Bu ihanet oluşumuna seyirci kalınamaz

19.09.2020 09:59

          Adı “Türk Tabipleri Birliği” olan, ancak varlığı, işi, yolu, yöntemi, kararları, açıklamaları Türk düşmanlığı üzerine kurulu olan bu kurum, artık millet sırtına ağır bir yük olmaya başlamış ve taşınamaz bir hal almıştır. Bunların bir meslek dayanışması ile hekimlerimizin sorunları, sağlık sektöründe ortaya çıkan meselelerin çözümü ile hiçbir ilgi ve ilişkileri yoktur. Varlık sebepleri toplumu kutuplaştırmak, korku yaymak, fesat çıkarmak ve kaos oluşturmaktır. Bunları bir siyasi değerlendirme olarak söylemiyorum, bugüne kadar herkesin şahit olduğu kirli sicillerinin ortaya koyduğu net ve tartışmasız gerçekleri dile getiriyorum.

İŞLERİ GÜÇLERİ MARAZA ÇIKARMAK

          Türkiye’de ne yazık ki, bu tür kurumlar mevcuttur ve varlıklarını sürdürebilmektedirler. Bunların Türk milletinin ortak değerleri ile asla bir ilgi ve ilişkileri yoktur. Ülkenin gelişmesinden rahatsızlık duyar, milletin refaha ulaşması karşısında çılgına dönerler. İsterler ki, her şey kötüye gitsin, toplumsal huzursuzluk artsın ve bunlara malzeme çıksın. Şehidi bilmezler, ama hiç utanmadan terör örgütlerine arka çıkarlar. Hukuku eğer büker, kendi menfaatlerine göre sonuca bağlarlar. Nerede bir maraza varsa, nerede bir olumsuzluk yaşanıyorsa, nerede bir ihanet bulunuyorsa orada yer alır, oraya destek verirler. Bilinen kirli sicillerinin ayrıntılarını burada anlatmaya kalkışsak, ne zamanımız yeter, ne sayfalarımıza sığar. Zamanın, şartların, konjonktürün avantajlarını kullanarak ele geçirilen TTB ve benzeri yapılar, tamamen Türkiye’nin düşmanlığına yöneliyor, Türk milletinin kuyusunu kazıyor, bunun da bir demokratik hak olduğunu söyleyerek, kendilerini temize çıkarmaya çalışıyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde ülkesine ve milletine düşman olmak, ayrıştırmak, bölmek, yıkmak bir demokratik hak olarak kabul edilmez ve bunun yapılmasına da izin verilmez. Türkiye’nin de artık bu ağır yükten kurtulmasının, bu ihanet oluşumlarına “dur” demesinin zamanı çoktan gelmiştir.

İYİCE İFŞA OLDULAR

          Sayın Devlet Bahçeli de bu Marksist oluşumun gerçek yüzünü ortaya dökmüş ve gereğinin yapılması çağrısında bulunmuştur. Bu çağrı toplumun geniş kesimlerinden de çok büyük ilgi ve destek bulmuştur. Ancak bu güruh, çığırtkanlığı, kargaşa oluşturmayı, azken çok görünmeyi iyi becerdiği için, hatta tek marifetleri bu olduğu için, hiç utanmadan, sıkılmadan, büyük bir pişkinlikle savunmaya geçmiş ve üste çıkmaya kalkışmışlardır. Bunu yaparken bir defa daha ifşa olmuş, bir defa daha açık düşmüşlerdir. TTB denilen bu Marksist yapılanmaya, aklı başında olan, ülkesini ve milletini seven, bölünmez bütünlüğü savunan, Türkiye’nin yükselmesini, yücelmesini isteyen hiç kimse sahip çıkmamıştır, zaten çıkması da mümkün değildir.

BUNLARDAN KİME FAYDA GELİR?

         Nerede bu milletle kavgalı, bu devletle sorunlu, bu ülkenin bölünmesinden yana olan varsa, alayı birden TTB’nin yanında hizalanmış ve saldırıya geçmişlerdir. Zillet güruhu eksiksiz biçimde yerini almış, PKK uzantılarından FETÖ kalıntılarına kadar hepsi birden bağırmaya başlamışlardır. Dün de yazmıştım, bir defa daha tekrar edeyim. Başka hiçbir şey olmasa dâhi, TTB denilen bu yapıya kimlerin destek verdiğine, kimlerin arka çıktığına, kimlerin koşarak sahiplendiğine bakmak ne olup bittiğini anlamak için fazlasıyla yeterli olacaktır. PKK uzantısı HDP’nin desteklediği, bütün Marksist sol oluşumların onayladığı, bu ülke ve milletle sorunlu oldukları net ve kesin biçimde ortaya çıkmış medya organlarının ve sözde yazar takımının savunup sahiplendiği böyle bir kurumdan, kime ve nasıl bir fayda gelebilir?

YAPILMASI GEREKEN BELLİ

         Bu telaş boşunadır. Yapılması gereken bellidir. Türkiye’nin kuyusunu kazan, Türk milletinin karşısında yer alan, bununla da yetinmeyip nifak sokmak, kargaşa çıkarmak, huzuru dinamitlemek, özellikle bu salgın sürecinde kahramanca bir mücadele veren sağlık çalışanlarımızın moralini bozup, aralarına fitne sokmak için çabalayan bu kuruma daha fazla seyirci kalınamaz. Elbette her şey hukuk içinde yapılacaktır. Sayın Devlet Bahçeli bir açıklama daha yaparak, bu ihanet oluşumunun peşinin bırakılmayacağını ilan etmiştir. 16 Eylül’de Twitter’dan yaptığı açıklamanın sonuna kadar arkasında olduğunu belirtmiş ve “Türk Tabipleri Birliği derhal kapatılmalıdır. Aynı zamanda dediğim şudur: Bu Birliğin yöneticilerinden hesap sorulmalıdır” diyerek, yapılması gerekeni söylemiştir.

MHP PEŞLERİNİ BIRAKMIYOR

         Sayın Bahçeli’nin de belirttiği gibi, şehidi bilmeyen, bayrağı bilmeyen, milli ve manevi değerlere yabancılaşmış bir Birliğin tasvip edilmesi mümkün değildir. Bunlarla mücadele sonuna kadar devam edecektir. Nitekim, bir MHP Başkanlık Divanı üyesinin başkanlığında bir heyet teşekkül ettirildiği ve bu heyet marifetince Türk Tabipleri Birliğinin dünü, bugünü, bütün fiili ve eylemlerinin inceleneceği, gerekirse hazırlanacak dosyanın Cumhuriyet Savcılıklarına intikal ettirileceği Türk milletine duyurulmuştur. Kirli çamaşırların ortaya çıkması, akıl, vicdan, ahlak sahibi olan, ülkenin bekasını her şeyin üzerinde tutan herkesin ortak beklentisidir