İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ettikten sonra Yeni Parti’ye geçmesini bekliyorlardı. Ancak haftalardır hissedildiği gibi, o AK Parti’ye katılmayı tercih etti.
Zaten CHP, “Bize yar olmayan Yeni Parti’ye de yar olmasın” duruşunda olduğu için tepkisinin dozajı düşük… En çok çıldıran ise Yeni Parti ve onun parti bürosu gibi çalışan Sözcü TV ve Halk TV gibi medya organları oldu. CHP’li belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk olaylarına sesi çıkmayan Saadet Partisi de çektiği video kliple, Yeni Parti’ye İzmir transferi üzerinden yaranma çabası veriyordu.
İzmir, 1984–1989 ve 1994–1999 yıllarında merhum Burhan Özfatura (Anavatan-DYP) gibi sağcı bir siyasetçi tarafından yönetildi. Onun dışında, 1980 sonrası genelde sol partiler (SHP-DSP-CHP) tarafından yönetildi. İzmir’e “solun kalesi” denmesi bu yüzdendir. Kale olarak görülen, sayısal çoğunluktur. Kaliteli siyaset ve hizmet yoktur.
Ne İzmir halkı hizmet almak için sola oy veriyor ne de belediye başkanları hizmet etmek için sol partilerden aday oluyordu. Her seçilen, “Nasıl olsa şehre çivi çakmasak bile yine seçerler” gevşekliğinde davranıyordu. İzmir’de kurulmuş böyle bir düzen var. Hâkim olan düşünceye Atatürkçülük deniyor ama konu Atatürkçülük olsa, Tunç Soyer bu dünyada İzmir’e en son belediye başkanı olacak kişiydi. Yahut hiç olamayacak…
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da seçildiği günden bu yana solun İzmir’deki kurulu düzenine ayak uydurarak İzmir halkına yeterince hizmet sunmadı. Bu, acı bir gerçektir. İzmir’deki çöp yığınları ve yayılan kötü koku, dünyanın en güzel konumundaki şehirlerinden biri olan İzmir’in önemli bir handikabı durumundadır.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın hükümet partisi AK Parti’ye katılması, bu yönden hizmet bekleyen İzmir halkı için bir umut olmuştur. Cemil Tugay’ın sol zihniyetin prangalarından kurtulması ve AK Parti iktidarının İzmir’de tutunarak kendini hizmetleriyle ispat etmesi, İzmir’in çehresini değiştirebilir.
İzmir halkının artık hizmetsizlikten ve İzmir’in kirli çehresinden sıkıldığı ve bunaldığı anlaşılmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesini protesto etmek için toplananların 100–200 kişilik bir kalabalık oluşturması da bunun bir işareti olabilir. Solun elinde olup hizmet verebilen, proje üreten ve hayata geçiren bir belediye gördünüz mü? Bakın, İstanbul’un, Ankara’nın ve diğer yerlerin hâli de aynı İzmir gibi…
Ben daha önce de çok yazdım. Belediye başkanlığı, “Halka hizmet, Hakk’a hizmet” düşüncesinde olanların makamıdır. Halka hizmet etmeyen hiçbir belediye başkanına bir daha şans verilmemelidir. Hizmet edeni de baş tacı edin. O belediye başkanı AK Partili, MHP’li, CHP’li, Yeni Partili, DEM’li, İYİ Partili, Saadet Partili… Kimden olursa olsun…
Bakalım, iktidar partisine geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kalan görev süresi boyunca İzmir’e nasıl bir hizmet sunacak?
İzmir halkı artık hizmet odaklı düşünerek, göreve gelen her belediye başkanına bu yönde baskı oluşturmalıdır. İzmir, dünyanın en güzel konumlarından birine sahiptir. Hizmetle daha da güzel hâle getirilmelidir. Her yerinde çiçekler açmalıdır. İzmir’de hizmetsizliğin, vizyonsuzluğun ve projesizliğin işgali kökten bitmelidir.