Son yıllarda küçük yaştaki çocukların suça karışma oranı artmış ve bu durum toplumu derin bir kaygılandırmaktadır. Özellikle sudan sebeplerle küçük yaştaki çocukların, yine aynı yaştaki kişiler tarafından hayattan koparılması Türkiye’nin gündeminde önemli bir yer tutmaktadır.
Ahmet Minguzzi, Hakan Çakır, Fatih Acacı, Atlas Çağlayan ve daha birçok çocuk, bu manada toplumsal acının sembolü hâline gelmiştir.
Son yıllarda bir de çocukları kullanan çeteler türemiştir.
Çocukların eline silah ve bıçak vererek haraç için insan öldürten, yaralayan, iş yerlerine ve araçlara zarar veren bu çeteler, çocuk yaştaki kişilerin hukuk sisteminde daha az ceza almasını fırsat bilerek örgütlenmeye başlamıştır.
Toplumsal kaygılar ve feryatlar üzerine hükümet, bu hukuk düzenini değiştirmek için çeşitli adımlar atmaktadır.
“Yeni nesil çeteler” olarak nitelendirilen çocuk/genç potansiyelli suç örgütlerine karşı İçişleri ve Adalet Bakanlığı’nın son dönemde operasyonları artmıştır.
Ayrıca suç işleyen çocuklara yönelik yasa teklifi, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta tarafından TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Leyla Şahin Usta yaptığı açıklamada şu bilgileri verdi:
“Böylece 15-18 yaş arası çocukların belirlenen şartlar yerine geldiği takdirde hâkimin takdir yetkisiyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasına yönelik düzenleme hayata geçirilecektir. Yine, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 12-15 yaş grubu çocuklar bakımından da belirli şartların varlığı halinde hâkime takdir yetkisi verilerek ceza almalarına ve daha az ceza indirimi uygulanmasına da imkân sağlanmaktadır.”
Yasa teklifi aynı zamanda anne ve baba sorumluluğunu da güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Bu düzenlemelerle hem caydırıcılığın artırılması hem de yeni nesil çetelerin çocukları istismar etme alanının daraltılması hedeflenmektedir.
“Ben çocuklara suç işletirim, nasıl olsa onların cezası az” yahut “Çocuk olarak suçu ben işlerim, nasıl olsa cezam az” düşüncesini bertaraf edecek kanunlar hukuk sistemine yerleştirilmelidir.
Zaten eline silah, bıçak alıp birini öldüren kişi, çocuk olma özelliğini kaybeder. Bizim bildiğimiz çocuk, bu tür işlerden korkar.
Hemen aklıma geçtiğimiz yıl çocukların suç işleme oranlarını değerlendiren ve bunlara karşı alınması gereken ahlak, eğitim, hukuk temelindeki önlemleri kamuoyuyla paylaşan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin şu sözleri geldi:
“Çocuktan katil olmayacağı gibi, katil veya teröristin çocuk olarak tavzih ve tevili ise çetin bir yanlıştır. Suç işleyenlerin, bunu azmettirenlerin, ihmal ve kayıtsızlık gösterenlerin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Milletimiz olan bitenlerden dolayı derinden kaygılı ve yaralıdır.”
Bir masumun hayatını haksız yere, keyfi alanın yaşı ne olursa olsun, her katilin hayatı ağır cezalarla söndürülmelidir. Keyfine göre bir canı hayattan koparıyor, 10-15 yıl ceza alıp yatıyor, çıkıyor ve hâlâ toplumda tehlike saçarak geziyor. Oh ne âlâ…
Keşke çocuklar aile ve okul terbiyesi ve eğitimiyle hiçbir suça bulaşmasa, canlar yakmasa, toplumun huzurunu, güvenliğini bozan olmasa…
Fakat bilerek, isteyerek suç işleyen her kim olursa olsun yaşına bakılmaksızın bedelini de ödemelidir.