Türkgün | Başyazı | Bölücü kimlik siyaseti mikropluktur

Bölücü kimlik siyaseti mikropluktur

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Ülkede iç cephenin tahkim edilmesi, etnik ve mezhep temelli fitnenin sona erdirilmesi, ayrıştırma ve çatışma zemini oluşturacak her türlü hareketin bertaraf edilmesi ve yarım asırdır süregelen terörün kökünün kazınması yönünde yapılan çağrılar, atılan adımlar ve geliştirilen stratejiler son derece önemlidir.

Bölgeyi de kuşatacak bir huzur, güven ve istikrar iklimine, coğrafyamızda kanlı planlar kuran düşman unsurlar dışında, sağduyu sahibi kim karşı çıkabilir?

Bu nedenle ülkemizde ve bölgemizde bu iradenin hayata geçirilmesi için sağduyu sahibi herkes, eylem ve söylem birliği içinde hareket etmeli; bu mücadelede kararlılığını korumalıdır.

Bölücülüğü rehber ve hayat tarzı edinenlerle mücadele etmek; Türk milletinin varlığı, geleceği, huzuru ve güvenliği konusunda hassasiyet taşıyan herkesin, nefes aldığı her zeminde yerine getirmesi gereken bir sorumluluktur.

Türkiye Cumhuriyeti, etnik kökeni ve mezhebi ne olursa olsun bütün vatandaşlarını eşit şartlarda yaşatan; tek vatan, tek millet, tek bayrak anlayışı etrafında bir arada tutan büyük bir değerdir.

Böyle bir ortak yaşam düzeni içerisinde kimlikler üzerinden bölücülük yaparak Türk milletinin huzurunu ve güvenliğini bozan, ayrışma ve çatışma zemini oluşturan kim olursa olsun; Türk, Kürt, Laz, Çerkez demeden her vatan evladının buna karşı el birliği ve güç birliği içinde hareket etmesi, Türkiye’de kardeşliği daha da güçlendirmesi elzemdir.

Ben bir Türk olarak, Türk kimliği taşıyan birinin eline silah alıp askerimizi, polisimizi şehit etmesini; bir çocuğa veya kadına yönelik ağır bir suç işlemesini; masum ve mazlum insanların hayatına kastetmesini asla kabul edemem. Bu tür suçları işleyenlerin kimliğine bakılmaksızın, en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine inanıyorum. Bir Türk bunu yapıyorsa, milyon kere idam edilse, kurşuna dizilse de içim soğumaz.

Bir Kürt, bir Laz veya bir Çerkez kimliği taşıyan da aynı duruşu sergilemelidir ki aradan sızabilecek hainlere ve masumlara zulmedenlere fırsat kalmasın. Katile, haine ve bölücüye “O benim soyumdan.” diyerek sahip çıkılmadığı müddetçe, milletin birlik ve beraberliğini bozacak hiçbir fitnenin kök salmasına izin verilmemelidir.

“Yaşamak sanat, birlikte yaşamak büyük sanattır.” sözünün taşıdığı anlam gibi, Türk milleti çatısı altında ayrıştırmadan ve ötekileştirmeden yaşamak ve yaşatmak, şereflerin en yücesidir.

Irkçılık lanetli bir hastalıktır. “Bölücü kimlik siyaseti” ise toplumsal bünyeyi zehirleyen bir virüstür. Türkiye Cumhuriyeti, herkese nefes verecek kadar kıymetli bir vatanın adıdır. Tek bayrak altında kardeşliği, dayanışmayı, birliği, beraberliği, sevgiyi ve saygıyı Türk milleti çatısı altında yaşayan ve yaşatan herkes, bu ülkenin en büyük değeridir.

Sayın Devlet Bahçeli’nin “Herkes eşittir Türkiye’dir.” sözü bu manada iyi idrak edilmelidir.

Hiçbir bölücü anlayışın bu değerler düzenini bozmasına fırsat verilmemelidir. Vatan sağlığımızı korumak için, her bölücünün yok edilmesi gereken mikrop olduğunu, herkes kabul etmeli ve ona göre davranmalıdır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...