Atatürk ve CHP

15.11.2019 10:00

Her önemli takvim gününü, her yıldönümünü itina ile tartışma ortamına çeviriyoruz.

Eski bir alışkanlığımız  ; ta meşrutiyetten beri..

Fakat meşrutiyet tartışmalarının pek çoğu dergiler etrafında olurdu ve kabul etmeli ki o yazı kavgalarından okuyucular pek çok şey öğrenirdi.Mesela Ziya Gökalp ile Satı Bey arasındaki eğitim ve terbiye sistemi ile ilgili tartışma.

Ya da Sebilürreşat ile Türk Yurdu dergileri arasındaki tarihi münakaşalar.

Cumhuriyet döneminde de fikri kavgalar oldu.

Meşhur Peyami Safa-Nazım Hikmet kavgası ya da Hüseyin Cahit-Şevket Süreyya arasındaki kadroculuk ekseninde tartışmalar.

İtiraf edelim kamuoyumuz tartışmayı seviyor.

Televizyon programları bile tartışma esaslıdır.

Bir zamanlar gelin kaynana programları revaçtaydı şimdilerde bitmek bilmeyen yemekli şovlarla halk irfanı erozyona tabi tutuluyor.

Ziya Gökalp ile Satı Bey’in Türk çocuğu mesuliyet kavramı ile mi yetişmeli ? Yoksa pür özgürlük anlayışıyla mı yetişmeli ? Tartışmasından, “ kerevizi iyi pişirmemişsin,tabağı iyi yıkamamışsın” münakaşasına gelmek.

Nerden nereye?

29 Ekim’de Cumhuriyeti tartıştık ; 10 Kasım’da da Atatürk’ü..

CHP’liler Atatürk sevgisini kimseye bırakmak istemiyorlar ancak mevcut CHP yönetiminin Atatürk’ü anladığını söylemek mümkün değil.Aklıma Falih Rıfkı Atay’ın,” Atatürk Ne İdi?” kitabındaki bir cümlesi geldi.Ulus’un başyazarı Falih Rıfkı ,muhatabı ,o vakitler demokratik sol hayaline kapılmış olan ve İsmet İnönü’ye karşı liderlik yarışında bulunan Ecevit’e,” Siz Osmanlı tarihini bilmezsiniz fakat  Cumhuriyet tarihini neden öğrenmediniz?” diye sormuş ve CHP’nin başına geçmeyi düşünen bir siyasetçinin Atatürk’ü ve cumhuriyeti iyi tanıması gerektiğini ifade etmişti.

CHP,sadece Genel Türk Tarihi’ne değil,Cumhuriyet tarihine de yabancıdır.

HDP’yi arkalayan siyasetiyle CHP,Atatürk’ün ve hatta İsmet İnönü’nün fersah fersah uzağındadır.

CHP’yi Atatürk kurdu.

Partinin programını yazmak üzere merhum Ziya Gökalp’e başvurdular.Gökalp,program taslağının dibacesine şunu yazdı :

“Cumhuriyet Halk Fırkası kültürde Türkçü,siyasette halkçı bir fırkadır.”

CHP,sosyalist enternasonale üye olarak Türkçü kültür siyasetinden radikal bir şekilde koptu.Halkçılığı ise teorik söylemden öteye geçmiyor.

Oysa Enver Behnan Şapolyo’nun,” Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi “ isimli kitabında anlattığı şu olay bugünlere ders alma imkanı sunmaz mı?

“Milli Mücadele yıllarında Sovyet Rusya,aradaki dostluktan da faydalanarak Ankara’ya bir temsil kolu gönderip sosyalist propaganda yapmak ister.Ulus’taki Maarif Vekaleti’nin salonunda yapılan temsilden önce Eternasyonal Marşı çalınır,herkes ayağa kalkar.Fakat Gazi Mustafa Kemal istifini bozmadan oturmaktadır.Yanında ayakta duran mebuslardan birinin pantalonundan çekiştirerek usulünce fırçasını atar : Sen milli bir devlet adamısın,enternasyonalden sana ne? “

Tartışma kötü bir şey değildir.

Ayrıca fikirlerin çatışmasından hakikatler doğar, denildiğini biliriz.

Ancak tartışma öncelikle bir bilgi meselesidir.

Bilgisiz tartışma gürültüden ibarettir.

Bu millet gürültüden bezdi.