Türkgün | Bilim Teknoloji | SEO'da yeni dönem başladı: Yapay zekâda öne çıkmanın yolu değişiyor

SEO'da yeni dönem başladı: Yapay zekâda öne çıkmanın yolu değişiyor

ChatGPT ve Google gibi yapay zekâ destekli arama sistemleri, dijital görünürlükte yeni bir dönemi başlatıyor. Araştırmalar, kaynak gösteren ve doğrulanabilir bilgiler sunan içeriklerin yapay zekâ yanıtlarında daha görünür olabildiğine işaret ediyor.

ChatGPT ve Google gibi yapay zekâ destekli arama sistemleri, dijital görünürlükte yeni bir dönemi başlatıyor. Araştırmalar, kaynak gösteren ve doğrulanabilir bilgiler sunan içeriklerin yapay zekâ yanıtlarında daha görünür olabildiğine işaret ediyor.

KAYNAK: AA

Yapay zekâ modelleri ve bu teknolojiyle desteklenen arama motorları, dijital pazarlamada görünürlük kriterlerini yeniden şekillendiriyor. Uzmanlara göre markaların arama sonuçlarında öne çıkabilmesi için güvenilir, özgün ve doğrulanabilir içerik üretmesi giderek daha fazla önem kazanıyor. Üretken Arama Motoru Optimizasyonu (GEO) olarak adlandırılan yeni yaklaşım, geleneksel SEO anlayışında sıralama ve tıklama odaklı rekabetin yanına yapay zekâ yanıtlarında kaynak gösterilme ve önerilme hedefini de ekliyor.

SEO'dan GEO'ya geçiş dijital görünürlüğü değiştiriyor

Princeton Üniversitesi ve ortak kurumlar tarafından yayımlanan "GEO: Generative Engine Optimization" araştırması, dijital dünyada tıklama odaklı geleneksel yapıdan yapay zekâ destekli atıf ekonomisine geçişi ortaya koydu.

Yapay zekâ asistanlarının internet arama alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiği bu dönemde, arama sonuçlarında görünür olabilmek için şeffaf ve güvenilir dijital izler bırakmak önem kazanıyor. Üretken Arama Motoru Optimizasyonu (GEO) olarak adlandırılan süreçte algoritmaların özgün bilgi üretimini öne çıkardığı belirtiliyor.

Araştırmacılar, ChatGPT, Perplexity ve Google AI Overviews gibi üretken arama sistemlerinin veri işleme mimarisini analiz etmek amacıyla 10 binden fazla farklı sorgudan oluşan "GEO-bench" adlı test veri setini geliştirdi.

Gerçekleştirilen optimizasyon testleri, doğrulanabilir istatistikler sunan, kaynak gösteren ve alanında uzman görüşlerine yer veren içeriklerin yapay zekâ yanıtlarındaki görünürlüğünü yüzde 40'a varan oranlarda artırabildiğini ortaya koydu.

Kullanıcıların geleneksel bağlantılara tıklamak yerine doğrudan yapay zekâ tarafından oluşturulan yanıtları tercih etmesiyle Türkiye'deki dijital pazarlama çalışmaları da bu yönde dönüşüyor. Yapay zekâ motorlarının güvenilirlik ve otorite kriterleri, markaların dijital stratejilerinde daha fazla önem kazanıyor.

Uzmanlar, bu değişimin küresel dijital pazardaki bütçe rekabetini azaltarak nitelikli ve özgün bilgi üreten markalar için yeni fırsatlar oluşturabileceğine dikkati çekiyor.

Yapay zekâ yanıtları hangi kaynaklardan besleniyor?

Indexa Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Bünyamin Saraç, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) döneminde markaların sıralama, tıklama ve ziyaretçi sayılarına odaklandığını belirtti.

GEO döneminde ise şu soruların öne çıktığını ifade eden Saraç, kullanıcıların yapay zekâ asistanlarına belirli bir kategoride soru sorduğunda markanın yanıtlarda yer alıp almadığının, nasıl tanımlandığının ve hangi kaynakların gerekçe gösterildiğinin önem kazandığını söyledi.

Yapay zekâ modellerinin bir markayı veya içeriği güvenilir kaynak olarak seçerken hangi kriterleri dikkate aldığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saraç, şunları kaydetti:

"Model geliştiren şirketler kaynak seçim mekanizmalarının tam ayrıntısını kamuoyuyla paylaşmıyor. Bu nedenle kesin bir formül olduğunu söylemek doğru olmaz. Yine de akademik çalışmalar ve sistematik gözlemler bazı sinyalleri açıkça ortaya koyuyor. Yapay zeka cevapları iki kaynaktan besleniyor. Bunlar, modelin eğitildiği veriler ve cevap anında yapılan web taramaları şeklinde oluyor. Canlı taramada ise 'kaynağın otoritesi', 'teyit', 'güncellik', 'çıkarılabilirlik' sinyalleri öne çıkıyor."

Saraç, akademik çalışmaların da bu tabloyu desteklediğini belirterek GEO araştırmasında kaynak gösterme, güvenilir kaynaklardan alıntı yapma ve istatistik ekleme gibi içerik düzenlemelerinin, kontrollü deneylerde kaynağın üretken yanıtlar içindeki görünürlüğünü yüzde 40'a kadar artırabildiğinin görüldüğünü aktardı.

Yapay zekâ özetleri tıklama alışkanlıklarını değiştiriyor

Saraç, Pew Research Center'ın Mart 2025 verilerine dayanan analize göre Google'da yapay zekâ özeti gören kullanıcıların yüzde 8'inin bir sonuç bağlantısına tıkladığını, yapay zekâ özeti görmeyenlerde ise bu oranın yaklaşık iki katına çıktığını belirtti.

Bilgi amaçlı aramalardan gelen trafiğin azalmasını beklediklerini ifade eden Saraç, internet sitesine ulaşan ziyaretçilerin ön araştırmasını yapay zekâyla tamamlamış ve satın almaya daha yakın kişiler olabileceğini dile getirdi.

Saraç, başarı ölçütünün de değişeceğine işaret ederek, "Kaç tıklama aldık?" sorusunun yerini "Kritik sorularda kaç kez önerildik?" sorusunun alacağını söyledi.

Markaların güvenilirlik oluşturması gerekiyor

Analythick Kurucu Ortağı ve CEO'su Erdem Dağdemir, GEO döneminde yalnızca büyük veri (Big Data) odaklı teknik kodlamaların yeterli olmadığını belirtti.

Markaların, verilerin arkasındaki insani bağlamı ve gerçek deneyimleri ortaya koyan "thick data" (yoğun veri) yaklaşımına yönelmesi gerektiğini vurgulayan Dağdemir, şöyle konuştu:

"Yapay zeka, verinin boyutuna değil, niteliksel doğruluğuna ve derinliğine bakar. Yani yapay zeka, markanın dijital dünyadaki ayak izlerini çaprazlama sorgulayarak sentezler, 'Otorite mi, güvenilir mi, müşteriler memnun mu?' sorularına cevap arar."

Dağdemir, yapay zekâ asistanlarının markaları doğru alıntılaması ve güvenilir kaynak olarak önermesi için dijital ayak izlerinin, organik kullanıcı deneyimlerinin ve yorumların birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Dijital ayak izleriyle kurumsal vaatlerin birbirini doğrulamaması durumunda yapay zekânın markayı öneri listelerinden çıkarabileceğini belirten Dağdemir, markaların faaliyetlerini stratejik olarak planlaması, doğru iletişim kurması ve müşteri memnuniyetini dikkate alarak güven inşa etmesi gerektiğini söyledi.

Olumsuz kullanıcı yorumları marka görünürlüğünü etkileyebilir

Dağdemir, büyük dil modellerinin bir markayı güvenilir bulup önermesinin yalnızca içerik biçimiyle ilgili olmadığını, duygu analizi (Sentiment) ve kullanıcı deneyimi (UX) algoritmalarının da bu süreçte rol oynadığını belirtti.

Yapay zekânın markanın internet genelindeki dijital izlerinde bulunan duygusal tonu ölçtüğünü ifade eden Dağdemir, şu değerlendirmede bulundu:

"Yapay zeka, markanın internet geneline yayılan dijital izlerindeki duygusal tonu ölçer. Bir markanın web sitesi ne kadar teknik bilgiyle dolu olursa olsun, forumlarda, inceleme sitelerinde ve sosyal medyada baskın bir olumsuz sentiment (olumsuz duygu/şikayet) varsa, algoritma o markayı güvenilir kaynak listesinden düşürebilir. Bu bakımdan biz netnografi ve thick dataya dikkati çekiyoruz."

Dijital pazarlamada tıklama ekonomisinden atıf ekonomisine geçildiğini belirten Dağdemir, niceliğin tek başına yeterli olmadığını ve bu dönüşümün dijital halkla ilişkiler stratejilerini de etkileyeceğini söyledi.

Yapay zekâ çağında özgün bilgi üreten markalar öne çıkabilir

Dağdemir, insanların yoğun bilgi akışı içinde araştırma yapıp karar vermeye çalışırken hızlı sonuçlara ulaşmak amacıyla yapay zekâya yöneldiğini ifade etti.

Yapay zekânın kısa sürede sunduğu sentezlerin bireylerin ve sektörlerin yeni düzene uyum sağlamasını zorunlu kıldığını belirten Dağdemir, Türkiye'deki markaların bir bölümünün hâlâ eski arama motoru alışkanlıklarıyla hızlı ve çok görünmeye çalıştığını söyledi.

Dağdemir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yapay zekanın kısa sürede sunduğu net sentezler ise insan ve sektörlerin bu yeni hıza adapte olmasını zorunlu kılıyor. Türkiye ekosisteminin tam bu adaptasyon eşiğinde olduğu günümüzde, markaların bir kısmı hala eski arama motoru refleksleriyle 'hızlı ve çok' görünme çabasını sürdürüyor. Oysa yeni çağın temel kuralı görünür olmak değil, güvenilir olmaktan geçiyor, zira güvenilirlik görünürlüğü zaten beraberinde getiriyor. Dijital evrendeki bilgi kirliliği ve nitelikli içerik kıtlığında, reklam odaklı metinleri terk ederek özgün 'bilgi kazancı' ve doğruluk sunan markaların, yapay zeka yanıtlarında rakiplerinden çok daha hızlı öne geçeceğini öngörüyorum.”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...