Türkgün | Başyazı | Kötülük hareketli, kötülük pusuda

Kötülük hareketli, kötülük pusuda

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

İnsanlık tarihinde kötülüğün ilk büyük örneği, Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın çocukları Hâbil ve Kâbil arasında yaşanan olay olarak anlatılır. Kâbil’in kıskançlık nedeniyle Hâbil’i öldürmesiyle kötülüğün ilk büyük adımı atılmıştır.

Kötülük, insanın doğasında ve toplumun bünyesinde var olan bir meseledir. Medeni dünyada bile kötülük artarak devam ediyor. Bu çağda dahi İsrail’in Siyonist yamyamlarının Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım ve katliam buna büyük örnektir. Dünyanın birçok yerinde hala çatışmalar ve savaşlar yaşanıyor…

Toplumlarda kötülük kök salmış durumdadır. Elbette kötülük kıyamete kadar sürecektir. Yaratılışın sınav düzeni budur. Kötülük dün vardı, bugün var, yarın da olacaktır.

Yüce Allah, yarattığı düzende uyarı ölçüsünü şöyle ortaya koymuştur:

  • Nahl 90: “Allah adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkin işleri, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar.”
  • Fussilet 46: “Kim bir kötülük işlerse, ancak kendi aleyhine işlemiş olur.”

Toplum içinde, herkesin kabul edeceği şekilde kötülük giderek artıyor. Kötülük arttıkça huzurlu ve güvenli bir geleceğe dair kaygılar da sağduyu sahibi herkeste oluşuyor. Toplumda yaşanan ve yaşatılan iyiliklerden ziyade kötülükler sürekli ön plana çıkarıldığında ve popülerlik de bunlara yüklendiğinde, doğal olarak gözümüzün önünden hep bir kötülük şeridi geçiyor. Artık gözümüz hangi kötülüğü takip edeceğini şaşırmış durumda.

Geçen gün yine bir kötülük örneğiyle karşılaştık. Fethiye’de bir genç yolda fenalaşıp yere düşüyor. Yoldan geçen ve yanına yaklaşan kişi ise ambulans çağırmak ya da fenalaşan gençle ilgilenmek yerine çantasını ve cüzdanını karıştırarak parasını çalıyor. Yere düşen gencin ölmüş ya da hayatta kalmış olması ise onun umurunda bile olmuyor. Bu nasıl bir vicdansızlık, bu nasıl bir merhametsizliktir.

Bu haberin hemen altında bir haber daha vardı. Bir vatandaş, yolda giderken yolun üzerinde bir kaplumbağa görüyor. Diğer araçlar ezmesin diye aracını durduruyor ve onu daha güvenli bir yere bırakıyordu.

Sözde bir insan ise, kalp krizi ya da başka bir sebeple fenalaşan birine yardım etmenin saniyelerin bile hayati önem taşıdığı bir anda, para çalmakla meşguldü. Böyle bir insanın bulunduğu yerde ailesi, komşuları ve arkadaşları kendilerini güvende hissedebilir mi? Maalesef bu toplumda onun benzerlerinden de çok var.

Elbette bu olay, vicdanı ve merhameti sorgulatan bir içerik taşıyor. Bu toplumda şeytanın bile aklına gelmeyecek ne kötülükler yaşanıyor.

Mevlânâ’nın dediği gibi: “İyiliğe gücün yetmezse, kötülük etme.”

Keşke insanlar bu ölçüyle hareket etse…

Ama kötülük hareketli, kötülük her an pusuda… Aman kötülere dikkat…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...