Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, SETA tarafından düzenlenen "Türkiye'nin Jeopolitik Görünümü" paneline video mesaj gönderdi.

Güler, konuşmasının başında, 22 ve 23 Aralık'ta vatan ve milletin huzuru için görevlerini ifa ederken şehit olan 12 kahraman Mehmetçiğe Allah'tan rahmet, ailelerine ve vatandaşlara başsağlığı ve sabır, yaralılara da acil şifalar diledi.

Gerginliklerin çatışmalara, hatta savaşlara dönüştüğü, uluslararası sınamaların had safhaya çıktığı, dengelerin yeniden inşa edildiği bir süreçten geçildiğini belirten Güler, Türkiye'nin bulunduğu jeostratejik konumu itibarıyla geçmişten bugüne bölgesel ve küresel gelişmelerin merkezinde yer aldığını hatırlattı.

Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın stratejik öngörüsüyle son yıllarda savunma ve güvenlik alanında önemli adımlar atarak bölgesinde ve dünyada etkin bir konuma ulaştığını, askeri ve diplomatik hamleleriyle dünyadaki söz sahibi konumunu daha da güçlendirdiğini dile getiren Güler, şunları söyledi:

"Nitekim bu dönemde ülkemiz başta Kıbrıs olmak üzere Azerbaycan'da, Libya'da, Katar'da, Somali'de, Kosova'da, Bosna Hersek'te ve daha birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davasına destek vermiş, Rusya- Ukrayna arasında ateşkesin sağlanmasına yönelik çabalarıyla beraber Tahıl Koridoru anlaşmasının yürürlüğe girmesine öncülük etmiş, Gazze'de ateşkes ve barışın tesisine yönelik girişimlerle tüm dünyayı etkileyen gelişmelerde barış ve istikrar adına başarılı bir rol üstlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti artık bölgesinde huzur, güven ve istikrarın merkezi olarak gıptayla takip edilmekte, kritik bölge ve coğrafyalarda getirdiği çözüm önerileri, barış ve istikrara sağladığı katkılar ile müzakere masalarının vazgeçilmezi olmaktadır. Önümüzdeki dönemde Türkiye ile birlikte olanların kazanacağı, ülkemizi içermeyen hiçbir değerlendirmenin kıymetiharbiyesinin olmayacağı gerçeğini herkes kabul etmelidir."


- "TSK, CUMHURİYET'İN EN KAPSAMLI, EN YOĞUN VE EN ETKİN FAALİYETLERİNİ İCRA ETMEKTE"
Bu kritik süreçte Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) de ülkenin bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve hayati çıkarlarını korumak ve muhafaza etmek esaslarıyla Cumhuriyet'in en kapsamlı, en yoğun ve en etkin faaliyetlerini icra ettiğini vurgulayan Güler, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda şanlı ordumuz terörü kaynağında yok etme anlayışıyla gerçekleştirdiği büyük ve kapsamlı operasyonlarla güney sınırlarımızda oluşturulmak istenen terör koridorunu parçalayarak terör örgütlerine büyük darbe vurmuş, terörle mücadelenin daha etkin yapılması, sınır güvenliğinin sağlanması ve kaçakçılığın engellenmesi maksadıyla sınırlarımızda aldığı etkin tedbirlerle hudut güvenliğinde birçok ülkeye de örnek olmuş, Ege Denizi, Akdeniz ve Karadeniz'de huzur, güvenlik ve istikrarın devamına yönelik gayret göstermiştir.

Ayrıca barışı destekleme ve koruma faaliyetlerimiz kapsamında NATO, Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı görevleriyle ikili ilişkiler kapsamında uluslararası savunma ve güvenlik çabalarına önemli katkılar sağlamış, insani yardımlar ve doğal afetlerle mücadelede de görev alarak hem yurt içi içine hem de dost coğrafyalara yardım elini uzatmıştır."

- "KAHRAMAN ORDUMUZUN CAYDIRICILIĞI HER GEÇEN GÜN DAHA DA ARTMAKTA"
Güler, kahraman Türk ordusunun Cumhuriyet'in ikinci asrına başladığı bu tarihi süreçte de tüm bu faaliyetlerine aynı azim ve kararlılıkla devam ettiğini bildirdi.

Bu çok yönlü faaliyetlerin başarıyla icra edilmesinde personelin kahramanlık ve fedakarlıklarının yanı sıra yerli ve milli savunma sanayinin geliştirdiği üstün teknolojiye dayanan harp silah, araç gereç ve sistemlerinin öneminin de açıkça görüldüğünü dile getiren Güler, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle yüzde 80'lere varan yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizin de katkısıyla kahraman ordumuzun kara, deniz, hava, siber harekat alanlarında etkinliği ve caydırıcılığı her geçen gün daha da artmaktadır. Savunma sanayi alanında güçlü ve bağımsız olmayan milletlerin geleceğe güvenle bakabilmelerinin mümkün olmadığı bilinciyle ülkemizin menfaatlerini uluslararası alanlarda korumak ve geliştirmek için kendi göbeğimizi kendimiz kesecek şekilde tedbirler almaktayız. Bu anlayışla başlatılan ve üzerinde hassasiyetle durduğumuz milli teknoloji hamlesi, egemenlik ve bağımsızlığımız için vazgeçilmez olduğu gibi ülkemizin jeopolitik ve stratejik konumu itibarıyla da elzemdir. Amacımız ordumuzu yerli, milli ve en yüksek teknolojiye haiz harp araç gereç ve mühimmatıyla donatmak, böylece günümüz ve geleceğin muharebe ortamında ordumuzun etkinliği, caydırıcılığı ve tesirini daha da arttırmaktır."

Milli Savunma Bakanlığı ve TSK olarak Cumhuriyet'in ikinci asrını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda aynı zamanda savunmanın yüzyılı yapma azim kararlığında olduklarını vurgulayan Güler, şunları kaydetti:

"Asil milletimizin her alanda hak ve menfaatlerinin korunmasından bölgemizde ve dünyada barış ve istikrarın desteklenmesine, yerli ve milli savunma sanayimizin geliştirilmesinden personelimizin niteliklerinin arttırılmasına kadar birçok alanda sürdürdüğümüz çalışmaları üstün bir gayretle devam ettireceğiz.

Gücünü bağrından çıktığı asil Türk milletinin sevgisi ve güveninden alan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz kendisine tevdi edilen her türlü görevi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getirecektir. Bu vesileyle Metehan'dan Sultan Alparslan'a, Fatih Sultan Mehmet'ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum."

Bakan Güler, mesajının sonunda 2024'ün Türkiye'ye ve millete sağlık, başarı ve mutluluk, bölgeye ve dünyaya ise daha fazla barış, huzur ve istikrar getirmesini diledi.

Editör: Arda Erden