Biji, Heval, Zübük Mansur Yavaş portresi

22.03.2019 09:50

2000 yılından bu yana Ankara’dayım. O tarihten 2005 yılına kadar Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nde Ortaöğretim Başkanlığı, Genel Sekreterlik ve bünyesinde çıkan dergilerde yöneticilik yaptım. 2005 yılında da MHP Genel Merkezi’nde “Basın Danışmanlığı” görevine başladım.

Bunu niye anlattım?

Şunun için…

Mansur Yavaş’ın Beypazarı Belediye Başkanı iken MHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yapılana kadar yüzünü hiçbir yerde görmedim. Ondan önce Yusuf isminde öğrenci bir arkadaşın Beypazarı’nda bir işi vardı. O zaman arayıp, o öğrenci arkadaşa Mansur Yavaş’tan randevu almıştım. O öğrenci arkadaş randevu günü Beypazarı Belediyesi’ne gittiğinde ise Mansur Yavaş önce yok çektirmiş, sonra arka kapıdan çıkıp kaçarken o öğrenci arkadaşa yakalanmıştı. Yani Mansur Yavaş arabasına binip giderken arkasından bakakalmıştı. Ankara’dan 100 km Beypazarı’na gidip, Beypazarı’ndan geri Ankara’ya 100 km geri dönen öğrenci arkadaşın hayal kırıklığı içinde “Reis bu adam tam bir Zübük” demesini hiç unutmam. Bugün niçin bol bol yalana başvurduğunu buradan anlayabilirsiniz.

MHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yapıldığında da MHP’nin başarısı için canla başla çalışmıştık. MHP’nin başarısını engellemek adına ona saldıran kişilere karşıda yine kalemimizle büyük bir mücadele vermiştik.

MHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu, kazanamadı. Ama MHP sayesinde onu Türkiye tanımıştı. Fakat karakteri ve cibiliyeti bu durumu kaldırmaya yetmedi. Tam 1 yıl sonra, büyük nankörlük ederek 12 Eylül 2010 referandumunda “MHP referandumda niye Evet demiyor?” diye MHP’yi sırtından hançerlemişti. MHP’yi CHP’leşmekle suçluyor, terörle mücadele etmiş komutan Engin Alan’ın MHP’ye katılmasını yerden yere vuruyordu. AKP ve FETÖ gazetelerinde “MHP barajlarda boğulacak” diye MHP’ye saldırıyordu. AKP ve FETÖ medyasının bir anda gözdesi olmuştu.

Herkes AKP’ye geçeceğini konuşuyordu. Çünkü MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yazdığı o meşhur mektupta “Haziran ayından itibaren ülkede yeni bir parlamento teşekkül edecektir. Bizzat iktidar partisi tarafından restorasyon dönemi olacağı ilan edilen bu dönemde, ülkücülerin bulunmaması, bu süreçte etkili olamaması elbette kabul edilebilir bir durum değildir.”  cümleleriyle AKP’ye göz kırpıyordu.

O günlerde AKP-cemaat can ciğer kuzu sarmasıydı çünkü…

Fakat bir taraftanda "Bazı başka partilerdeki makamlar yüzünden hiçbir zaman ben davasını, partisini satacak adam değilim." diye televizyonlarda açıklamalar yapıyordu.

Mansur Yavaş’ın destek verdiği 12 Eylül 2010 referandumuna teröristbaşı Fethullah Gülen "İmkân olsa mezardakileri bile kaldırarak 'evet' oyu kullandırmak lazım." diyerek sahipleniyordu.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’de “Fethullah Gülen ölüleri mezardan kaldırıp oy kullandıracağına ABD'den gelerek 12 Eylül'de oy kullansın” diye sert tepki gösterdikçe Mansur Yavaş gibiler deli oluyordu. Mansur Yavaş bu tarihlerde, MHP üzerinde kullanıldıktan sonra 2014 yılına kadar ortadan kaybolmuştu. O kayboluş günlerinde bugün ortaya çıkan ve başına bela olan sahte senet işleriyle uğraşıyormuş…

17-25 Aralık operasyonlarından dolayı AKP-cemaat bu sefer kanlı bıçaklı olmuştu.

FETÖ bu sefer CHP’ye yanaşmıştı.

12 Eylül 2010 referandumunda - Ülkücü harekete yabancı dar bir kadronun elinden çıkan politikalarla "CHP'yle özdeş parti" suçlamalarına çanak tutan bir anlayış sergilenmiştir. İçinde maneviyatı barındırmayan bir milliyetçiliğin halk tarafından CHP'yle aynı kategoride değerlendirildiğini fark edemeyen bir siyaset tarzıyla bu hareketi iktidara taşıyamayız.” diyerek MHP’yi suçlayan Mansur Yavaş malum işareti alınca bu sefer CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmuştu. İlk işi ise Ülkücü-MHP’li kimliği bıraktığını “Bugün 40 yıllık geçmişimi geride bırakarak, CHP adayı olmamla, geride kalan bütün tartışmalar bitecektir. Örgütle birlikte, el ele çalışarak Ankara’yı kazanacağız.” sözleriyle açıklamak olmuştu.

Hz. Ali’nin "Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmaklığın alametlerindendir." sözünü de bu noktada hatırlatmak lazımdır. 

2014 yılında CHP’den de kazamamıştı. O günden sonra yine ortalıkta gözükmüyordu. Sadece 2016 yılında CNN Türk’te bir programa katılmış HD(P)kk’nın çok istediği, CHP’nin getirme sözü verdiği “yerel özerklik” talebine “Mali özerklikten yanayım. Yerel yönetimler özerkliğini öncelikle Mali Özerklik yaparak belirlersiniz.” şeklinde destek vererek görünmüştü.

2019 yılında yine CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak karşımızdadır. Şimdi ise tek gündemi sahte senet konusu ve HDP’nin kendine olan desteğidir. Yerel yönetimler özerkliğine destek vererek zaten çoktan “BİJİ, HEVAL MANSUR” olmuştu.

Şimdi Mansur Yavaş’tan mağdur yaratarak sahte senet olayını kapatmaya ve HDP desteğini de gizleyerek Ankara’da başarı yakalamaya çalışıyorlar.

Ama biz sürekli şunu vurguluyoruz:

Sahte senet var =MAĞDUR

Vergi kaçırma var =MAĞDUR

Yalan beyan var =MAĞDUR

Sözleşme ve vekalet olmadan 3 milyonluk iş takibi var= MAĞDUR

Yargıdaki çetesiyle kaset ve görüntü karşılığı para isteme var= MAĞDUR

Şantaj var =MAĞDUR

Tehdit var=MAĞDUR

Mağdur tanımı sil baştan yapılmalı!

 HDP’nin desteği konusunu da ne kadar gizleseler de HDP’nin başındaki ne idüğü belirsiz adam ittifakı çok net itiraf etti.

Zaten Mansur Yavaş daha yolun başında iken “HDP ile görüşecek misiniz?” sorusuna “HDP ile görüşmeme ajanslar (CHP) karar verecek. Herkesle görüşürüm” diyerek Heval Mansur olmaya aday olduğunu göstermişti.

Fakat Türkiye genelinde olduğu gibi Ankara’da da HDP-CHP ilişkisine büyük tepki oluşunca bu işi sessiz sedasız yürütmeye çalışıyorlardı. Tabi HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli “Mansur Yavaş da bilecek ki seçilmişse HDP oylarıyla seçilmiştir. “ açıklamasını yapınca, Mansur Yavaş “Eyvah Ankara hayallerim gidiyor” diyerek anında “Terör örgütleriyle aralarına mesafe koyamayanlar bizden uzak olsun.” tepkisini gösterdi. Sonra CHP uyarmış olacak ki, bu sefer HDP’ye karşı yumuşayan "Ben HDP'lileri terörist olarak görmüyorum. Onların topluma kazandırılmasını düşünüyorum, tek adam pençesinden kurtarılmalı" açıklamasını yaptı.

Bu sefer de HDP’liler kudurmaya başladı.

HDP’li Hasip Kaplan "Mansur Yavaş, Seni öyle bir rehabilite ederiz ki feleğin şaşar. Aklın tavana vurur, Edepsiz..!" tepkisini gösterip tehdit etti.

HDP’li Hasip Kaplan’ın bu tehdidini CHP’li, İP’li sosyal medya trolleri, kendini uyanık sanan sol medya algı yaratmak için tam “Bakın bakın HDP’liler Mansur Yavaş’ı tehdit ediyor. Ne ittifakı?” diye kullanmaya başlamıştı ki, Mansur Yavaş “HDP’ye söylediklerimde dilim sürçmüş olabilir” açıklaması yaparak HDP karşısında tüm kanatlarını indirdi. HDP’nin tehditleri, CHP’nin uyarıları Mansur Yavaş’ı “Heval Mansur” noktasında tutmayı sürdürmüştür. Kulislerde konuşulan HDP’li bir yöneticinin Kemal Kılıçdaroğlu’nu arayarak “Mansur Yavaş’ı susturun” demesinden sonra, Kemal Kılıçdaroğlu’nun da Mansur Yavaş’a “Sahte senet konusu başımızı ağrıtırken, bir de HDP desteğini kaybetmeyelim” dediği yönündedir.

Mansur Yavaş Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olmak için herşeyi yapabilecek konumdadır. Bu yolda Heval Mansur da olur, Biji Mansur da…

Yarın “Çık git İmralı adasına Öcalan’la görüş” deseler uçarak gider…

10 yıl önce “Reis bu adam tam bir Zübük” diyen Yusuf isimli öğrenci arkadaşın dedikleri sizce haksız mı?

Elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin ama…