Türkgün | Beslenme ve Diyet | Aç karnına kahve içilir mi? Mideye etkisi ve kafein tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler

Aç karnına kahve içilir mi? Mideye etkisi ve kafein tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler

Sabah kahvaltıdan önce kahve tüketmek herkeste rahatsızlık oluşturmuyor. Ancak yanma, bulantı veya çarpıntı yaşayanların içtikleri miktarı ve vücutlarının verdiği tepkiyi değerlendirmesi gerekiyor.

Sabah kahvaltıdan önce kahve tüketmek herkeste rahatsızlık oluşturmuyor. Ancak yanma, bulantı veya çarpıntı yaşayanların içtikleri miktarı ve vücutlarının verdiği tepkiyi değerlendirmesi gerekiyor.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Sabah kahvaltıdan önce kahve tüketmek herkeste rahatsızlık oluşturmuyor. Ancak yanma, bulantı veya çarpıntı yaşayanların içtikleri miktarı ve vücutlarının verdiği tepkiyi değerlendirmesi gerekiyor.

KAHVALTIDAN ÖNCE İÇMEK MUTLAKA HASAR OLUŞTURMUYOR

Yemek yemeden kahve tüketmek, tek başına mide hastalığı geliştiği veya mideye zarar verildiği anlamına gelmiyor. Bazı kişiler bu alışkanlığı herhangi bir şikâyet yaşamadan sürdürebiliyor.

Bununla birlikte, hassasiyeti bulunanlarda mevcut rahatsızlıklar belirginleşebiliyor. Bu nedenle herkesin kahvaltıdan önce kahveyi bırakması gerektiği gibi, herkesin sorunsuz tüketebileceği yönündeki genellemeler de doğru değil.

REFLÜSÜ OLANLARDA YANMA ARTABİLİYOR

Kahve ve diğer kafein kaynakları, bazı kişilerde reflü belirtilerini tetikleyebiliyor. Göğüste yanma, ağıza ekşi tat gelmesi ve mide içeriğinin geri kaçması bu tabloya eşlik edebiliyor.

Ancak reflüsü bulunan herkes aynı içeceğe aynı tepkiyi vermiyor. Şikâyetin hangi miktarda ve hangi koşullarda ortaya çıktığını gözlemlemek, kişisel tetikleyicilerin belirlenmesine yardımcı olabiliyor.

RAHATSIZLIK VARSA TÜKETİM DÜZENİ DEĞİŞTİRİLEBİLİR

Kahvaltı öncesinde kahveyle birlikte yanma veya bulantı yaşayanlar, daha küçük porsiyonları ya da yemek sonrasında tüketmeyi deneyebilir. Bu değişikliklerin etkisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Yemekle birlikte içmek de sınırsız tüketimi güvenli hâle getirmiyor. Şikâyetler devam ediyorsa yalnızca içme saatini değiştirmekle yetinmek yerine sağlık değerlendirmesi alınması gerekiyor.

HER FİNCANDA AYNI MİKTARDA KAFEİN BULUNMUYOR

Kahvenin kafein içeriği; çekirdek türüne, hazırlama yöntemine, kullanılan miktara ve porsiyon büyüklüğüne göre değişiyor. Küçük bir fincan ile büyük bir bardak kahveyi yalnızca “bir adet” olarak saymak yanıltıcı olabiliyor.

Çay, kola, enerji içecekleri, çikolata ve bazı ürünlerden alınan kafein de günlük toplama ekleniyor. Hesap yapılırken yalnızca kahve tüketiminin dikkate alınması, gerçek miktarın olduğundan düşük görünmesine yol açabiliyor.

400 MİLİGRAM HERKES İÇİN HEDEF DEĞİL

Sağlıklı yetişkinlerin çoğunda, gün içine yayılmış toplam 400 miligrama kadar kafein tüketimi genel olarak güvenlik endişesi oluşturmuyor. Ancak bu miktar ulaşılması gereken bir hedef veya herkese uygun kişisel sınır anlamına gelmiyor.

Hassas kişiler daha düşük miktarlarda da rahatsızlık yaşayabiliyor. Mevcut hastalıklar ve kullanılan ilaçlar, tüketimin ayrıca değerlendirilmesini gerektirebiliyor.

ÇARPINTI VE HUZURSUZLUK MİKTARIN FAZLA GELDİĞİNİ GÖSTEREBİLİR

Fazla kafein; titreme, huzursuzluk, çarpıntı, mide rahatsızlığı ve uyku sorunlarına neden olabiliyor. Bu belirtiler ortaya çıktığında tüketimi artırmak yerine azaltmak ve yakınmaların sürüp sürmediğini izlemek önem taşıyor.

Yoğun kafein tüketen kişilerde azaltmanın kademeli yapılması, ani bırakmaya bağlı baş ağrısı gibi yoksunluk belirtilerini hafifletebiliyor.

UYKUYA YAKIN SAATLERDE ETKİSİ DEĞİŞEBİLİYOR

Kahvenin ne zaman içildiği, yalnızca mide açısından önem taşımıyor. Uyku saatine yakın alınan kafein, bazı kişilerde uyku süresini ve düzenini etkileyebiliyor. Yaklaşık 100 miligramlık bir miktar bile hassas yetişkinlerde bu etkiyi oluşturabiliyor.

Bu nedenle sabah tüketimini sorunsuz tolere eden bir kişinin, aynı miktarı akşam içtiğinde de aynı tepkiyi vereceği varsayılmamalı.

GEBELİKTE AYRI BİR SINIR UYGULANIYOR

Gebelikte tüm kaynaklardan alınan toplam kafeinin günlük 200 miligramı aşmaması öneriliyor. Kahvenin yanında tüketilen çay ve diğer kafeinli ürünlerin de bu hesaba katılması gerekiyor.

Gebelik planlayanlar, emzirenler ve düzenli ilaç kullananlar için uygun miktarın sağlık profesyoneliyle değerlendirilmesi önem taşıyor.

DEVAM EDEN ŞİKaYETLERİ SADECE KAHVEYE BAĞLAMAYIN

Tekrarlayan yanma ve bulantı, tüketim azaltılmasına rağmen sürüyorsa muayene gerekiyor. Yutma güçlüğü, sürekli kusma ve açıklanamayan kilo kaybı da değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.

Kanlı kusma veya siyah, katranımsı dışkı gibi sindirim sistemi kanaması belirtilerinde gecikmeden tıbbi yardım alınmalı. Yeni ya da şiddetli göğüs ağrısı da kahve veya reflü kaynaklı kabul edilerek geçiştirilmemeli.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...