Çok örneğim var da… Özellikle şu iki tip insana tahammül edemem. Onlara duyduğum öfkenin ve nefretin sınırı yoktur.
Birincisi, alkol alıp zilzurna sarhoş olduğu hâlde araç kullanan, hem kendi hayatını hem de başkalarının hayatını tehlikeye atanlar…
İkincisi ise tehlikeli köpekleri ağızlıksız ve gerekli önlemleri almadan toplum içinde gezdiren, üstelik bu hayvanların insanlara saldırmasına göz yumanlar…
İnanın, bu iki davranış da ciddi bir sorumsuzluğun göstergesidir. İnsan hayatını hiçe sayan böyle bir anlayışın sağlıklı bir akıl ve ruh hâliyle bağdaştığını düşünmüyorum.
Bu tür davranışlarda bulunanlar, mutlaka akıl ve ruh sağlığı açısından uzman değerlendirmesinden geçirilmeli. Başkalarının hayatını tehlikeye atan sürücülerin ehliyetleri iptal edilmeli; tehlikeli köpekleri gerekli önlemleri almadan besleyenlere ise ağır cezalar verilmeli ve bir daha köpek besleme imkânı tanınmamalıdır.
Sosyal medya, yaşanan olayları artık anında önümüze düşürüyor. Trafikteki sarhoş sürücülerin görüntülerine neredeyse her gün rastlıyoruz. Tehlikeli köpeklerin saldırılarına ilişkin görüntülerle de sık sık karşılaşıyoruz.
Geçtiğimiz hafta Esenyurt’ta, bir kadının ağızlıksız gezdirdiği pitbull cinsi köpek bir sokak kedisini parçaladı. Vatandaşlar olaya tepki gösterirken köpeğin sahibi olan kadın, olay yerinden kaçmaya çalışıyordu.
Üstelik bu tür olaylar tek bir şehirle sınırlı değil. Birçok ilde benzer sorumsuzlukların örneklerini görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Bursa’da ve memleketim Kayseri’de polislere zorluk çıkaran alkollü sürücülerin görüntüleri de gündeme geldi.
Bursa’da ters yöne giren kadın sürücü, yakalandıktan sonra gazetecilere tükürerek polis ekiplerine, “Kimsiniz lan siz? Teşkilat mısınız?” diye çıkışıyordu. Kayseri’deki alkollü sürücü de benzer bir tavır sergileyerek polislere, “Siz teşkilat mısınız?” diye soruyordu. Polisimiz ise kendinden emin bir şekilde, “Evet, polis teşkilatıyız!” diye karşılık veriyordu.
Her iki olayda da sarhoşluğun verdiği pervasızlık, pespayelik, sorumsuzluk ve acizlik; dahası, polise karşı sergilenen hadsiz tavır açıkça görülüyordu. İnsan hayatını tehlikeye atan bu kişilerin, kendilerini uyaran güvenlik güçlerine karşı sergiledikleri tavır, sorumsuzluğun vardığı noktayı gözler önüne seriyordu.
Yıllardır tanık olduğumuz sarhoş sürücülerin karıştığı trafik kazalarına bir bakın! Nice sarhoş sürücü, hem kendi ailesinin hem de başkalarının aile yuvasına ateş düşürmüştür. Bir anlık sorumsuzluk nice hayatı karartmış, nice ocağı söndürmüştür.
İnsan hayatını tehlikeye atan sarhoş sürücüler ve sokaklarda tehlikeli köpekleri ağızlıksız gezdirenler, toplumun çözüm bekleyen önemli sorunları arasındadır. Bu tür sorumsuz davranışlarda bulunanlara uygulanacak hukuki yaptırımlarda taviz verilmemeli, cezalar caydırıcılık ilkesi doğrultusunda en üst sınırdan uygulanmalıdır.