Alanya'da 800. yıl coşkusu

Alanya’nın Sultan Alaaddin Keykubat tarafından fethinin 800. yıl dönümü, Alanya Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen lansman ile tanıtıldı. Coşkulu anlara sahne olan törende konuşan Başkan Yücel, “Alanya’ya hizmete ömrümü adadım. İnşallah Alanya’yı İl olarak da göreceğiz” dedi.

Google Haberlere Abone ol
Alanya'da 800. yıl coşkusu
21.02.2021 10:07

KADİR YILDIZ

“İL OLMAYI HAK EDEN BİR ALANYA VAR”
Sultan Alaaddin Keykubat’ın Alanya’yı fethinin 800. yıldönümü kutlamaları şerefine tertiplenen etkinlikler, Alanya Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen lansman ile tanıtıldı. COVID-19 tedbirleri kapsamında kısıtlı katılımın olduğu lansmana Antalya Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Alanya Cumhuriyet Başsavcısı Celal Tekin, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörü Ekrem Kalan, Alanya Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi Rektörü Ali Ekrem Özkul, Milliyetçi Hareket Partisi Antalya İl Başkanı Hilmi Durgun ve belediye başkanları katıldı.

Lansman öncesi çeşitli sahne performansları sergilenirken, ünlü Türk Opera Sanatçısı ve Tenor Hakan Aysev de katılımcılara konser verdi. Programın açılış konuşmasını yapan Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel; “Farklı din ve dilden, 100’ün üzerinde milletten yaklaşık 31 bin yerleşik yabancıyla hoşgörüyle, birlik ve beraberlik içinde yaşamaktayız. 334 bine yakın nüfusuyla 24 ili geride bırakan Alanya, artık il olmayı çoktan hak etmiştir. 2023 vizyonuyla, Alanya’nın vilayet olacağına inancımız tamdır” dedi.

“FETİH COŞKUSU BİZLERE UMUT OLSUN”
1221 yılından bugüne Alanya’nın Fethi’nin kutlandığını belirten Başkan Yücel, “Fethimiz mübarek olsun. İstedik ki, bu yıl çok farklı bir kutlama programı yapalım. Dünyayı, başta sağlık olmak üzere sosyal ve ekonomik olarak etkileyen, milyonlarca insanın ölümüne neden olan pandemi dolayısıyla üzücü ve zor bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte, geleceğin belirsizliğinde kaybolmaktansa, hep birlikte geçmişin sağlam köklerine tutunarak, güçlenelim istedik. İnanıyorum ki, fetih coşkusuyla karamsarlığı bir kenara bırakıp, yüzyıllardan akarak bizlere taşınan efsuni dinginlikte huzur bulacağız. Birlik ve beraberlik içinde geleceğe daha umutla bakacağız” diye konuştu.

“BU DESTAN CESUR İNSANLARIN DESTANI”
Başkan Yücel, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Bugün, özgürlüğün kanatları altında bir fethi, bir milleti, bir ulusu ve 8 asırlık destansı bir tarihi anlatmak için buradayız. Bir destan ki; azimle, kararlılıkla, Alanya Kalesi surlarına dayananların destanı, hemen vazgeçmeyenlerin, sabırla netice almayı bekleyenlerin, fethettiği topraklarda yaşayanlara merhametle yaklaşanların, onlara cömertçe davrananların, cesur insanların destanı. Sır tutmayı bilenlerin, Rabbine şükretmekten hiçbir zaman vazgeçmeyenlerin, doğruluktan ayrılmayanların, birbirlerine, ulusuna ve milletine sadık olanların, destanı bu. Biz Türklerin destanı.

“BU COŞKUYU TÜM YILA YAYACAĞIZ”
2-4 Nisan’da Alanya kalesinde fethin 800. yılının anma programını yapacaklarını belirten Yücel; “Bu şanlı fetih destanını bir yıl boyunca çeşitli etkinlik ve programlarla kutlayacağız. Alanya’yı fetheden Sultan Alaaddin Keykubat ve ecdadımızı hayır ve dualarla anacağız. Bu şehri Türklükle, Müslümanlıkla, ezanla, iyilik ve güzelliklerle buluşturan karaların ve denizlerin sultanı Alaaddin Keykubat’tır. Biz, Alanya’yı, Türk-İslam Medeniyeti ile tanıştıran, yoğuran, bizlere bu eşsiz mirası bırakan Alaaddin Keykubat’tan ve o güzel ordudan razıyız. Allah da onlardan razı olsun” dedi.

“HOŞGÖRÜNÜN ŞEHRİ ALANYA”
Sultan Alaaddin Keykubat, denge ve savunma siyasetini çok iyi bilen deha bir devlet adamı ve komutandı. Alanya’yı kuşatmış, 2 ay süresiyle kararlılıkla beklemiş, bölge halkını ikna ederek, hiç kan dökmeden engin hoşgörüsüyle Alanya’yı topraklarına katmıştır. Fetihten sonra hiç kimsenin dini inançlarına karışmamış, geniş bir özgürlük tanımış, halkına refah ve zengin bir yaşam sunmuştur. Türkiye ve dünya literatürünün en ünlü Selçuklu Sultanı unvanına sahip olan 1. Alaaddin Keykubat’ın esas gayesi, denizlere de hakim olarak Selçuklu Devletini bir dünya devleti yapmaktı.

“ALANYA’NIN FETHİ SADECE BİR TOPRAK KAZANIMI DEĞİLDİR”
Bu nedenle; Alanya’nın fethi, sıradan bir kıyı kentinin Selçuklu topraklarına katılması değildir. Alanya’nın fethi, Ortaçağ siyasi tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Alanya’nın fethiyle, Sultanlığın gücü Akdeniz’e yayılmış, askeri ve siyasi bakımdan stratejik öneme sahip bir liman kenti elde edilmiştir. Selçuklu Devleti’nin Akdeniz sahillerindeki sınırları, Silifke’ye kadar uzanmıştır. Alaaddin Keykubat, rüyalarında kendisine ilham olunan Alanya’yı fetih ettikten sonra verdiği ilk emirle, beylerini toplayıp, camilerden ezanlar yankılansın istemiştir. Sonrasında bir ferman çıkartarak, tüm ressam, sanatkar, usta ve mimarlara, saray ve medrese yapılması emrini vermiştir. Büyük bir yapılaşma hamlesi başlatan Keykubat, ortaya koyduğu sayısız eserlerle Alanya’yı, Türk- İslam medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri yapmıştır.

“ÇAĞIN ÖTESİNDE BİR VİZYONA SAHİPTİ”
Konya Kalesi büyüklüğünde yapılmasını istediği surlar, döneminin ilk ve tek örneği olan Kızıl Kule, deniz ticaretini geliştirmek için inşa ettiği Tersane, Alaaddin Keykubat’ın vizyonunu, ileri görüşlülüğünü, ferasetini ortaya koyan en önemli Selçuklu yapıtlarıdır. Sultan Alaaddin Keykubat, tersaneyi inşa ederek, burada büyük gemiler yaptırmış ve çok güçlü bir donanma kurmuştur. Alâiye'yi mamur bir Selçuklu limanı haline getirmiş, bölge ticaretindeki konumunu son derece güçlendirmiştir. Çağın çok ilerisinde büyük işlere ve başarılara imza atmıştır.

“BİZİM YOLUMUZ FETHEDENLERİN YOLUDUR”
Ulu Sultan, Alanya’ya çok değer vermiş, burada evlenmiş, elçilerini burada ağırlamış ve ömrünün sonuna kadar Alanya’yı kışlık başkent olarak kullanmaya devam etmiştir. Türk Milleti olarak şanlı tarihimizde Alanya’nın fethi gibi nice fetihlerle adımızı dünya tarihine yazdırmışızdır. Bizim yolumuz; Anadolu’nun kapılarını Malazgirt’te Türkler’e açan Sultan Alparslan’ın yoludur. Bizim yolumuz; kurduğu küçük bir beylikten, dünyaya hakim olan Büyük Osmanlı Devletini var eden Ertuğrul Gazi’nin, Osman Gazi’nin yoludur. Bizim yolumuz; Peygamberimizin ‘İstanbul mutlaka fetih edilecektir. Onu fetih eden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur’ methine mazhar olmak için 21 yaşında İstanbul’u fetheden, çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet’in yoludur. İşgal altındaki bir ülkeyi, Kuvayi Milliye ruhuyla düşmanlardan arındırıp, Türkiye Cumhuriyetini kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Bizim yolumuz, Yusuf Has Hacip’in, Şeyh Edebali’nin, Hacı Bektaş Veli’nin, Ahmet Yesevi’nin, Hacı Bayram Veli’nin, Ak Şemseddin’in, Yunus Emre’nin, Mevlana’nın yoludur.

“BİZİM İÇİN EN BÜYÜK FETİH GEÇMİŞİMİZİ KORUMAK VE YAŞATMAKTIR”
Ötüken’den Orta Asya’ya, Orta Asya’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan tüm dünyaya yayılan, büyük devletler kuran, hüküm sürdüğü tüm coğrafyalarda kültür, sanat, mimari ve bilimde eşsiz eserler ortaya koyan, Turan ülküsünü ve İslam Medeniyetini kıtalara hakim kılan, bugün yolumuzu aydınlatacak anlayış ve manevi değerleri bizlere miras bırakan, atalarımıza, ecdadımıza hepimizin çok büyük bir vefa borcu var. Artık bizim için en büyük fetih Keykubat’ın mirasına sahip çıkmak, onu yaşamak ve yaşatmaktır. Bizim için fetih geçmişin kazanımlarıyla, geleceği yeniden inşa etmektir.

“SELÇUKLU’NUN MİRASLARINI AYAĞA KALDIRIYORUZ”
Alanya Kalesi, Surlar, İç Kale Saray Kompleksi, Ehmedek, Arap Evliyası, Tersane, Kızıl Kule, Süleymaniye Cami, Denizci Mescidi, Tophane, Akşebe Mescidi, Arasta, Bedesten, hanlar, hamamlar, sarnıçlar, Kızlar Pınarı Han ve çeşmesi, Sedre Av Köşkü, Hasbahçe Köşkü, Gülevşen Av Köşkü, Hacı Baba, Alarahan, Şarapsahan, Alara Kalesi Selçuklu’dan günümüze tüm ihtişamı ile varlığını sürdüren eserlerdir. Alanya’nın değerine değer katan bu kültür hazinelerini koruyup gelecek nesillere aktarmak gayesiyle birçok tarihi yapıyı restore ederek şehrimizin belleğine kazandırdık. Şehrimizdeki tarihi Alanya evlerini bir bir ayağa kaldırdık. Bedesten, Sedre Av Köşkü, Alanya Yemek Müzesi ve Oba Medresesi’nin onarımını yaptık. Fetih programı kapsamında inşallah açılışlarını gerçekleştireceğiz.

“EN BÜYÜK GAYEMİZ BU SANCAĞI DAHA İLERİLERE TAŞIMAK”
Selçuklular’ın kentimizdeki en önemli başyapıtı olan Alanya Kalesi’nin Unesco Dünya Kültür Mirası Listesine girmesi için çalışmalarımız sürmektedir. Kalemizin ziyaretçi sayısı teleferik projemizi hayata geçirdikten sonra 4 kat artmıştır. Yürüyüş güzergahları ve yaya yolları projemizle, ziyaretçilerin kalenin her noktasını yürüyerek keşfetmeleri sağlanmıştır. Birçok ödül ile onurlandığımız restorasyon çalışmalarını büyük bir hızla sürdüreceğiz. Keykubat’ın fethine nail olmuş, Selçuklu’ya başkentlik yapmış, bu kadim kentin, güzel insanlarına hizmette bulunmak bizim için kutsal bir vazife, büyük bir onur ve gururdur. En büyük gayemiz; Onlardan aldığımız sancağı daha yükseklerde dalgalandırmaktır.

“ÖMRÜMÜ ALANYA’YA HİZMET İÇİN ADADIM”
Kadim Kent Alanya, Ömrümü hizmetine adadığım Alanya, tarihin en büyük tanığı olan, tüm caddelerine, tüm sokaklarına, tüm mahallelerine, kadirşinas insanlarına aşkla hizmet etmeye devam edeceğiz. Çalışmaktan, üretmekten, gönülleri fetih etmekten vazgeçmeyeceğiz. 1 yıl boyunca yapacağımız Alanya’nın fethi programlarımıza destek ve katkı sunan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Türk dünyasının hamisi Genel Başkanım Sayın Devlet Bahçeli’ye, Alanya’mızın gururu Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’na, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a, Antalya Valimiz Sayın Ersin Yazıcı’ya, Antalya Milletvekillerimize, Alanya Kaymakamımız Sayın Fatih Ürkmezer’e, rektörlerimize, üniversitelerimize, kamu kurum ve kuruluşlarına, siyasi il ve ilçe başkanlarımıza, sivil toplum örgütlerimize ve emek veren herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

 ‘ALANYA’NIN İL OLMASI HAKKIN TESLİMİDİR’
Başkan Yücel’in ardından Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Rektörü Ekrem Kalan da günün anlam ve önemine binaen konuşma gerçekleştirdi. Rektör Kalan, “1864 Vilayet Nizamnamesine kadar Alaiye bir sancaktır. Dolayısıyla Antalya ile aynı statüdedir. Selçuklu’nun kışlık başkenti, Osmanlı döneminde bir şehirdir. 1864’te önce Konya’ya, 1868’de Antalya’ya bağlanıyor ve bu yapılırken de Akseki, İbradı, Gündoğmuş, Selenti adıyla bilinen Gazipaşa ve Manavgat, Alanya’dan ayrılmıştır. Dolayısıyla Alanya’nın il olması verilecek herhangi bir ödül değildir. Diğer yerleşim yerlerini kastetmiyorum ancak Alanya’nın il olması, bir hakkın teslimidir” ifadelerine konuşmasında yer verdi.

“ÇİFT BAŞLI KARTAL ALANYA’NIN DÜNYAYA BAKIŞINI ÖZETLİYOR”
Programda konuşma yapan Milliyetçi Hareket Partisi Antalya İl Başkanı Hilmi Durgun da, “Belediyemizin armasında bulunan çift başlı kartal Alanya’nın dünyaya bakışını özetlemektedir. Bir yüzü doğuya, bir yüzü batıya dönük çift başlı kartal, dünyanın her yerinden gelen misafirlerimize kucak açmış, farklı milletlere ev sahipliği yapmaktadır. Selçuklu hükümdarı Sultan Alaaddin Keykubat ile yeşeren, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile anıtlaşan Alanya, dünyaya örnek bir şehrimizdir. Alanya’nın Selçuklu ruhuna yakışır bir şekilde muhafaza edilerek gelişmesinden dolayı büyük mutluluk duyuyor, Türk-İslam coğrafyasının bir parçası olarak, Alanya oluş sürecinde, o günden bugüne canıyla, kanıyla, ilmi ve irfanıyla kendini bu topraklara adayan tüm geçmişlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

Yorumlar