Canan'la yoldaşlık yap, Ozan Ceyhun'la tuzak kur!

CHP-HDP işbirliği içindeki ihanet rolünü örtbas edebilmek için Ozan Ceyhun’u kaçırılmaz bir fırsat olarak görmüş olmalı ki, bu isim üzerinden adeta seferberlik başlattılar. Spota çıkardıkları ana başlıklar “Ülkücü Şehit Mustafa Erol’un katili ve Ermeni Tasarısı destekçisi” olmuştur. Her iki başlıkta da ortada somut hiçbir belge yoktu ama Ozan Ceyhun’un bu konular üzerinden yıllardır suçlanması söz konusuydu.

28.02.2020 10:00

Geçtiğimiz bir hafta içinde Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi olan Ozan Ceyhun’un geçmişi üzerinden MHP’ye kumpas kurulmaya çalışıldı. Bu kumpasın merkez komutasında İP isimli partinin yöneticileri vardı. Bu parti CHP-HDP işbirliği içindeki ihanet rolünü örtbas edebilmek için Ozan Ceyhun’u kaçırılmaz bir fırsat olarak görmüş olmalı ki, bu isim üzerinden adeta seferberlik başlattılar. Spota çıkardıkları ana başlıklar “Ülkücü Şehit Mustafa Erol’un katili ve Ermeni Tasarısı destekçisi” olmuştur. Her iki başlıkta da ortada somut hiçbir belge yoktu ama Ozan Ceyhun’un bu konular üzerinden yıllardır suçlanması söz konusuydu. İP isimli parti bu konuların hiçbirinde hassasiyet taşımasa da bu konuları Cumhur ittifakına darbe, MHP’lileri, Ülkücüleri tahrik amaçlı kullanmıştır. İP’in milletvekillerinin üst üste istifaları gelirken, Ozan Ceyhun konusu gündem oluşturmak için onlar adına altın fırsat olmuştur. Terör örgütü PKK’nın siyasi kampına dönmüş CHP ile ittifak yapan İP’in ne şehit hassasiyeti olur ne de Ermeni Soykırım iftirasına desteğiyle meşhur Canan Kaftancıoğlu’nun yoldaşı olanlardan milli duruş sahibi birisi çıkar. Siyasi özeti bu olanlar Ozan Ceyhun üzerinden öyle bir seferberlik başlattılar ki, geçtiğimiz Cuma akşamı sosyal medyanın en büyük gündemi bu oldu.

Bu oyunu gördüğüm için, aynı akşam samimiyeti ve hassasiyeti adına Ozan Ceyhun konusunda yaklaşım sergileyenleri bir kenara koyarak, bu konuda istismar yapanlara bakış açımı sosyal medya üzerinden “Tunç Soyer’in, Ekrem İmamoğlu’nun PKK-HDP aşkına susanların, teröristbaşı Sakine Cansız aşkından yanan Canan Kaftancıoğlu ile poz verenlerin, binlerce şehidin katili HDP ile ittifak yapanların, Hendek- Çukur olaylarında 793 şehidimizin katillerine azmettiricilik yapan Demirtaş’a tapanların, CHP-PKK yoldaşlığına omuz verenlerin bu konuda attığı her twit istismar ve şerefsizliktir” cümleleriyle belirtmiştim. Buna benzer 4-5 twit daha atarak İP’in Ozan Ceyhun üzerinden oynamaya çalıştığı oyunu göstermeye çalışmıştım.

 

Hele İP’in en sinsi ve kurnaz olduğunu sanan adamı Ümit Özdağ’ın bu konuya dalışı ve birçok yeri organize etmeye çalışması gözden kaçmıyordu. O yüzden onu direkt işaretleyen “Mustafa Erol kim diye şu olay olmadan sorsan tanımayacak birisin ama ilk istismarını yapansın Ü.Özdağ! Teröristbaşı Sakine Cansız’a sevdalı, MLKP’nin sözde komutanı teröriste selam çakan, PKK- HDP aşkıyla bilinen Canan Kaftancıoğlu ile yanyana poz verirken hiç şehitleri düşündün mü?” ve ayrıca “Yan yana Ekrem İmamoğlu’na oy toplayan Ümit Özdağ! Onun PKK kurucusu Sakine Cansız’a duyduğu aşkı sordun mu? MLKP sözde komutanı teröriste selam çakmasını sordun mu? Demirtaş’la eğlence gecelerini sordun mu? Ermeni Soykırım iftirasını sordun mu? YPG sevdalarını sordun mu? Hadi sor gel!” twitlerini atmıştım. En çok beğeni alan da bu twitler olmuştu.

İP’in durduğu yer ve oynamaya çalıştığı oyun işte bu twitler içinde kalın çizgilerle işaretlenmişti. Ozan Ceyhun’un tam aydınlanmayan ve yıllardır tartışılan geçmişi birçok kişiyi de bu tuzağa çekmiştir.

“Ermeni Soykırım iftirasına” desteği açıkça tescillenmiş CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile sırıtarak poz verenler, İstanbul’da beraber zafer kutlaması yapanlar Ozan Ceyhun’u “Ermeni Tasarısına destek” vermekle suçluyordu. Ama Ozan Ceyhun’la ilgili 19 Ekim 2000 tarihli Hürriyet gazetesinde yayınlanan “Ceyhun’un tepki istifası” başlıklı bir haber bunları yalanlıyordu. Hürriyet’te 20 yıl önce yayınlanan haberin içeriğinde “Daniel Cohn- Bendit geçen hafta Avrupa Parlamentosu’nun Dış İlişkiler Komisyonu’nda ele alınan Türkiye raporuna sözde Ermeni soykırımı iddialarını eklemek istemiş ancak gördüğü tepki üzerine bu girişimden geri adım atmıştı. Cohn- Bendit’in bu tavrı, Ceyhun tarafından yoğun bir şekilde eleştirilmişti” cümleleri vardı. Bunun dışında Ozan Ceyhun’un “Ermeni tasarısı” konusunda farklı duruşuna dair bir habere de araştırmalarımda rastlamadım. Bu konuda ne iftira atanlara alet oluruz, ne de Ozan Ceyhun’u aklamak adına avukatlığını yaparız. Ama ortada böylesine gerçek bir durum var.

“Ozan Ceyhun Ülkücü şehit Mustafa Erol’un katili” şeklinde, yıllardır hepimizde oluşan kanaatin de yanlış bir bilgiden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Ülkücü şehit Mustafa Erol’un kar yağışlı bir havada gerçekleşen cenaze törenine ait fotoğrafı istismar ederek, Ülkücüleri, MHP’lileri tahrik etmeye çalışanlara MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Merhum şehidimiz Mustafa Erol’un katilinin kim ya da kimler olduğu belgeli, berrak ve resmi olarak tam bilinmeden, hatta mahkeme tutanakları iddiaları doğrulamazken, sosyal medyada provokasyon yapan, pusu kuran, ajitasyona yeltenen, bize dava öğretmeye, şehitlerimizi hatırlatmaya, MHP’yi yargılamaya çalışan art niyetli kişilerin varlığı da teker teker açığa çıkmıştır. Soros konuşulurken MHP tartışılamaya başlanmış, terörle mücadele heyecanla sürerken MHP köşeye sıkıştırılmak istenmiştir. Say desem beş şehidimizin ismini ve bunların katillerini tereddütsüz sayamayacak olanların fitne ateşini tutuşturmaları namertlik ve sahtekârlıktır” tepkisi de boşuna değildir.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden “Tartışmaların odağındaki Ozan Ceyhun Ülkücü şehidimiz Mustafa Erol’un katili olarak suçlanırken, yargılandığı davadaki isim Mustafa Eroğlu ismidir. Röportajında da bu durum ortaya çıkıyor. Bu konunun aydınlanması ve istismarların önüne geçilmesi gerekmektedir” demiştim.

Bu aydınlatmayı da titiz bir hukuki araştırma ve inceleme yapan Hukuk İşlerinden Sorumlu MHP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Sayın Feti Yıldız yapmıştır. Yıllardır Ülkücü şehidimiz Mustafa Erol’un katili olmakla suçlanan Ozan Ceyhun konusundaki hukuki gerçeklerin görülmesini sağlamıştır.

Sayın Feti Yıldız gerek meclis konuşmasında, gerek Kanal 5 isimli programda yaptığı açıklamalarla ve bu konuda hazırladığı hukuki raporla olayın netleşmesini sağlamıştır.

Şehidimiz Mustafa Erol 1 Mart 1977 yılında şehit edilirken, Ozan Ceyhun’un yargılandığı dava ise 31 Temmuz 1980 yılında inşaatta öldürülen Mustafa Eroğlu isminde bir vatandaştır. Bu olayda 3 kişi suçlanmıştır. Dev-Yol üyesi Ergül Akkılıç ve Gökhan Erten yargılanmış ve delil yetersizliğinden beraat etmiş, yurt dışında olduğu için yargılanamayan, hakkında gıyabı tevkif kararı ve kırmızı bülten çıkarılan Ozan Ceyhun yıllar sonra verdiği ifadeyle yargılanmış ve o da delil yetersizliğinden beraat etmiştir.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Feti Yıldız‘ın olayları aydınlatan bu bilgilendirmelerinden sonra, Ülkücü şehidimiz Mustafa Erol’un karlı bir kış gününe ait cenaze fotoğrafını kullanarak MHP, Ülkücü Hareket ve Cumhur ittifakı üzerinde provokasyon, istismar, manipülasyon yapmaya çalışanlar birden ortadan kayboldular. Çünkü şehidimiz Mustafa Erol’un şehit edildiği yıllarda Sayın Feti Yıldız İstanbul Ülkü Ocakları yöneticisiydi ve cenaze törenini organize edenlerin başında geliyordu. Cenaze töreninde bir konuşma yapan da oydu. Ve şehidimiz Mustafa Erol’a ait o meşhur fotoğrafın orijinali de Feti Yıldız’dadır. Yani olayların yaşandığı günlere ait hafıza da ondadır.

Şehidimiz Mustafa Erol’un cenaze fotoğrafı kullanılmak suretiyle yapılmak istenen istismarı ve oyunu MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli her yönüyle deşifre etmiştir. “Kuyuya taş atıp arkasından baktıranların kimler olduğunu biliyoruz” derken bunu boşa söylememiştir.

Şehit katilleriyle kol kola yürüyenlerin, Ülkücü şehitleri sadece istismar için kullanabileceğini bu olayda bir kez daha gördük.

Hepimize düşen görev, bizleri sorgulamaya kalkanların kim olduğunu bilmemiz ve onların yaptığı-yapacağı saldırılar karşısında kendi gerçeklerini yüzlerine vurmamızdır.

Ozan Ceyhun konusunda hepimizin çıkartacağı dersler vardır. Bize benzeyip bizden olmayanların sahte ağıtları, duyarlılıkları ve nutukları bir tuzaktı…

MHP ve Ülkücü Hareket’e kurdukları bu tuzak kendilerinin asker, polis ve Ülkücü katilleriyle daha rahat yürüyebilmesi adına planlanmıştı…

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli son grup toplantısında tuzaklarını başlarına yıkarak, şehit istismarcılarına hak ettiği dersi vermiştir.