6-8 Ekim'in hesabı sorulmalıdır

08.10.2020 10:00

Türkiye’nin, lider ülke yolunda kararlı ve emin adımlarla yürümesi sadece Türk milletini değil, bize inanan, güvenen ülkeleri de heyecanlandırıyor, ellerini güçlendiriyor ve ümitlerini arttırıyor. Bu durumdan rahatsız olan vatan-millet düşmanlarını da kudurtuyor. İyice azıyor, zıvanadan çıkıyorlar.

NASIL DA ZIPLIYORLAR

Akdeniz’de hak ve hukukumuzu koruyoruz, itiraz Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden, Yunanistan’dan, İsrail’den, Birleşik Arap Emirlikleri’nden, Mısır’dan, Fransa’dan, ABD’den ve Biden denilen ahlaksızdan geliyor. Ege’de, Libya’da, Kıbrıs’ta hak ve menfaatlerimizin gereğini yapıyoruz, Fransa, Rusya ve darbeci Hafter ayağa kalkıyor. Sınırlarımızın dibinde bir terör devletine izin vermeyeceğimizi bizzat sahaya inerek gösteriyoruz, ABD, Rusya, Esad, İran, PKK, YPG ve diğer terör grupları havaya zıplıyor. Can Azerbaycan 30 yıldır Ermeni işgali altında bulunan öz topraklarını kurtarıyor, bu saydıklarımızın alayı birden sıraya girip, hücuma geçiyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne bildiğimizden şaşıyoruz, ne hak ve menfaatlerimizden zerre kadar geri adım atıyoruz.

İÇERİDEKİLER ÇOK MU FARKLI?

Dışarısı böyle de içerisi çok mu farklı? Bütün bu saydığımız gelişmelerde CHP ve yancılarının, yani zilleti oluşturanların Türk ve Türkiye düşmanlarından ne farkı oldu? Hangi meselede bir milli duruş ortaya koydular? Zaman zaman doğru şeyler söylüyormuş gibi yapsalar da, bir sonraki cümleleriyle veya yaptıklarıyla anında bozgunculuğa döndüler. Bunların kendi iradeleriyle hareket etmedikleri artık su yüzüne çıkmıştır. Nitekim, bugüne kadar dışarıdan hazırlanıp, içerideki hainler eliyle hayata geçirilmek istenen ne kadar ihanet girişimi varsa, tamamının ya içinde olmuşlardır, ya yanında durmuşlardır. Hangi birini sayalım? Gezi olaylarında en önde gidenler bunlar değil miydi? 6-8 Ekim ihanet kalkışmasında, çukur eylemleri ve hendek teröründe güvenlik güçlerimiz canlarını ortaya koyarken, bu zillet güruhundan olumlu ve hayırlı bir tek laf duyan oldu mu? 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsünde karınlarından konuşup, Türk milletinin yazdığı destanın içini boşaltmak ve bu ihaneti sıradanlaştırmak için çırpınmadılar mı?

6-8 EKİM KALKIŞMADIR

6-8 Ekim olaylarıyla ilgili yürütülen soruşturma bugün de gündemdedir. Soruşturma derinleştirilmiş ve yeni gözaltılar ve tutuklamalar olmuştur. Bu gözaltı ve tutuklamalara her kim itiraz ediyor veya akla ziyan bahanelerle engel olmaya çabalıyorsa, yapılan katliamın suç ortaklarıdır. Hiç kimse aklımızla alay etmesin. 6-8 Ekim ihaneti, PKK’nın 15 Temmuz’udur. Açık ve aleni bir isyan girişimidir. 35 ilimizde, 68 ilçemizde halkı sokağa dökmek istemişler, 53 kişinin ölümüne neden olmuşlardır. 212 okul binası, 3 bin iş yeri, 263 kamu binası, 190 banka, 75 PTT şubesi, 80 siyasi parti binası, 340 sivil otomobil, 216 resmi otomobil, 30 dernek binası kullanılamaz hale gelmiştir. Bunu yapanlar bellidir ve şu anda hak ettikleri şekilde tutuklu şekilde yargılanmaktadırlar. Bu ihanet girişiminin üzerinden 6 yıl geçmiş olması, yapılan kalleşliği ne unutturur, ne de affettirir. Belli ki yeni bilgilere, yeni belgelere ulaşılmış, verilen ifadeler, gizli tanıklar, bağlantılarla birlikte ihanetin diğer failleri ortaya çıkarılmıştır. Devlet olmanın gereği 6 yıl değil, 60 yıl geçse de bu kalleşliği yapanların bulunup, hak ettikleri şekilde cezalandırılmalarını gerektirir. Dolayısı ile ucu nereye dayanıyorsa hiç fark etmez, bu bölücü hainlerin tamamı bulunup ortaya çıkarılmalı ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdırlar.

HDP, KANDİL’İN SİYASİ AYAĞIDIR

Birtakım aklı evveller sanki yeni bir şey duymuş, farklı bir şey bulmuş gibi, 6-8 Ekim olayları ile ilgili talimatın Kandil’den geldiğini yazıp çiziyor, televizyon ekranlarından anlatıyorlar. HDP’nin Kandil’den talimat aldığını yeni mi anladınız? HDP denilen yapı, zaten Kandilli katillerin siyasi ayağıdır. Bu olayların elebaşları da Selahattin Demirtaş ve HDP’nin diğer yöneticileridir. Bu sebeple de şu anda tutukludurlar. Talimatı bizzat Kandil’den aldıkları zaten iddianamelerinde ayrıntılı olarak yer alıyor. Bunları daha önce defalarca yazdık, anlattık, hiç mi duymadınız, hiç mi anlamadınız?

FETÖ’NÜN SOYTARISI

Bu teröristi demokrasi, insan hakları ve özgürlük gibi kavramlarla temize çıkarmaya çabalamak beyhudedir ve sadece bu çabayı gösterenleri rezil eder. Her şey gün gibi ortadadır ve yapılan ihanetin hesabının sorulması şarttır. Bütün bunlar biliniyor olmasına rağmen CHP ve İP’in bu olayların bir numaralı sorumlusu terörist Demirtaş’a sahip çıkmaları, serbest bırakılmasını istemeleri tam bir kepazeliktir.

Kobani’ye selam yollayan Serok Ahmet’in de bu güruha katılması nasıl bir şer cephesi ile karşı karşıya kaldığımızı ibret verecek biçimde ortaya koymaktadır. Bunlar yetmedi, bir tane de şarlatan profesör ortaya çıktı. FETÖ kaçkını bu soytarı, kendi zavallı ve aciz haline bakmadan ABD’den MHP ve Sayın Bahçeli’ye çamur sıçratmaya uğraşıyor. Adı “Halk” kendi halk düşmanı olan televizyon kanalı da bu aşağılığa ortaklık ediyor.

Bu ahlaksızlıklar hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Cumhur İttifakı kararlılıkla ülkesine ve milletine sahip çıkıyor, ihanetin hesabını soruyor. Sayın İçişleri Bakanı, emniyet teşkilatımız, jandarmamız ve yargı mensuplarımız son derece isabetli, kararlı ve başarılı bir mücadele vererek her türlü takdiri hak ediyorlar.