Türkgün | Başyazı | Eski köye yeni âdet olur mu?

Eski köye yeni âdet olur mu?

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Bir tarafta CHP, diğer tarafta YENİ Parti…

Seçimlere kadar Hasip ile Nasip filmindeki karakterler gibi rekabet edecekler; Hacivat ile Karagöz gibi didişecekler, Tom ile Jerry gibi birbirlerini kovalayacaklar… Bugüne kadar ortaya koydukları eylem ve söylemler maalesef bunu gösteriyor.

Böyle devam ederse, Türkiye’nin meseleleri karşısında ülkeye yakışır bir muhalefet yapmakta yine bir hayli zorlanacaklar. CHP’den YENİ Parti’ye geçenler de dar siyaset anlayışı ve CHP’ye karşı üstünlük sağlama düşüncesiyle hareket ederlerse, zaten eski hamam, eski tas modelinin ürünü olmaktan öteye geçemeyeceklerdir. Bu gidişatla eski köye yeni âdet getirmeleri de mümkün değildir. Görünen o ki CHP’de kalanlarda Yeni Parti’yi etkisiz kılmak için aynı yolu izleyecektir.

CHP’den ayrılanlar, “YENİ” adını verdikleri partiyi kurdular; ancak bu partide henüz isim dışında yeni olan hiçbir şey yoktur. Sol siyaset içinde “yeni” ifadesi çeşitli dönemlerde de kullanılmıştır. 1992 yılında İsmail Cem ile birlikte "Yeni Sol" isimli bir kitap yazan Deniz Baykal, 1995 yılında gerçekleştirilen genel seçimlere "Dünyada yeni sol, Türkiye'de yeni CHP" sloganıyla girmişti.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı olduğunda, “Yeni CHP’den kastımız, CHP’nin yeni yönetimidir.” demiş ve o saatten sonra “Yeni CHP” (veya Y-CHP) söylemi kullanılmaya başlanmıştır.

Şimdi de CHP’den ayrılanlar doğrudan “YENİ” adını kullanmaya başladılar. CHP’nin eski milletvekillerini, yöneticilerini ve belediye başkanlarını “YENİ” adını verdikleri partiye taşıyınca, bunun bir yenilik olup olmayacağını zaman gösterecektir.

YENİ Parti’nin programı ise CHP’nin programının adeta birebir kopyası gibidir.

CHP’nin de, CHP’den ayrılarak kurulan YENİ Parti’nin de bugüne kadar sergilediği siyaset anlayışı devam ederse, Türkiye’ye kaos, kriz, çatışma ve kamplaşma dışında verebileceği başka bir şey yoktur. Gönül, Atatürk çizgisine gelecek bir CHP’yi ve ondan ayrılarak parti kuranların da aynı çizgiye gelmesini çok arzuluyor. Bazen yenilik, kuruluş felsefesindeki eskiyi korumakla başlar.

Türkiye’nin geleceği için hem CHP’nin hem de YENİ Parti’nin kendine çekidüzen vermesi gerekir. Böyle olursa, Türkiye adına onları her daim alkışlarız.

CHP’deki gelişmeleri Türk toplumunun ve siyasetin istikrarı açısından titizlikle takip eden, bir bilge gibi nasihatlerde bulunan ve zaman zaman yol haritası çizen MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli de bu kez hem CHP’ye hem de YENİ Parti’ye şu çağrıda bulunmuştur:

“Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. YENİ Parti’nin kuruluşuyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil, toplumsal huzuru da yıpratır.”

CHP yönetimi, en başından beri Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrılarını sağduyu zemininde değerlendirmiş olsaydı, bu denli keskin bir ayrışma yaşanmayabilirdi. En azından şimdi, iki ayrı kurumsal parti olarak Sayın Bahçeli’nin bu yeni çağrı ve nasihatlerini dikkate alsınlar. Dinlerlerse kazanan Türkiye olur. Aksi hâlde, eski ve mevcut siyaset anlayışlarının sürdürülmesi Türk siyasetine ve toplumsal huzura büyük zarar vermeye devam edecektir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...