Toplumda alkol ve uyuşturucu tüketiminde yaygın ve endişe verici bir artış görülmektedir. Daha da acı olan ise topluma rol model olması, toplum içerisinde konumları itibarıyla etkin ve örnek teşkil etmesi gereken kişilerin alkol ve uyuşturucu bağımlılığına sürüklenmesidir.
Son yıllarda uyuşturucu kullanan ve uyuşturucu temin eden kişilere yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin profiline bakıldığında, durumun vahameti çok daha net bir şekilde anlaşılmaktadır.
Operasyonlarda adı geçenler arasında sanatçılar, sporcular, mankenler, iş insanları, spor kulübü başkanları, siyasiler, televizyon sunucuları, belediye başkanları ve sosyal medya fenomenlerinin yanı sıra DJ’ler, aranjörler ve rapçiler de bulunmaktadır. Bununla birlikte gece kulübü, restoran ve otel işletmecileri; modacılar ve moda sektörünün çeşitli isimleri; yönetmenler, yapımcılar; gazeteciler, köşe yazarları ve avukatlar da uyuşturucu soruşturmalarında gündeme gelen meslek grupları arasında yer almaktadır.
Toplumun düşüncesine, zihniyetine, yaşantısına ve yönlendirilmesine doğrudan etki eden bu meslek gruplarında yer alan kişilerin uyuşturucu kullanımıyla anılması, topluma rol model olma açısından dehşet verici bir tablodur.
Tam da bu noktada “Gençler neden alkole ve uyuşturucuya yöneliyor?” sorusunu sormak gerekiyor. Bu yönelimde, gençlerin örnek aldığı rol modellerin yaşam biçimlerinin de önemli bir etkisi bulunmaktadır.
Bir gencin hayranlık duyduğu, örnek aldığı sanatçı, sporcu, manken veya başka bir rol modelin alkol ve uyuşturucu kullanması ve bunu görünür hâle getirmesi, elbette o genç üzerinde etkili olacaktır. Gençlere “Alkol ve uyuşturucudan uzak durun” mesajını vermesi ve bu konuda topluma öncülük etmesi gereken kişilerin, tam tersine bu maddeleri kullanarak olumsuz bir örnek teşkil etmesi, üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir çelişkidir.
Geçtiğimiz günlerde iki haber üst üste kamuoyuna yansıdı.
İlk haber, Ankara Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın bir süre önce belediye personeline gönüllülük esasına göre uyuşturucu testi yaptırmasıyla ilgiliydi. İlk taramalarda 213 memurdan 171’inin test sonucunun pozitif çıkması, diğer haber ise Çankaya Belediyesi eski Özel Kalem Müdürü Sadık Can Köksal’ın uyuşturucu testinin pozitif çıkmasıydı.
Kimseye alkol ve uyuşturucu konusunda dinî bir fetva verecek ya da sağlık açısından akıl verecek bir konumda değilim. Ancak “kişinin özeli” klişesine sığınmadan şu hususun altını çizmek istiyorum:
Bir tek insanın bile yönetilmesi konusunda sorumluluk sahibi olan bir kişi, alkol bağımlısı olamaz, uyuşturucu kullanamaz. Çünkü sorumluluk taşıyan insanların vücut reflekslerinin ve sağlıklı düşünme kapasitelerinin her an diri, zinde ve işlevsel olması gerekir. Kendisine emanet edilen insanların sorumluluğunu taşıyan bir kişinin, bu sorumluluğu zaafa uğratacak bir bağımlılığın pençesinde olması kabul edilemez.
Bu ülkede milyonlarca oy almış bir parti genel başkanının ve bir büyükşehir belediye başkanının, farklı zamanlarda, kameraların karşısına zilzurna bir hâlde, konuşmakta ve hatta dillerini döndürmekte zorlanarak çıkmaları, yaşadığımız tablonun acı örneklerinden yalnızca birkaçıdır. Düşünsenize milyonlarca insanın kaderi elinizde ve alkoliksiniz!
Yeşilay’ın, en başta topluma rol model olan ve kitleler üzerinde etkisi bulunan insanların arasında faaliyetlerini artırması gerekiyor. Tam da bu yazıyı kaleme alırken, birçok dizide oynadığı rollerle ünlü ve başarılı olan sanatçı Serhat Kılıç’ın evinde hayatını kaybettiği haberi geldi. Acı olan da evde yapılan incelemelerde uyuşturucu ve uyuşturucu kullanmaya yönelik araçların tespit edildiği yönündeki haberlerdi.
Serhat Kılıç’ın kız arkadaşının savcılık ifadesinde verdiği, “Kendisini tanıdığım süreden beri uyuşturucu madde ve alkol kullandığını bilirim. Son 6 aydır bildiğim kadarıyla kokain maddesini de kullanmaktadır.” şeklindeki bilgi de bu iddianın dayanaklarından biri olmuştu.
Bu gidişat gerçekten iyi değil… Köklü ve ciddi önlemlerin alınması şarttır.