Nature Astronomy dergisinde yayınlanan ve uluslararası bir ekip tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre bu ışıltılı fenomen sanılandan çok daha yaygın olabilir!
   
Karbon, Neptün ve Uranüs gibi buzlu gaz devlerinde atmosferin derinliklerindeki ultra yüksek sıcaklık ve basınç nedeniyle elmasa dönüşebiliyor. Bu koşullar, metan gibi hidrokarbonları parçalayarak içindeki karbon atomlarının diğer dört tanesiyle birleşmesine ve katı elmas parçacıkları oluşturmasına yol açıyor.
   
Elmasın oluşum süreçlerinin laboratuvar koşullarında simüle edildiği bu çalışmada yapılan deneylere göre, bu tür bir elmas oluşumu için sıcaklık ve basınç eşikleri bilim insanlarının düşündüğünden daha düşük.
   
Bu da ‘mini-Neptünler’ olarak adlandırılan daha küçük gaz gezegenlerinde elmas yağmurunu mümkün hâle getiriyor. Bilindiği üzere Güneş sistemi dışında böyle çok sayıda gezegen var.
   
'Elmas yağmuru' manyetik alan gizemine dair ipuçları sunuyor Bu bulgular Uranüs ve Neptün'ün manyetik alanlarıyla ilgili bazı gizemleri de açıklayabilir. SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı'ndan fizikçi Siegfried Glenzer, “Bu ezber bozan keşif sadece buzlu gezegenlerimiz hakkındaki bilgilerimizi derinleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Güneş sistemimizin dışındaki ötegezegenlerdeki benzer süreçleri anlamak için de önemli ipuçları içeriyor” diyor.


Yeni çalışmanın arkasındaki ekip, mengene benzeri bir düzenek arasında yüksek basınca maruz bırakılan hidrokarbon bileşiği izlemek için Avrupa XFEL'i ( X-Ray Free-Electron Laser) kullandı. Bu konfigürasyon, ekibin süreci daha önceki deneylerde mümkün olandan daha uzun süre takip edebilmesini sağladı.
   
Yapılan uzun inceleme, bu ilginç fenomenin gerçekleşmesi için gereken yoğun basınç ve süper yüksek sıcaklıkların daha önce düşünüldüğü kadar ekstrem olmadığını ortaya koyuyor. Gezegenler açısından bu durum, elmasların bilim insanlarının tahmin ettiğinden daha düşük seviyelerde oluşabileceğine işaret ediyor..
   
Bilim insanlarına göre elmas parçacıkları oluştuktan sonra gezegenin dış katmanlarından iç katmanlarına doğru inerken gaz ve buzu da beraberlerinde sürükleyerek akıma neden oluyor. Nature Astronomy'de yayınlanan yeni bulgular elmasların iletken bir buz tabakasının üzerinde oluştuğunu ve elmasların düşerken bu tabakayı harekete geçirdiğini gösteriyor. Ortaya çıkan akımlar, gezegenlerin manyetik alanlarını harekete geçiren bir tür dinamo görevi görüyor.
   
Peki bu araştırma neden önemli? Daha önce de belirttiğimiz gibi, araştırma buz devi gezegenlerde var olduğu tahmin edilen ve egzotik bir yağış türü olan ‘elmas yağmurunun’ daha önce düşünülenden daha yaygın olabileceğini ortaya koyuyor. Neptün ve Uranüs gibi buz gezegenleri Dünya'nın aksine simetrik manyetik alanlara sahip değil. Manyetik alanların gezegenin çekirdeğinde oluşmadığını düşündüren bu durum şimdiye kadar bir gizemdi ve elmaslar bunu açıklamaya yardımcı olabilir.


Araştırmayı yürüten bilim insanı Mungo Frost, “Elmas yağmurunun muhtemelen Uranüs ve Neptün'ün karmaşık manyetik alanlarının oluşumunda da etkisi var” diyor ve ekliyor: “Buzlu gezegenlerdeki ‘elmas yağmuru’ bize çözülmesi gereken büyüleyici bir bulmaca sunuyor.” Kim bilir? Belki bir gün Neptün ve Uranüs'ün zorlu atmosferinde gerçek bir saha araştırması yapabilir ve bu elmas yağmurunun nasıl oluştuğunu bizzat görebiliriz.

Editör: Arda Erden