Ayasofya...

04.07.2020 10:00

Fatih Sultan Mehmet’in “kılıç hakkı” ve “hatırası” Ayasofya Camii…

O ki, İstanbul’un özgürlük madalyası…

İşte 29 Mayıs 2020’de, Fethin 567’inci yıldönümünde camide okunan Fetih suresi…

Ortalık karıştı!

“Rahatsızlanan iç ve dış odaklar yeni bir mevzi aldılar.”

Hatta bazı “karanlık kafalı aydınlar”, Fatih Sultan Mehmet ile Mustafa Kemal Atatürk’ü mukayese münasebetsizliğine bile girişti…

Ayasofya’nın cami olarak aslına rücu etmesini “kompleks” olarak değerlendiren aklı evvel türedi…

İşin içine Haçlı’daki “Katolik-Protestan kavgası” da dahil oldu…

Kimi “kilise” dedi, kimi “müze”

“Müze mi, cami mi?” meselesi Danıştay’da…

*

Vicdanların millî sesi, MHP lideri Devlet Ata’nın şu sözleri olaya kapak oldu:

Ayasofya Camisi Müslüman gönüllerle buluşmalı, kapısı ibadete mutlaka açılmalıdır. Kimin ne söylediğini bir önemi yoktur. Önemli olan milletin ne dediği, ecdadın ne istediği, Allah'ın neyi emrettiğidir. Gerisi fuzuli laf kalabalığıdır.”

 “Nitekim Ayasofya üzerinden yürütülen kara propaganda bir üst faza yükselmiştir. Ezan sesinden irkilen çevrelerin hangi karanlık özlemlerle yanıp tutuştukları basiret ve vicdan sahibi her insanımızın mahsusen farkında olduğu bir husustur.”

            Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan sözünü söyledi:

            “Danıştay karar verir, gereken yapılır!”

*

“Zulüm 1453’te başladı” demişti ya birileri…

Hâlbuki Bizans’taki zulüm 29 Mayıs 1453’te bitmişti!

Bir süredir polemik konusu yapılıyor…

            Elbette Batı, haberi duyar duymaz ayaklandı!

Danıştay'ın kararı öncesi ABD'den küstah açıklamayı ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo yapıyor:

“Türkiye Cumhuriyeti'ne katkıda bulunan inanç geleneklerine ve çeşitli tarihlere saygı sözünün örneği olarak, Türkiye hükümetini, Ayasofya'nın müze statüsünü devam ettirmeye ve burasının herkes için erişilebilirliğinin devamını sağlamaya çağırıyoruz.”

            *

            Pompeo’dan gaz alan Yunanistan kendince efeleniyor:

            “En son da ABD Dışişleri Bakanlığı’nın dün bu konuda yaptığı açıklama oldu. Onlar Türkiye’yi, Hıristiyan alemi ile Türkiye arasında dev duygusal uçurum oluşturacak bu adımı atmamaya çağırdı. Türkiye yönetiminin bunu ciddiye alacağını umuyor, yapacaklarını bekliyoruz.”

Garibim ülkesindeki Türk camilerine baksa utanır ama nerdeee…

*

AİHM’in iltica talebinde bulunanlara insanlık dışı muamelede bulunduğu için cezalandırdığı Fransa, “Çeşitlilik ve hoşgörü sembolü olan Ayasofya’nın herkese açık olarak kalmasını isteriz” açıklaması yapıyor…

*

Türkiye'nin içişlerine burnunu sokma hadsizi ülkelerden biri de Rusya..

Ruslar UNESCO üzerinden Türkiye'ye Ayasofya'nın müze kalması gerektiği yönünde çağrı yaparken Ayasofya’dan “kilise” olarak bahsediyor:

"Prensip olarak, bu kilisenin evrensel bir miras olarak olağanüstü kültürel ve tarihi öneminden hareket ediyoruz." 

İyi de ağalar, burası “muz cumhuriyeti” değil, kendi kararımızı kendimiz veririz…

Siz önce kendi ülkelerinizdeki “ibadet hürriyeti”ni bir sağlayın, ülkelerinizdeki tarihî camileri bir hürriyetine kavuşturun da…

Sizden daha hür, daha demokrat Türkiye’ye laf edin!

Bizde kiliseler de açık, sinagoglar da, sizde?