ve 3,5 yıl süren koalisyon hükümeti olan DSP-MHP-ANAP hükümetinin son günleri… Ekonomik krize çözüm bulmak üzere yapılan toplantıdayız. Bülent Ecevit, DPT, Hazine, Merkez Bankası yetkilileri, Kemal Derviş, Yılmaz, Özkan falan var. Ecevit’in “Ne yapacağız arkadaşlar?” sorusuna Derviş “Yeni bir senaryoya ihtiyaç var” deyince ben Özkan’ı uyarıp “Toplantıyı dağıt” dedim. Ecevit hemen cumhurbaşkanlığına çıktı. Ben 7 Temmuz’da Kocayayla’da “Bir ülkede siyasî iktidarı millî irade belirler” deyip 3 Kasım 2002’de erken seçim kararımı açıkladım. Sonrası DSP parçalandı…”

MHP, 50 yıllık bir parti ve yaşamadığı tecrübe kalmadı… Her belâ ve musibeti atlattı, ana gövdeden kopup gidenler siyaset çöplüğünde… Son günlerin gelişmeleri üzerine “AKP içerisinde ‘Yeni siyasi oluşuma ihtiyaç var’ diyenler bir senaryonun figüranlarıdır. Çok denemeler oldu, hiçbiri netice vermedi. Ortada gözüküyorlar ama uçta duruyorlar” tespiti dikkat çekici… AKP’lilere bir nasihati çok önemli: “Biz bir siyasi partiyiz, Cumhur İttifakı kurduk. Kendileri ise AK ittifakı kurarak partilerine ve Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıksınlar.” Bahçeli, her küsküne, her hatasını anlayana kapılarını açtı… O çok iyi biliyor ki, “Ülkücü olabilmek uzun sürer ama ülkücülüğü bitirmek anlıktır!”

Zillet ittifakı, patates-soğan karmaşasında tahrik ederek kriz bekliyor. Ülkeyi sistem tartışmasına sokabilmenin derdindeler… Kin, nefret, sokak hareketleri, gerginlik, cepheleşme, kriz ve darbe istiyorlar… “10 Mart” kehanetiyle birilerine mesaj yolladılar… Bahçeli, milliyetçi-ülkücü hareketle birlikte Türk milletine dedi ki: “Tek dileğim var: 2023 hedefi için, 31 Mart’ta Cumhur İttifakı yüzde 52’nin altına düşmemelidir!” “İnancım tamdır; son on günde bir hata yapmazsak başaracağız!” Bu mesajı hem MHP’liler hem de AKP’liler dikkate almalıdır… Yarın devam edeceğiz Devlet Bey’in yeni “Ekran dersleri”ne…