Türkgün | Başyazı | (Ver-fitneyi) propagandaları

(Ver-fitneyi) propagandaları

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden haberleri izlerken önüme bir “Ver- Fitneyi” haberi düştü. Haberin başlığı ve içeriği şöyleydi: ‘MHP MYK’da kriz’ iddiası: ‘Açılıma karşı istifa edecekler.”, “MHP Merkez Yönetim Kurulu’ndan 4-6 kişilik bir grubun bölücü açılıma tepki olarak MYK Üyeliğinden topluca istifa etmeyi düşündüğü iddia edildi.”

MHP’den çeşitli sebeplerle geçmişte istifa edenler olduğu gibi, bundan sonra da istifa edenler elbette olacaktır. Ancak özünde “Terörsüz Türkiye” sürecine tepki olarak MHP’den istifa edecek bir yönetici olmaz. Zira bu süreç başlayalı bir buçuk yılı aşkın bir süre geçti ve bugüne kadar bu konudan dolayı MHP’den istifa eden hiçbir yönetici çıkmadı. Bundan sonra istifa eden olursa da asıl sebebin başka olduğu, buna “Terörsüz Türkiye” kılıfı giydirileceği açıktır.

Çünkü terörle mücadeledeki kararlılığı ve tavizsiz duruşu tüm dünya tarafından bilinen MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin iç cepheyi güçlendirme, terör örgütüne silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı, bölgedeki her gelişme karşısında onu haklı çıkarmaktadır. Bu vizyonu her sağduyulu MHP’li, Ülkücü ve vatansever vatandaşımız çok iyi anlamaktadır.

ABD-İsrail’in bölgeyi ateşe çevirme ve bu amaçla terör örgütü PKK’yı taşeron olarak kullanma çabası ortada iken, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin Türkiye’yi ve bölgeyi koruma stratejisine “sözde vatanseverlik” adına karşı çıkmak ağır bir beyinsizlik işaretidir. Eğer bu karşıtlık bilinçli yapılıyorsa, o zaman tek amacı ABD-İsrail projelerine omuz vermektir.

İçimizde Türkiye, İran, Irak ve Suriye üzerindeki gelişmeleri idrak edemeyen bir MHP’li ve Ülkücü bulmak mümkün değildir. İdrak edemeyip sıfat taşıyan varsa da emin olun ki onun ideolojik radarı çoktan puslanmıştır.

Suriye’de birçok bölgenin ABD-İsrail destekli terör örgütü YPG’nin işgalinden temizlenerek güvenliğe ve huzura kavuşmasını, Irak sınırımızda Türk devletinin güçlü ve etkili bir kontrol sistemi kurmasını, Irak hükümetiyle milli menfaatlerimiz doğrultusunda oluşan sağlıklı diyaloğu, İran’ın iç cephesinde Türklerin sağduyulu ve sorumlu davranmasını, terör örgütü PKK’nın kendilerine teslim edilen silahları ABD ve İsrail projeleri için kullanamaması gibi kritik gelişmeleri hep birlikte idrak ettik. Nitekim bu duruma en çok öfkelenenlerden biri de bizzat Donald Trump olmuş ve şöyle demiştir: “Protestoculara silah gönderdik, bir sürü silah. Bunları örgütlere gönderdik ve sanırım örgütler silahları aldı/tuttular.”

“Terörsüz Türkiye” projesini çarpan etkisiyle değerlendirdiğimizde, bunların her biri hem ülkemiz hem de bölge adına büyük bir kazanımdır. Bir MHP’li ve Ülkücü, gerizekâlılar gibi düşünüp bu kazanımlara karşı mı çıkacaktır? Aramızda böyle düşünen hiçbir MHP’li ve Ülkücü yoktur.

Hele ki bugüne kadar ABD-İsrail hesabı için çalışmış, daha dün PKK ile defalarca menfaat ittifakı yapmış adamların “Terörsüz Türkiye” üzerinden yarattıkları fitnenin peşine düşecek hiçbir MHP’li ve Ülkücü yoktur.

Ortada ne bir açılım vardır ne de çözüm süreci. Kendini feshetmesi, silah bırakması ve ABD-İsrail taşeronluğundan vazgeçmesi istenen bir terör örgütü vardır. Türk Devleti, çok boyutlu ve sadece bu odak noktalı süreci kararlılıkla takip etmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin Türkiye’yi ve bölgeyi koruma konusundaki iradesinin temelinde şu düşünce yatmaktadır: “Vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırası vardır. Bundan geriye dönüş yok ve olmayacaktır.” 

Bunu, sevdası Türkiye olan herkes çok iyi anlamaktadır. Fitneler, iftiralar ve kara propagandalar ise bu sürece karşı duyulan çaresizlikten ve acizlikten üretilmektedir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...