Ateşkes tuzağı ve haçlı ittifakı

12.10.2020 10:00

Can Azerbaycanımızın Karabağ’daki Ermeni işgaline son vermek için başlattığı şanlı mücadelenin kan emici emperyalistleri rahatsız edeceğini ve bir yolunu bulup, bu gidişatı durdurmak için kalleşliklere yöneleceklerini biliyor ve bekliyorduk. Özellikle Rusya’ya dikkat kesilmiştik ve darbe de oradan geldi. Sözde ateşkes için devreye girdi, ama aslında Ermenistan’ı rahatlattı, hatta azdırdı.

ERMENİSTAN VE YUNANİSTAN KALLEŞLİK YARIŞINDA

Ermenistan’dan mert, dürüst, samimi olmayı bir kenara bıraktık, insani bir davranış beklemek bile beyhudedir. Bu katil terörist devletçiğin tek bildiği katliamdır, iftiradır, soykırımdır ve çığırtkanlıktır. Bu konularda Yunanistan ve Rumlarla tam bir yarış halindeler ve her ikisi de bu azgınlığı ancak sırtlarını dayadıkları ağababaları sayesinde yapabilmektedirler. Nitekim, bütün dünyanın gözleri önünde bir büyük rezillik yaşanıyor. Yunan ve Rum tarafı açık ve aleni şekilde Türkiye’yi Ege’nin dışına atmak, Akdeniz’de hak ve hukukumuzu yok etmek için boyunun, çapının, imkanlarının çok üzerinde işlere yelteniyor. Bir bakıyorsunuz, Fransa’sından Almanya’sına, ABD’sinden sözde Müslüman olan rezillere kadar hepsi Yunanistan ve Rum tarafının arkasına geçmiş, Türkiye’yi sıkıştırmaya uğraşıyor. Aynı şey Azerbaycan için geçerli. Karabağ’da bir Ermeni işgali olduğu kesin, net, açık ve belgeli. Bu işgalin sona erdirilmesi için bugüne kadar hiçbir şey yapılmadığı gibi, bu sorunu çözmesi için oluşturulan ve adına da “Minsk grubu” denilen miskinler Ermenistan’ı alan açmaya, yaptığı soykırım ve rezillikleri daha da ileri taşımasını için imkan sağlamaya çabalıyor.

NE GEREKİYORSA ONU YAPIYORUZ

Bu durumda yapılacak şey bellidir. Türkiye, kimin ne dediğine, ne yaptığına bakmadan, tamamen kendi gücü ve imkanları ile Akdeniz’de, Ege’de, Suriye’de, Libya’da hak ve menfaatleri neyi gerektiriyorsa, onu yapıyor. Çok şükür Can Azerbaycanımız da artık güçlü bir orduya, saygın bir devlete sahip. Ermenistan’ın işgal ettiği topraklar yetmiyormuş gibi, bir de Azerbaycan’ın varlığını hedef alan yeni saldırılara yönelmesi bardağı taşırdı ve bu bir dönüm noktası oldu. Azercanımız da, tıpkı Türkiye gibi kendi işini kendi görmeye, kendi varlığına yönelik saldırıları kendi imkanlarıyla defetmeye ve topraklarını geri almaya başladı.

HAÇLI İTTİFAKI

Bu bir tarihi dönüm noktasıdır. Türk milletinin yeniden etkin, belirleyici ve aleme nizam verecek şekilde dünya siyasetine ağırlık koymasıdır. Doğal olarak karşımızda bir haçlı ittifakı bulduk. Kalleşliğin, kahpeliğin her türlüsünü sergiliyorlar. Bir taraftan Azerbaycanımızı durdurmak için sinsi planlar yapıyor, sözde ateşkes ilan ediyorlar, diğer taraftan Ermenistan’ın sivil yerleşim yerlerine yaptığı saldırılarla yeni katliamlar yapmasına, yeni soykırımlara yönelmesine göz yumuyorlar. Rusya ile ABD’nin ayrı hesaplarının olması, hatta birbirlerine düşmanlıkları bir şeyi değiştirmiyor. Söz konusu Türk milleti olunca, her şey bir kenara bırakılıp işbirliğine gidiliyor. Bunun örneklerini defalarca yaşadık. Ermenistan’ın rezilliklerinin yüzde birini Azerbaycan yapsaydı, bu ahlaksız haçlı güruhu topyekün harekete geçip, ambargodan fiili müdahaleye kadar ellerinden gelen her şeyi hiç zaman kaybetmeden yaparlardı. Şimdi ateşkese rağmen Gence yerle bir ediliyor, çocuklar, siviller ölüyor ve bütün dünya bunu televizyonlarından canlı olarak izliyor, ama kimsenin kılı kıpırdamıyor. Bu füze veya benzer silahların nereden ateşlendiği bellidir. Azerbaycan misilleme yapıp, bu kahpe saldırılara cevap verecek olsa, emin olun anında harekete geçer ve cezalandırmak için alayı birden devreye girer. Zaten yapılmak istenen de tam olarak budur.

HER TARAFTAN KUŞATMAK İSTİYORLAR

Türkiye ve Azerbaycan’ın ortak hareket etmesi bütün haçlı dünyasını endişelendirmiştir. Alayı birden üzerimize geliyorlar. Her taraftan kuşatmak istiyor ve şeytani planlar yapıyorlar. Akdeniz’de, Ege’de, Suriye’de, Libya’da, Karabağ’da aynı anda üzerimize gelmeleri bir tesadüf değildir, kalleş bir planın devreye sokulmasıdır. Bu kadarla da kalmamış ellerinin altındaki terör örgütlerini de harekete geçirmişlerdir. Hatay ve Kahramanmaraş’ta çıkan yangınların planlı olduğu ve bu kan emici emperyalistlerin maşası olan PKK terör örgütünün yaptığı ortaya çıkmıştır.

TÜRK BİRLİĞİ OLUŞTURULMALI

Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını zaten biliyorduk, bu yaşadıklarımız bir defa daha net şekilde bize anlatıyor. Bu yolun dönüşü yoktur. Azerbaycanımızla birlikte bütün oyunları bozmak, bütün kanlı hesapları boşa çıkarmak zorundayız.

Bizi asıl üzen, diğer Türk Cumhuriyet’lerinin hala ortaya yeterli ve etkili bir tavır koyamamış olmalarıdır. Her ne kadar Kırgızistan örneğinde olduğu gibi, oraları da karıştırıp böyle bir birliğin oluşmasını önünü kesiyor olsalar da, bir Türk birliği oluşturmanın zamanı çoktan gelmiştir, hatta geçmektedir.

ATEŞKES TUZAKTIR

Azerbaycan şu ana kadar çok doğru, çok etkili ve çok dikkatli bir mücadele yürütmüştür. Ateşkesin bir tuzak olduğu kısa zamanda anlaşılmıştır. Arkasındaki kan emiciler bu haydut devletçik Ermenistan’ı kullanmaya ve saldırtmaya devam edeceklerdir. Karabağ’a Azerbaycan bayrağı dikilmeden ne bölgeye, ne de dünyaya huzur yoktur. Biz Türk milletiyiz ve birlikte çok daha güçlüyüz. Kim ne yaparsa yapsın zafer Türk milletinin olacaktır, bunu biliyor, bunu söylüyor, buna inanıyoruz.