Türkgün | Başyazı | Suriye’de Türkçe meselesi

Suriye’de Türkçe meselesi

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Suriye’de çıkan iç savaşın ardından milyonlarca sığınmacı ülkemize sığınmak zorunda kalmıştı. Elbette iç savaş öncesinde ve sonrasında yaşananlar, olayların neden bu noktaya geldiği ve kimlerin hangi rolü oynadığı üzerine çok şey söylenebilir. Ancak bütün tartışmaların ötesinde, şu duayı muhakkak edelim:

Allah kimseyi vatansız bırakmasın…

Sırtına bir battaniye alıp çocuklarını yanına katarak; malını, mülkünü, evini, barkını ve yıllar boyunca biriktirdiği bütün yaşanmışlıklarını geride bırakıp aç ve susuz bir şekilde canını kurtarma mücadelesine girişmek kolay değildir.

Vatanını geride bırakmak, insanın yalnızca toprağını değil; hatıralarını, düzenini, geçmişini ve geleceğe dair umutlarını da geride bırakmasıdır.

Türkiye, büyük bir merhamet örneği göstererek kucağını açtı, kapılarını açtı ve zor durumda kalan insanlara sahip çıktı. Elbette ülkemize gelenlerin büyük bir bölümü misafirliğin ne olduğunu, adabını ve edebini bilerek yaşadı. Pek çoğu da Türkiye’nin tarım, inşaat ve gıda sektörlerinde iş gücüne katkı sağladı; üretimin içinde yer aldı ve ekonomiye katkı sundu. Elbette içlerinde uyum sağlayamayan, toplum huzurunu ve güvenliğini bozan ve bu yüzden tepki çeken bir azınlık da oldu.

Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’de istikrar sağlanmaya, ülke yeniden düzlüğe çıkmaya ve terör örgütünün işgali sonlandırılmaya başlayınca Türkiye’deki Suriyeli sığınmacı meselesi de gündemden düşmeye başladı. Suriye’ye dönüşler hızlandı. Türkiye ile Suriye arasındaki dostluk, iş birliği ve dayanışmanın güçlenmesi, insanların psikolojisini de olumlu yönde etkiledi.

Türkiye’de Suriyeli sığınmacılar üzerinden siyaset malzemesi üreten muhalefet ise âdeta malzemesiz kaldı.

Şimdi soruyorum: Hiç Suriyeli sığınmacı meselesi duyan var mı?

Tüm bunları neden hatırlattım?

Suriye’de “Türkçe seçmeli ders” konusu gündeme gelince…

Suriye’de PKK’nın devlet kurmasını isteyen ve Suriye’deki teröristlere operasyon yapılmaması yönünde bir duruş sergileyen Türkiye’deki muhalefet, bu konu üzerinden çok tepindi. Ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, kamuoyuna farklı şekilde yansıyan ve yanlış anlaşılmalara neden olan Türkçenin seçmeli ders olarak müfredatta yer alması konusuyla ilgili yaptığı açıklamada, uygulamada herhangi bir değişiklik olmadığını vurguladı.

Hakan Fidan, “Özellikle son günlerde yanlış anlaşılan, kamuoyuna farklı şekilde yansıyan Türkçenin seçmeli ders olarak müfredatta yer alması konusunda, o konuyu da belki kardeşim söyleyecektir. Bu konuda herhangi bir sıkıntı olmadığını kendileri bize ilettiler.” ifadelerini kullandı.

Yani Türkçe, Suriye’de seçmeli ders olarak okutulmaya devam edecektir.

Dolayısıyla ortada Türkçenin seçmeli ders olmaktan çıkarılması gibi bir karar ya da uygulama söz konusuysa, Suriye hükümeti bu konudaki tutumunu yeniden değerlendirmiş oldu.

Ancak Suriye hükümetinin görmesi gereken başka bir gerçek daha var:

Milyonlarca Suriyelinin yıllardır Türkiye’de yaşaması, çocuklarının Türkiye’de büyümesi ve daha sonra Suriye’ye dönmesi, Suriye’de Türkçe bilen ve konuşan insanların sayısını doğal olarak artırmıştır.

Bugün Suriye’de yüzbinlerce insanın Türkçe konuşabilmesi, yıllarca Türkiye’de yaşamanın ve Türkiye ile kurulan sosyal bağların doğal bir sonucudur. Suriye aynı zamanda zaten milyonlarca Türkmen’in de vatanıdır.

Öte yandan Suriye Türkmenlerinin de unutulmaması gerekir. Türkmenler, Beşar Esad rejimine karşı mücadelede de terör örgütü PKK’ya karşı mücadelede de en ön saflarda yer almış, bu uğurda ağır bedeller ödemiştir.

Suriye hükümeti, bütün bu hassasiyetleri göz önünde bulundurmalı; ülkedeki kardeşliği, birliği ve beraberliği sağlam temeller üzerine inşa etmelidir. Arap, Türkmen, Kürt kardeşliğin zemininde tek yürek olmalıdır.

Çünkü Suriye’de huzur, istikrar ve güven ortamının tesis edilmesi yalnızca Suriye için değil, Türkiye ve bütün bölgemiz için de büyük önem taşımaktadır.

Suriye’nin huzuru, Türkiye’nin huzurudur. Suriye’nin istikrarı, bölgemizin istikrarıdır. O yüzden Suriye’nin Türkiye ilişkisine dair her türlü hassasiyeti göstermesi ve “bölünmüş Suriye” hayali peşinde koşanlara asla malzeme vermemesi gerekiyor. Baksanıza Türkiye’de “PYD/YPG Suriye’de devlet kursun” diyenler, Suriye’de Türkçeyi çok düşünür gibi günlerce nutuk attı…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...