Yunanistan, Paris Barış Antlaşması ve Lozan Barış Antlaşmalarında silahsız ve askersiz olması gerektiği açıkça belirtilen adaları uluslararası hukuka aykırı biçimde silahlandırmaya devam etmekte ve bununla beraber ülkemize yönelik tahriklerini artırmaktadır.

Yunanistan’a ait savaş uçakları bu yılın başından beri hava sahamızı ve karasularımızı pek çok kez ihlal etmiş, Türk jetlerine yönelik tacizlerini de artırmıştır. Yunanistan’ın bu saldırgan ve tahrikkâr tutumu karşısında Türkiye gerekli cevabı vermiş ve Yunanistan’ın tehlikeli sularda yüzdüğünü her defasında göstermiştir. Yunanistan Türk jetlerine 23 Ağustos 2022 tarihinde S-300 füze sistemi ile radar kilidi atmıştır. Yunanistan’ın bu tahriki NATO angajman kuralları uyarınca bir düşmanlık eylemi olarak kabul edilmektedir. Rusya’dan S-400 hava savunma sistemini temin ettiği gerekçesiyle Türkiye, ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşılık Verme Yasası (CAATSA) kapsamında yaptırımlara maruz bırakılmış ve nitekim F-35 programından çıkartılmıştır.

Diğer yandan ABD, Yunanistan’ın silahlanmasında etkin rol oynamaya devam etmektedir. Yunanistan, ABD’den çok sayıda helikopter, uçak, zırhlı personel taşıyıcı, top, tank gibi silahları temin etmekte, söz konusu silahların ise büyük çoğunluğunun ABD tarafından Yunanistan’a hibe edilmesi dikkat çekmektedir. Türkiye’ye vermediği F-35’leri Yunanistan’a veren, yine F-16’lar konusunda da Türkiye’ye izlediği tutumun tam tersi yönünde hareket eden, Yunanistan’a F-16 veren ve yine Yunanistan’ın mevcut F-16’larını modernize eden ABD, bu konuda NATO üyesi bir devleti bir diğerine tercih ettiğini göstermektedir.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis 17 Mayıs 2022 tarihinde ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhinde bir konuşma yapmış ve Miçotakis’in bu konuşması ABD kongre üyeleri tarafından dakikalarca ayakta alkışlanmıştır.

Yunanistan’ın Türk jetlerine 23 Ağustos 2022 tarihinde S-300 füze sistemi ile radar kilidi atmasının ardından, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan “Bir gece ansızın gelebiliriz” ifadelerini kullanmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli de “Türk ve İslam düşmanlığı Atina yönetiminin gözünü kör etmiş, terör örgütlerine verdikleri destekle de hem insanlık vicdanını hem de uluslararası hukuku hiçe saymışlardır. Dileğim, Yunan halkına musallat olan mevcut hükümetin aklına başına alması, çılgınlık peşinde koşmaktan acilen ve derhal vazgeçmesidir. Aksi halde ödeyecekleri bedelin 1922'nin 30 Ağustos'undan çok daha ağır olması kaçınılmaz bir hayat ve tarih gerçeği olarak tezahür edebilecektir.” ifadeleriyle Türkiye’nin bu konudaki tavrının net olduğunu belirtmiştir.

ABD Dışişleri Bakanlığı konu ile ilgili açıklamada bulunmuş ve açıklamasında “Yunanistan’ın bu adalar üzerindeki egemenliği sorgulanamaz.” İfadelerine yer vermiştir. ABD bu tutumuyla hukuku yok saydığını ve Yunanistan’ın yanında konumlandığını göstermiştir.

ABD, Yunanistan’ın Türkiye’ye yönelik taciz ve tahriklerine göz yumarak Yunanistan taraflı bir politika izlemektedir. ABD, yakın bir tarihe kadar silah satışında Yunanistan ile Türkiye arasında Türkiye lehine 10’a 7 dengesini gözetirken son dönemde bu dengenin tersine döndüğü görülmektedir.

Öte yandan ABD, Rusya tehlikesi bahanesiyle Yunanistan’a üsler kurmaya, silah ve asker yığınakları yapmaya devam etmektedir. Bu hususta son dönemde en dikkat çekici olanı ise Türkiye’ye sadece 40 kilometre uzaklıkta bulunan Dedeağaç üssüdür. Yunanistan, geçen yıl ABD ile imzaladığı yeni savunma işbirliği anlaşması çerçevesinde, Dedeağaç’ta, 156’ncı Motorize Topçu Taburu’nun barındığı “Yanuli” kışlasını üs olarak tahsis etmiştir.

ABD, Balkanlar ile Avrupa’ya silah ve personel sevkiyatı için kullandığı Dedeğaç (Aleksandrupolis) limanına son dönemlerde askeri yığınağını artırmış ve yine ABD’nin söz konusu limanı yeni bir askeri deniz üssüne dönüştürmeyi planladığı da Yunan basınında çıkan haberlerle gündeme gelmiştir. ABD’nin bu planla hedefinin, limanın ABD Deniz Kuvvetleri’nin “çelik yumruğu” olarak da bilinen “Arleigh Burke” sınıfı muhrip gemiler (destroyer) ile benzer büyüklükteki savaş gemilerinin yanaşabilecekleri şekilde genişletilmesi olduğu iddia edilmektedir. Özelleştirme süreci başlatılan Dedeağaç limanının ihalesini ise Amerikan şirketlerinin kazanması ise dikkatlerden kaçmamıştır.

ABD’nin, Yunanistan’da 9 askeri üssü bulunmaktadır. Bunlar; Dedeağaç askeri üssü, Araksos hava üssü, 3. Kolordu (NRDC),71. Mobilize Hava Gücü, Pire deniz üssü, Suda deniz üssü, Sedes hava üssü, Fob Aktion, AUS hava üssü. Bununla beraber geçici üsleri ve mevcut NATO üslerinde de konuşlanmış çok sayıda askeri mevcuttur.

ABD’nin, Yunanistan’daki askeri varlığını artırmasının her ne kadar Rusya’ya karşı yapıldığı iddia edilse de adalardaki silahlanmanın, üslenmenin doğrudan doğruya ülkemize yönelik olduğu görülmektedir. Suriye’de terör örgütü YPG/PKK’ya verilen destek, Yunanistan’a Doğu Akdeniz’de alan açılması, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne 33 yıldır uygulanan ambargonun kaldırılması çerçevesinde değerlendirme yapıldığında ABD’nin aslında Türkiye’yi kuşatmaya çalıştığı yorumu ortaya çıkmaktadır.

Yunanistan’ın, ABD tarafından silahlandırılması ve ABD’nin ülkede askeri üslerini ve yığınağını artırması ABD’nin NATO’nun doğu sınırının yeniden tanımlanıp Yunanistan’ın da bu çerçevede konumlandırılmasını anlamını da taşımaktadır. Esasında Yunanistan, Rusya’ya karşı 1. Cephe hattında bulunmamaktadır. Bu durumun tam aksine Türkiye konum olarak Rusya’ya 1. Cephe konumundadır. Ancak Rusya-Ukrayna savaşıyla beraber Türkiye’nin yürütmüş olduğu politikalar neticesinde hem bölgesel hem de küresel anlamda sözü dinlenen ve krizlerin çözümündeki baş ülke konumuna gelmiştir. ABD’nin daha önce Yunanistan ve Türkiye arasında gözettiği 10’a 7 dengesinin de tam tersine dönmesinde ABD’nin, Türkiye’nin tarafsız politikasından rahatsızlık duyması ve Rusya’yla olan diplomatik ilişkilerinin gelişmeye devam etmesidir.

ABD’nin, Yunanistan’ı silahlandırması, Yunanistan’daki askeri varlığını artırması ve yine Yunanistan’ın Türkiye aleyhindeki kışkırtıcı ve gerilimi tırmandırıcı faaliyetlerine göz yumarak Yunanistan’dan yana tutum sergilemesi, Yunanistan’ın bir ABD üssü ve ABD’nin 51. Eyaleti haline geldiğini göstermektedir.