Çocuklar tarafından işlenen cinayetler ve çocukları öldürme-yaralama olaylarında kullanan yeni nesil çeteler…
Kaç yıldır ülke gündemini meşgul eden ve toplumun kanayan yarası olan başlıklardır.
Gelecek günlerimizi tehlikeye atma ve kaygılandırma adına toplumsal baskının artmasıyla beraber hükümet, tedbirler alma, çözüm yolları bulma ve caydırıcı bir hukuk düzeni oluşturma adına çeşitli adımlar atmaktadır.
Sorumlu bakanlıklar da bu mücadelede dozajını artırmaktadır.
Bu durum nedense bölücüleri, devrimci ve komünist artığı sol çevreleri rahatsız etmiştir.
Çocuk maskesi ve kalkanı altında ana kuzularını keyfi öldüren yaratık modellere ağır cezalar verilmesine yönelik hukuki hazırlıklara cinnet geçirircesine karşı çıkıyorlar.
160 sivil toplum örgütünün yer aldığı “Çocuklar İçin Adalet Ortak Çağrı” imzacıları, 15-18 yaş grubuna müebbet hapis yolunu açan düzenlemeye tepki göstererek “Çocuklardan vazgeçme politikası” şeklinde bir tavır sergilemiştir.
Bu meselenin üzerinden niye tersten okuma yapıp, çocuklara sahip çıkma ve aileleri de sorumlu kılma çabası olarak görmüyorlar…
160 sivil toplum örgütünün başında kim varsa, onların çocuğu da aynı Ahmet Minguzzi, Hakan Çakır, Fatih Acacı, Atlas Çağlayan gibi hiç uğruna öldürülse acaba tavırları ne olur?
Allah hepsinin çocuklarını da korusun…
Bu acıyı yaşamadıkları ve her hadiseye ideolojik, etnik köken saplantısıyla yaklaştıkları için böyle garabet bir duruş sergileyebiliyorlar.
Evrensel Gazetesi’nde bir karikatürist var…
O da meseleyi “Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesi Mecliste: Çocuğun işlediği suçtan aile de sorumlu” başlığı altında dramatize ederek suç işleyenleri masumlaştırma peşinde bir çizim yapmış. Karikatürde hakim ekmek çalan aç çocuğa kızıyor:
“Niye ekmek çaldın?”
Çocuk “Açtım” diyor.
Hakim “O zaman seni aç bırakan ailen de suçlu!” diye bağırıyor. Çocuk da “Ailem de açtı…” diye cevap veriyor.
Peki Ahmet Minguzzi, Hakan Çakır, Fatih Acacı, Atlas Çağlayan ve benzer olaylarda öldürülen hangi çocuk ekmek bulamayan kişiler tarafından hayattan koparıldı?
Bunların çoğu elinde silah, bıçak tutan ve önünde uyuşturucu pozu veren katiller değil mi?
Sol çevreler ya örgütlerine çocuk devşirmede sıkıntı yaşayacaklarını düşündükleri için ya da bu katillerin ana kuzularını hayattan koparmasından zevk alan ruh hastaları oldukları için böyle bir tavır sergiliyorlar.
Eğitim, ekonomi ve geleceğe hazırlama noktasında “çocuklara sahip çıkın, onları koruyun” demek başka; yüzüne bakmaya kıyamayacağınız çocukları zevk uğruna öldüren katillere sahip çıkmak ise bambaşkadır. Zaten bahsedilen hukuki düzenleme bu şekilde katilliğe soyunanları kapsamaktadır.
Sol, işte bu manada tedavisi olmayan bir ruh hastasıdır.
Bakış açıları her konuda hastalıklıdır.
Ekmek bulamayan her çocuğa ve ailesine sahip çıkmak hem devletin hem toplumun görevidir.
Ama katilliği tercih edenlerin, masumları öldürenlerin muhataplığı ise ağır cezalar olmalıdır.
Hastalıklı sol şunu da öğrensin: Hukuki caydırıcılık, aynı zamanda “İşledikleri suçlar karşısında az ceza alıyorlar” diye çocukları kullanan yeni nesil çeteler karşısında da bir korumadır.
Hastalıklı sol, kendi çocuğunuza yapılmasını istemeyeceğiniz hayattan koparmaları, “masum çocuklar üzerinde denesinler” şeklindeki garabet düşünceleri terk etsin…
İnsan olmayı denemekle başlayabilirler.