BM, Kovid-19'un Türk Tarımına etkisini araştırdı!

21.04.2021 10:00

Çarpıcı tespitler var!..

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye ofislerinin ortaklığında çok önemli bir çalışmaya imza atıldı. “Kovid-19’un Tarım-Gıda Sektörüne ve Kırsal Alana Hızlı Etkilerinin Değerlendirilmesi Raporu” geçtiğimiz haftalarda yayımlandı. Rapor multidisipliner bir ekip çalışması ile ülkemiz uzmanlarının katkısı ile hazırlandı. Bugünkü yazımda bu çalışmadaki önemli bazı başlıkları ve tespitleri sizlerle paylaşmak istedim. Hedef kitlenin ve raporu hazırlayanların Türk olmasına rağmen neden İngilizce hazırlandığına bir anlam veremesem de içeriğinin gücü beni bu raporu okumaya itti.

Çalışma sadece masa başı ya da istatistiki verilere dayanmıyor. Sahada bizzat paydaşlarla anket ve derinlemesine mülakatlar ile bilimsel bir yöntemle bazı tespitler yapılmış. Dünyada arz-talep dengesinde çok önemli değişimlerin olmadığı, üretimde çok az da olsa bir azalmanın olduğu ifade ediliyor. Ayrıca sosyal hayata gelen kısıtların bunda önemli bir etki yarattığı düşünülmekte.

Çalışmada tarım-gıda zincirinde neler yaşanmış? Çarpıcı olanları paylaşmak isterim. “Restoran ve kebapçıların kapatılması, soğan ve yeşillik satışını azaltmıştır.”

Bitkisel üretimde okulların, otellerin, restoranların kapanması nedeniyle taze sebze talebinde daralmalar yaşanmış ve üreticiler kısmi olarak mağdur olmuşlardır. Tahıl, bakliyat ve yağ mahsullerinde fiyat artışları olurken, yumrulu bitkiler ve taze sebze grubunda fiyat düşüşleri yaşanmıştır. Soğan ihracatına koyulan kısıtlar ve otel ve restoranların kapatılması soğana olan talebi önemli derecede azaltmıştır.

“Özellikle kavanoz bal talebinde patlama yaşandı.”

Hayvansal üretimde okul, kantin ve pastanelerin kapalı olması nedeniyle lokal düzeyde taze süt ve süt ürünleri talebinde azalmalar yaşanmıştır. Pandeminin ilk dönemlerinde bal talebinde ciddi artışlar oldu.

“Firmalarda genç iş gücü talebinde artış görüldü.”

Gıda endüstrisinde makarna, kuru bakliyat, bal ve süt işleme tesisleri talebi karşılamak için vardiya sayısını arttırdı. “

Çiftçilerin bu desteklerden yeterince yararlanamadığı görüldü.”

Yarı zamanlı çalışma ödeneği, kamu bankalarından imtiyazlı kredi fırsatları, kredi borçlarının ertelenmesi, Kredi Garanti Fonu kapsamında destekler ve bazı belediye desteklerini sayabiliriz. Çiftçilerin bu desteklerden yeterince yararlanamadığı görüldü. Bunun en önemli nedeni, önceki kredi borçları nedeniyle başvuru şartlarına uygun olamaması.

Bu çalışmada 18 politika önerisi getirilmiş. Bunlardan bazıları:

Fiyatların istatistiksel olarak izlenmesi ve erken uyarı sistemlerinin kurulumu sağlanmalıdır. Tarımsal üretim girdilerinin, ihtiyaç açısından izlenmesine yönelik sistemler geliştirilmelidir. DİTAP güçlendirilmelidir. Kadın çiftçilerin de dâhil edildiği küçük ailem işletmeleri için e-pazarlama olanakları arttırılmalıdır. Tarım- gıda zincirinde özellikle tarlada kayıpların azaltılması yönünde tedbirler geliştirilmelidir. Gıda bankacılığı ve diğer gıda israfına yönelik programlar geliştirilmelidir. Küçük çiftçilerin pandemi ve benzer acil durumlara karşı yayım hizmetleri tasarlanmalıdır. Büyük-orta kapasitedeki çiftçilerin ve kırsal kesimdeki küçük çiftçilerin dijital becerilerini geliştirmeye yönelik kapasite geliştirme programları hayata geçirilmelidir. Vakti olan, bu çalışmayı mutlaka detaylı incelemeli diye düşünüyorum. İngilizce olması korkutmasın. İnternetteki çeviri programları bu konuda çok başarılı.

Küresel düzeyde hüküm süren hastalık sosyal mesafeleri genişletirken, düşünce kalıplarını, duygu kalibrelerini ve duruş kalitelerini fazlasıyla etkilemektedir. Buna yönelik hazırlık yapan, geleceğin ufkunu basiretle analiz eden ülkeler diğerlerine fark atacaktır. Tarımda fark atan ülke olmamız ümidiyle.

Kalın sağlıcakla…