Türkgün | Başyazı | Kerkük’te kucaklaşma vakti

Kerkük’te kucaklaşma vakti

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Değerli sanatçımız Mustafa Yıldızdoğan’ın o yanık sesiyle dile getirdiği gibi:
“Bağrım Kerkük, ağrım Kerkük, sızım Kerkük…
Özüm Kerkük, sözüm Kerkük, bura bizim Kerkük…”

Çok şükür… Türkmen yurdu Kerkük’e bir Türkmen valinin seçilmesi, yalnızca Kerkük’te değil, Türk dünyasının genelinde de büyük bir sevinçle karşılanmıştır. Bu kadar zorlu süreçlerin ve yaşanan acıların ardından, Türkmenlerin temsil noktasında elde ettiği bu kazanım son derece kıymetlidir.

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Genel Başkanı Mehmet Seman Ağa’nın seçilmesi, Kerkük tarihinde beşinci Türkmen vali olarak kayda geçmiştir. “102 yıl sonra Kerkük’te yeniden bir Türkmen vali seçildi” şeklinde haberleştirilse de, Türkmen hassasiyetiyle bilinen gazeteci Güngör Yavuzaslan, “Irak’ta krallık döneminde Kerkük’te toplam 5 Türkmen vali görev yapmıştır. 1921-1924 yılları arasında Fettah Paşa, ardından 1924 ve sonrasında Mecit Yakubi, 1930’larda Ömer Nazmi, sonrasında Abdülhamit Abdülmecid Efendi ve 1940’ta yeniden Abdülhamit Efendi bu görevde bulunmuştur.” ifadeleriyle eksik sunulan bilgiye katkı sağlamıştır.

Mehmet Seman Ağa’nın Kerkük Valisi olarak seçilmesi, hem Türkmen tarihî hafızasını güçlendirecek hem de Irak’taki Türkmenlerin daha güçlü şekilde derlenip toparlanmasına katkı sağlayacaktır.

Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa’nın “Etnik köken ve mezhep ayrımı yapmadan tüm Kerküklülere hizmet getireceğiz” sözü; adaletin, birliğin, kardeşliğin ve hizmet bütünlüğünün sağlanması açısından önemli bir mesajdır.

Sayın Mehmet Seman Ağa’nın öncelikle Türkmenler arasında güçlü bir birlik tesis etmesi, ardından Kerkük’te kapsayıcı ve dengeli bir yönetim anlayışını hayata geçirmesi büyük önem taşımaktadır.

Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa’nın, Kerkük’te etnik gerilim oluşturan unsurları etkisiz kılacak nitelikli bir yönetim anlayışını hayata geçirerek şehri huzur ve güven ortamına kavuşturması büyük önem taşımaktadır. Bu sağlandığı takdirde, tarihî Kerkük şehri yeniden bir cazibe merkezi hâline gelebilecektir.

Türkiye ile kurulacak uyumlu ilişkiler de Kerkük’e yönelik yatırım imkânlarını artıracak önemli bir unsur olacaktır.

Yıllar sonra bir Türkmen’in Kerkük Valisi olması, elbette her şeyi bir anda güllük gülistanlık hâline getirmeyecektir. Ancak dikkatli ve sağduyulu bir başlangıçla Kerkük’ün güçlenmesi desteklenmelidir.

Kerkük ve civarında dostların olduğu kadar, emperyalist güçlere açık unsurların varlığı da göz ardı edilmemelidir. Zira Kerkük’ün, Musul’un ve diğer Türkmen kentlerinin tarihsel süreçte İngiliz ve Amerikan projeleriyle nasıl bir dönüşüm yaşadığı ortadadır.

Gelinen noktada Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin hiçbir şartta vazgeçmedikleri Kerkük hassasiyetinin hakkını vermek gerekiyor. Karabağ’ı 30 yıl sonra işgalden kurtaran, Halep kalesine Türk bayrağı asan, Kerkük’te Türkmenlere can suyu veren ve ayağa kaldıran irade bunu hak etmektedir. 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...