Türkgün | Başyazı | Şara ne diyor, bizim muhalefet ne diyor?

Şara ne diyor, bizim muhalefet ne diyor?

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Emperyalist güçlerin uzun yıllardır üzerinde hesaplar yaptığı, iç savaşın yüz binlerce insanın hayatına mal olduğu, büyük yıkım, kaos ve derin acılar yaşattığı Suriye’de, Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından kurulan Ahmed el-Şara yönetimi, devlet otoritesini yeniden tesis etmeye, yaraları sarmaya ve kurumları işleyen düzenli bir devlet yapısı oluşturmaya çalışmaktadır.

Bunca yıkım ve kaosun ardından normalleşme sürecinin kısa sürede tamamlanması elbette mümkün değildir. Ancak bugün gelinen noktada, Suriye’nin yeniden toparlanması ve istikrara kavuşması adına önemli bir umut ışığı belirmiştir. İç savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan Suriyelilerin dönüşlerinin başlaması da bu umudun en somut göstergelerinden biridir. Milyonlarca Suriyeli sığınmacıya yıllardır ev sahipliği yapan Türkiye de bu olumlu gelişmeleri yakından hissetmektedir.

Dikkat edileceği üzere, Suriye’de istikrar işaretleri güçlendikçe Türkiye’de “Suriyeli sığınmacılar” üzerinden yürütülen tartışmalar, toplumsal gerilimler ve siyasî istismarlar da belirgin şekilde azalmıştır. Bu meseleyi uzun süre siyasî malzeme hâline getiren muhalefetin de elindeki önemli argümanlardan birini kaybettiği görülmektedir.

Türkiye ile Suriye yönetimi arasında gelişen diyalog ve işbirliği, her iki ülke açısından da önemli kazanımlar doğurmaktadır. Terör örgütleriyle mücadelede ortak hareket edilmesi, sığınmacıların güvenli ve gönüllü dönüşlerinin hızlanması, iki ülke halkı arasındaki kardeşlik bağlarının güçlenmesi ve Suriye’nin İsrail’in işgal ve genişleme politikalarına karşı bölgesel denge unsuru hâline gelmesi, Türkiye’nin güvenliği ve bölgesel istikrar bakımından da olumlu gelişmelerdir. İran’da olduğu gibi Suriye’de de sokaklarda mikrofon uzatılan birçok kişinin Türkçe konuşması, bu kardeşlik zeminini yansıtan çarpıcı örneklerden biridir.

Nitekim Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın geçtiğimiz günlerde yaptığı “Türkiye’yi hedef alan hiçbir grubun Suriye’de varlığına izin vermeyeceğiz” açıklaması, iki ülke arasında gelişen güven ve işbirliği ortamını pekiştiren önemli bir mesaj olmuştur.

Ancak Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın Türkiye’ye yönelik bu koruyucu ve sahiplenici duruşunun yanında, Türkiye’deki CHP’nin Suriye’yi bölmek isteyen YPG’ye “Devlet kurma” çağrısı yapan sicil sahibi olması; Özgür Özel, Müsavat Dervişoğlu ve Ümit Özdağ gibi isimlerin Suriye üzerinde Türkiye destekli terörle mücadele operasyonları başladığında hemen karalama ve çamur atma kampanyasına girişmesi, Türkiye adına büyük bir yüzkarasıdır.

Hepsinin de Türkiye’yi koruma ve sahiplenme duruşu sergileyen Ahmed el-Şara’ya düşman olması ayrıca manidardır.

Sonuç olarak, Türkiye ile Suriye arasında oluşan dostluk ve işbirliği ilişkisi, hem iki ülke hem de bölge istikrarı adına asla bozulmamalı, aksine daha da güçlendirilmelidir. Suriye’nin tek devlet ve tek bayrak çizgisinin korunması, Türkiye’ye yönelik tehditleri de bertaraf etmek demektir. Zira Türkiye, Irak, İran ve Suriye üzerindeki her gelişme, kadim komşuluk ilişkileri nedeniyle birbirinin kaderine doğrudan tesir etmektedir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...