27 Ekim günü İsrail’de parlamento seçimleri yaşandı. Netanyahu bloğu, seçimlerde 53 sandalye kazanarak birinci sırada yer alsa da hükümet kurmak için gereken çoğunluğa (61 sandalye) ulaşamadı. Netanyahu bloğunun rakipleri ise şu sonuçları elde etti:
- Eisenkot bloğu: 48 sandalye
- Arap partileri: Sandalye sayısını 10’dan 19’a çıkararak neredeyse iki katına ulaştı.
Dünyadaki vicdan sahibi, uluslararası hukuka inanan ve adalet arayan herkes, Siyonist canavarlığının yaşayan sembolü olan Netanyahu’nun büyük bir hezimete uğramasını temenni ediyordu. Ancak Netanyahu bloğu, 61 sandalyeye ulaşamasa da İsrail’de yine birinci sırada yer aldı. En acı olan da bu kadar masum insanı öldüren, gerçekleştirdiği katliamlar ve soykırım yüzünden dünya genelinde suçsuz Yahudilerin bile hedef hâline gelmesine neden olan, bölgedeki her ülkeye savaş açarak İsrail’in güvenliğini ve huzurunu tehlikeye atan Netanyahu bloğunun bir nevi birinci sıraya yerleşerek ödüllendirilmiş olmasıdır.
Demek ki İsrail bünyesinde katliamları ve soykırımı destekleyen büyük bir kitle var. Sadece Netanyahu bloğu değil, seçimlerde ikinci sırada yer alan Eisenkot bloğu da İsrail’in güvenlik politikalarında aynı noktada durmaktadır. Eisenkot bloğu, yalnızca iç politikada farklılıklar göstermektedir. Yani Eisenkot bloğu doğrudan hükümeti kurabilecek oyu alsaydı da pek bir şeyin değişmeyeceği herkes tarafından kabullenilmiş durumdaydı. Fakat Netanyahu’nun hezimete uğraması, hayatını hem İsrail’de hem de dünya genelinde kâbusa dönüştürebilirdi. Maalesef bu yaşanmadı ve Netanyahu’ya yine can suyu verildi.
İki Siyonist blok karşısında seçimlerden güçlenerek çıkan Arap partilerine ihtiyaç duyulması, hükümet kurma sürecini daha da karmaşık hâle getirdi. Gerek Siyonist bloklar gerekse Arap partileri birbirleriyle ittifak yapmaya soğuk bakıyor. Netanyahu bloğu da Eisenkot bloğu da diğerinin altında çalışmaya karşı çıkıyor. Bakalım ne olacak? Ancak İsrail’de yeniden bir seçim yapılması ihtimali güçlü görünüyor.
İsrail’deki seçim manzarasına baktığımızda, İsrail’in bölgesel saldırganlığını ve İsrail yönetiminin katliamlarını ve soykırımını durdurabilecek bir güç şu an için ülkenin kendi içinde görünmüyor. Seçimler tekrarlandığında yine Siyonist bir hükümet kurulacağı da çok net görünüyor. O yüzden İslam dünyasının ve dünyadaki duyarlı ülkelerin iş birliği ve dayanışma içinde İsrail’i durduracak adımları atması gerekiyor. Netanyahu’nun yargılanacağı ve hesap vereceği bir düzenin kurulmasını bu iş birliği ve dayanışma sağlamalıdır. Netanyahu hak ettiği hesabı verirse İsrail’i bundan sonra yönetecekler için büyük bir ders olacaktır.
On binlerce masumu öldüren Netanyahu elbet bir gün hesabını verecektir. O günlerin bir an önce gelmesini temenni ediyoruz. İnsanlığın huzuru ve güvenliği için bu elzemdir.
İsrail’deki seçimler, insanlık tarihi açısından utanç verici bir sonuç ortaya çıkarmıştır. İsrail halkının insanlığı öğrenmesi şarttır.