Türkgün | Başyazı | Yeni’ye alışamayanların vesayeti

Yeni’ye alışamayanların vesayeti

KAYNAK: Yıldıray Çiçek

Özgür Özel’in, ekibiyle CHP’den ayrılıp “Yeni Parti” isimli yeni maceraya girdiğinden bu yana bu YENİ’liğe alışamadığı ortada…

Hele konuşmalarında “Yeni Parti” demek yerine önce CHP, sonra İYİ Parti demesi de bu alışma sürecinin biraz zor geçeceğini gösteriyor.

Önce TBMM’deki bir konuşmasında Yeni Parti demek yerine CHP dedi.

Sonra Edirne’de, “CHP iktidarında görülmemiş işler görecek herkes. Her şeyi yapacağız. Kreşler, yurtlar ve milletin ihtiyacı ne ise yapacağız.” Diyerek aklının CHP’de olduğunu bir kez daha gösterdi.

Aynı konuşma içinde de “İYİ Parti’nin milyonlarca üyesi olması İYİ Parti’ye ve Türkiye’ye de güç verecek.” dedikten sonra düzeltme yoluna giderek, “Yeni Parti yerine bazen eski partimize dilimiz gidiyor. Gitmesin diye dikkat ediyoruz. Bu sefer de Müsavat Dervişoğlu Bey’e bir güzellik oldu. Yanlışlıkla söyledim. Üç kere, üç kişi İYİ Parti’ye üye olabilir, gerisi de Yeni Parti’ye üye olsun.” diyerek partisi “Yeni” olsa da aklının eski partisinde ve ortağında olduğunu bir kez daha gösterdi…

Elbette dil sürçmesi her siyasinin başına gelebilir. Fakat Yeni Parti’deki iki başlılık hâli, zaten bu partinin kuruluş aşamasındaki en büyük yüküdür. Zihinler dağınık olduğu için sahiplenmede kopukluklar yaşanmaktadır.

Yeni Parti’nin ilk röntgeni, TBMM’deki “Çerçeve Yasa” oylamasında ortaya çıkmış ve bu partinin tüm vücudundaki tüm organlar gözler önüne serilmişti.

TBMM’deki oylama öncesinde Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, Yeni Parti milletvekillerine “Yüzümüzü millete dönelim” diyerek “Hayır” çağrısında bulunmuş; Özgür Özel ise “Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya evet diyeceğiz.” demişti…

Oylama sonucunda Dilek İmamoğlu’nu dinleyenler 54, Özgür Özel’e uyum sağlayanlar ise 35 oy olarak sandığa yansımıştı.

Yani Yeni Parti’nin daha başlangıç aşamasında “iki başlılık” röntgeni çekilmiş, kimin sözünün YENİ Parti üzerinde daha etkili olduğu da ortaya çıkmıştı…

Yeni Parti’nin Silivri Cezaevi’ndeki Ekrem İmamoğlu’nun vesayeti altında kurulduğunu dünya biliyor. Özgür Özel’in CHP/Yeni Parti binalarından daha çok Silivri’ye gittiği de herkesin malumudur.

Bugün Özgür Özel’i yahut Yeni Parti’yi popüler kılan, CHP gibi köklü bir partiden ayrılmaları ve ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşlarımızın siyasi bir alternatif arayışıdır. Sokaktaki vatandaş röportajlarında Özgür Özel/Yeni Parti diyenlerin tek gerekçesi ekonomidir. Özellikle emekli vatandaşlarımızın ekonomik şartlarında iktidar tarafından iyileştirme yapıldığında ve genel olarak ekonomi alanında düzlüğe çıkıldığında, zaten Yeni Parti’nin yüzüne bakan olmaz. Bakması için tek sebep dahi yoktur çünkü…

2024 yerel seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nun belirlediği, Özgür Özel’in ise sadece onayladığı belediye başkanlarının içine düştüğü yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlık sarmalı, bunlara Türkiye’nin en küçük bir köyünün dahi teslim edilmeyeceğinin delilidir. CHP’nin belediye başkanlarını belirleyen Ekrem İmamoğlu’nun hangi suçlamalarla cezaevinde olduğu da ortadadır. Görevi boyunca İstanbul’da sergilediği tembellik ise dillere destandır.

Silivri’den böyle bir profil tarafından yönetilen YENİ Parti’nin Türk milletine verebileceği hiçbir katkı yoktur.

Özgür Özel, CHP Genel Başkanı iken bile Ekrem İmamoğlu’nun “CHP Eşbaşkanı” olduğu, kameraların önünde Özgür Özel’in yüzüne dahi söylenmişti. Yeni Parti’de ise Dilek İmamoğlu’nun yön tayinindeki etkisi, daha ilk önemli oylamada ortaya çıkmıştır.

Özgür Özel’in Yeni Parti’den bahsederken “CHP-İYİ Parti demeye başlaması”, kafasının karışıklığının delilidir. Çünkü onun Yeni Parti’de sağlıklı düşünebileceği bir atmosfer yoktur. Her şeyden önce onun Silivri’den zihnini kurtarması gerekmektedir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...