Çark edip, aslına döndü

CHP, aldığı belediyelerin de şımarıklığı ile anında çark etmiş ve jakoben, Türk milletinin değerlerinden uzak, vesayetçi, gerçeklerden habersiz, aşırı sol unsurların tutsağı, marjinal bir parti olma kimliğine anında dönmüştür. Böyle bir partinin, Mustafa Kemal Atatürk’le bir ilgi ve alakasının kaldığını söylemek, kurucu liderimize büyük haksızlık ve saygısızlıktır.

18.09.2019 10:00

Yerel seçimlerden sonra ortaya çıkan siyasi tablonun, yani CHP ve yancılarının birkaç belediye fazla kazanmasının, aslında millette kalıcı bir karşılığının olmadığı ve olamayacağı kısa zamanda ortaya çıktı. Alınan belediyeler CHP’ye olan güvenin değil, yürütülen amansız algı operasyonlarına bağlı olarak oluşturulan zihin bulanıklığının sonucudur. Nitekim, bu kuru gürültünün kesilmesi ve her şeyin aslına rücu etmesine bağlı olarak, siyasi tablo berraklaşmış ve gerçekler ortaya çıkmıştır.

GERÇEKLER GİZLENDİ

  CHP, Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel gayreti ile olduğundan farklı, gerçek kimliği dışında bir görüntü vererek yerel seçimlere gitmiştir. Açık ve net şekilde takiyye yapmış, gerçek amacını gizlemiş, akıntıya kürek çekmiştir. Çağı geçmiş sol kimliğinden uzak durmuş, milli ve özellikle manevi değerleri sahipleniyor gibi görünmüştür. Gösterdiği adayların birçoğunun ortak noktası, sağ ve muhafazakâr seçmene hitap edebilecek bir profile sahip olmalarıdır. Onlar da siyasette yer bulma ve seçilebilme ihtimalini öne çıkararak, CHP’li olmakta bir sakınca görmemişlerdir. Buna bir de HDP üzerinden PKK ile, İP üzerinden FETÖ ile iş birliğini eklemiş ve buradan bir siyaset geliştirerek, sonuç almayı denemiştir. Bu taktik aslında son birkaç seçimde uygulamaya sokulmuş, son yerel seçimlerde zirveye ulaşmıştır.

GERÇEK KİMLİĞİNE DÖNDÜ

  CHP’nin bu taktiği yerel seçimlerde tutmuştur, ama bunun su üzerine yazı yazılmasından farksız olmadığı kısa zamanda ortaya çıkmıştır. CHP, aldığı belediyelerin de şımarıklığı ile anında çark etmiş ve jakoben, Türk milletinin değerlerinden uzak, vesayetçi, gerçeklerden habersiz, aşırı sol unsurların tutsağı, marjinal bir parti olma kimliğine anında dönmüştür. CHP zaten böyle bir partidir ve özellikle Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olmasından sonra içindeki milli-ulusalcı damarları partiden uzaklaştırmış, tüzüğünden çıkarmış ve hatta reddetmiştir. Takiyye yaparak, göstermelik adaylar bularak, duruma göre vaziyet alarak, bu sicilini gizlemeye çalışmış olsa da, artık her şey ayan-beyan ortadadır. Kemal Kılıçdaroğlu’ndan başlayıp, neredeyse bütün parti sözcülerinin açıklamalarında ve uygulamalarında CHP’nin nasıl savrulduğunu, Türkiye gerçeklerinden koptuğunu, aşırı solun, terör örgütlerinin ve marjinal unsurların kontrolüne girdiğini net olarak görüyoruz. Böyle bir partinin, Mustafa Kemal Atatürk’le bir ilgi ve alakasının kaldığını söylemek imkânsızdır, hatta kurucu liderimize büyük haksızlık ve saygısızlıktır.

NERESİ, ATATÜRK’ÜN PARTİSİ?

  Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti, bölücülerin, teröristlerin, vatan hainlerinin, Türk ve Türkiye düşmanlarının safında nasıl bulunur? FETÖ’ye, PKK’ya nasıl yol verir? HDP gibi bir partiyi nasıl savunur? PKK uzantısı PYD’yi terör örgütü olarak görmediğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu değil midir? Türk devletini katil olmakla suçlayan ve bu yüzden Türk yargısı tarafından cezalandırılan birini il başkanı yapmak nasıl izah edilecektir? Terör örgütünün arka bahçesi haline gelen belediye başkanları görevden alındıkları için ortalığı ayağa kaldıran CHP ile, doğrudan Kandil’den talimat alan HDP arasında ne fark var? Çocukları dağa kaçırılan annelerin feryadını duymak yerine, onları susturmak, bastırmak ve yok saymak için HDP argümanlarına sarılmak, PKK sözcülüğüne soyunmak, ilgisiz, alakasız örneklerle meseleyi sulandırmak hangi akla ve kime hizmettir? CHP, kısa süre önce PKK’yı övüp devlete meydan okuyan, terörü savunan HDP’li sözde milletvekilini hiç mi duymadı, hiç mi görmedi?

TÜRKİYE’NİN PARTİSİ OLMAKTAN ÇIKTI

  Başka hiçbir şey olmasa bile, İnönü ailesinin verdiği anlaşılan ve basına yansıyan yemek görüntüleri her şeyi anlamaya ve anlatmaya yetmez mi? O yemekte buluşanların içinde, bu milletin milli ve manevi değerleriyle barışık bir tek kişi bulabilir misiniz? CHP bu haliyle, bu anlayışıyla, bu siyaseti ile, bu görüntüsü ile bu milletin hangi derdine çare olabilir? CHP ne yazık ki, Türkiye’nin partisi olmaktan çıkmıştır. Yerel seçimlerin üzerinden henüz 5 ay kadar bir zaman geçmiştir. İstanbul seçimleri daha 3 ayını bile doldurmamıştır, ama CHP’ye verilen belediyelerde neler olacağı, bu milleti nelerin beklediği şimdiden ortaya çıkmıştır.

TARİH, TEKERRÜR EDİYOR

  Tarih, tekerrür etmektedir. CHP’ye daha önce de güvenip oy verenler, genelde olmasa bile yerelde iktidar olmasını sağlayanlar, büyük hayal kırıklığına uğramış ve çok pişman olmuşlardır. Bunun sayısız örnekleri vardır. Yine aynı şeylere şahitlik ediyoruz. CHP meydanlarda verdiği bütün sözleri unutmuş, seçim öncesi görüntüsünü anında terk etmiş ve asıl kimliğine geri dönerek, bu ülke ve milletle meselesi olanların ümidi ve dayanağı haline gelmiştir. Bu zihniyetin Türk milletine verebileceği hiçbir şey yoktur. CHP’den hiçbir beklentimiz, hiçbir ümidimiz bulunmamaktadır. Ümidi olanların da büyük bir hayal kırıklığı yaşadıklarını ibretle izliyoruz, Zaten geldikleri gibi gidecekler de, bütün beklentimiz, bütün dileğimiz CHP zihniyetinin ülkenin varlığına, birliğine çok daha büyük zararlar vermemesi, belediye kazandığı şehirleri enkaza çevirip, her türlü tehdit ve tehlikeye açık hale getirmemesidir.