CHP-HDP-İP klozeti Emin Çölaşan!

11.06.2020 10:00

          Emin Çölaşan CHP-HDP-İP ittifakından rahatsız değil ama AKP-MHP iktidarından rahatsız! MHP’ye “AKP bastonu” diyor, kendisine CHP-HDP-İP klozeti derseniz inanın tek kelimeyle doğru tarif yapmış olursunuz. Sanki MHP, AKP ile bir ihanete destek vermek için Cumhur ittifakını kurmuş gibi “Yakın geçmişte gerek Recep Bey ve gerekse partisine ettiğiniz sert sözler ve suçlamalar bazıları tarafından unutulmuş olsa da hepsi arşivlerde duruyor” diyor.

          Sözcü’nün müzelik solcusu Emin Çölaşan senede bir “Devlet Bey’e Açık Mektup” başlıklı bir yazı yazar. Daha ziyade saçmalıklarını, basit cümlelerini, kokuşmuş saplantılarını bu başlık altında piyasaya sürer. Dün uyanır uyanmaz baktığım sosyal medyada Emin Çölaşan’a MHP’liler, Ülkücüler tarafından gösterilen tepkilere denk geldim. Emin Çölaşan’a öylesine ağır sıfatlar takılmış ki, herhalde Emin Çölaşan bunun karşılığında yine bir yıllık aşağılanma vitaminini almıştır. Zaten yazdıklarına bakarsak, onun beklediği de böyle bir şeydir.

          MHP’liler, Ülkücüler, Emin Çölaşan’a çok kızıyorlar, ağır hakaretler ediyorlar ama Emin Çölaşan gerçekten normal bir insan değildir. Saplantılı, takıntılı biridir ve ruh sağlığına hiçbir zaman kavuşamamış düşünce hastalıklı bir solcudur.

          Şimdi normal olmayan bir adamdan sağlıklı düşünceler üretmesini beklemek elbette mümkün değildir. Belki “Emin Çölaşan ruh hastalığını yansıtmadan yazsın” şeklindeki beklenti hatasına hepimiz düşüyoruz. O adama sadece acıyın, zavallılıkları karşısında merhamet gösterin!

          Çünkü o, içine giren şeytan yüzünden saplantı ve takıntılarını tatmin etmek için herkesle iş birliği yapacak kadar şuurunu kaybetmiştir. Gün gelir terör örgütü PKK’nın yardım ve yaltakçısı HDP’ye oy ister, gün gelir “Şimdi Cemaati Savunma Vakti” diyerek FETÖ’ye “Burada açıkça söylüyorum… Bugüne kadar hakkında nice yazılar yazıp mahkemelik olduğum Fethullah ekibinin, başka bir deyişle cemaatin, terörle ilgisi olduğuna hiçbir zaman inanmadım” güzellemeleri yapar. Öyle bir takıntılı ve saplantılı biridir ki, Türk devleti, terör örgütü YPG ile mücadele ederken YPG safına geçer “Yaşa Devlet Bahçeli Paşa yaşa, adın yazılacak mücevher taşa!” başlıklı bir yazıyla şöyle basit ve saçma bir yazı yazar:

          6 Şubat günü partisinin Meclisteki grup toplantısında aynen şöyle dedi: ‘Eğer yeri gelirse ben de bir Bozkurt gibi en önde Afrin’e gider, taşıdığım canı bu vatana ve bu millete seve seve feda ederim. Bu da bir millete Devlet sözüdür.’ Aman haa Sayın Devlet Bahçeli, sakın ola ki gitmeyiniz! Sizin yeriniz burasıdır. Sizin canınız ve sağlığınız AKP ve dünya liderimiz açısından fevkalade önemlidir. Siz hep burada olmalı ve iktidarın her kararına açıktan destek atmalısınız ki, onlar rahat etsin…

          Emin Çölaşan, öldürülen 4600 YPG’li teröristin terörle mücadele adına ne demek olduğunu anlamaz, ortadan kaldırılan terör koridoru ne demek bilmez. Yeter ki, “AKP-MHP zarar görsün” ve onların yaptıkları toplum nazarında kötü şeyler olarak algılansın.

          Aslında nasıl bir ruh hastalığı içinde, takıntılı ve saplantılı biri olduğunu “Ne günlere kaldık!.. Eskiden iktidarın tetikçisi ve taşeronu olan cemaatle kavgalı idik. Şimdi bunca haksızlığa uğrayınca onların yanında yer almak, onları savunmak durumunda kalıyoruz. Apo’nun uzantısı olan HDP’den nefret ederdik. Şimdi AKP’nin elinden iktidarı söküp alma görevi adeta onlara verildi ve biz HDP’nin yüzde 10 barajını aşmasını dilemeye başladık! Yine bir atasözü ile bitireyim… Atalarımız ‘Büyük lokma ye büyük konuşma’ demiş, doğru söylemiş!” cümleleriyle çok önceden göstermişti.

Yani resmen diyor ki ; “Ben, AKP-MHP karşısında hangi düşman varsa hepsiyle beraber olurum”.

MHP’ye de “Niçin AKP ile beraber oluyorsun?” diye çıldırıyor.

          Emin Çölaşan öyle bir Atatürkçüdür ki, 7 Haziran seçimleri sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun “CHP-MHP-HDP koalisyon önerisini” reddeden MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye öfkesi, nefreti hâlâ dinmemiştir.

          Bu sözde Atatürkçü müptezel Emin Çölaşan “PKK’lılarla niçin yan yana gelip koalisyon kurmadınız?” diye adeta kudurmuştu.

          Devlet Bey’e Açık Mektup” yazıları hep bu yüzdendir. Yeter ki, PKK, FETÖ, DHKP-C, YPG, PYD başta olmak üzere herkesle iş birliği yap, AKP’yi devir. Adamın tek saplantılı, takıntılı düşüncesi budur.

          Emin Çölaşan, CHP-HDP-İP ittifakından rahatsız değil ama AKP-MHP iktidarından rahatsız! İşte bu durum bile sözde Atatürkçü Emin Çölaşan’ın nasıl bir rahatsız tip olduğunun bariz delilidir.

          MHP’ye “AKP bastonu” diyor, kendisine CHP-HDP-İP klozeti derseniz inanın tek kelimeyle doğru tarif yapmış olursunuz.

          Sanki MHP, AKP ile bir ihanete destek vermek için Cumhur İttifakı’nı kurmuş gibi “Yakın geçmişte gerek Recep Bey ve gerekse partisine ettiğiniz sert sözler ve suçlamalar bazıları tarafından unutulmuş olsa da hepsi arşivlerde duruyor” diyor.

          Dün yapılan PKK açılımı, Habur, Oslo, Dolmabahçe yanlışları kenara bırakılıp, bugün son beş yılda 15 bine yakın terörist öldürüldü ve terörle mücadelede ciddi, kararlı, tavizsiz sonuçlar alınıyorsa MHP Lideri Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birlikteliğinde arşive gerek var mı?

MHP dün yanlış dediklerine bugün doğru diyerek destek mi veriyor?

MHP her gün terörist leşleri seren iradenin en büyük destekçisi, Emin Çölaşan ise askerimizi, polislerimizi, sivil vatandaşlarımızı şehit eden PKK’nın da içinde yer aldığı projenin kalemidir.

          Emin Çölaşan, biz senin ülkeye olan birçok ihanetini yazarız. İşte kimlerle beraber olduğuna dair verdiğimiz bu örnek bile yeter. MHP bu ülkeye şimdi hangi ihaneti yapıyor? Türk devletinin Habur yolundan Kızılelma yoluna girmesi mi sana dert oldu Emin Çölaşan? Cumhur İttifakı’nın terörle mücadeledeki başarısı mı sana batan?

          Bak CHP-HDP-İP klozeti Emin Çölaşan! Senden beklenecek ruh hastalığıyla “İktidar, Devlet Bahçeli’nin mutlaka büyük bir açığını yakaladı! Gözü kapalı böylesine desteğin başka bir izahı olamaz” cümlesini kurmuşsun…

Türkiye’nin içinde ve dışında terör örgütlerine yönelik yapılan temizlik harekâtı mı MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bir zaafı olacak?

Kerkük’te Türkmen bayraklarının tekrar dalgalanması mı MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bir zaafı olacak?

Kıbrıs’ta milli politikalara dönüş mü MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bir zaafı olacak?

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı Operasyonlarında elinde ABD'nin yardım silahlarıyla yere serilen binlerce YPG'li teröristler mi MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin bir zaafı olacak?

Tunceli dağlarına askerlerimiz tarafından yazılan “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözleri mi MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bir zaafı olacak?

Türkiye tarafından yapılan Türk dünyası toplantıları mı MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bir zaafı olacak?

          Emin Çölaşan’ın yazısına göre Ayasofya’nın ibadete açılacak olmasının tartışılması ve buna MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin sonsuz destek vermesi de bir zafiyetmiş ve “büyük bir açığın” belirtisiymiş… Bir insan gerzek olur da inanın bu kadar olmaz. Bir de yazısında “Acaba arada sırada bazı anketler düzenleyip partinizin tabanına, yurtsever Ülkücü kesimlere bazı sorular soruyor musunuz?” diyerek bu gibi konularda destek vermenin Ülkücülerde tepkiyle karşılandığını yazıyor. Ayasofya ibadete açılacak ve bir Ülkücü bundan rahatsız olacak öyle mi?

          Bir zamanlar teröristlere “Ben olsam Türkiye’ye ramazanda saldırırım” diye yol gösteren dinsiz, imansız Emin Çölaşan için herhalde Ayasofya’nın ibadete açılacak olması büyük bir kâbus olacaktır.

          CHP-HDP-İP klozeti Emin Çölaşan, yazısı içinde “Dediniz ki ‘Biz Ayasofya’da çan sesi duymak istemiyoruz!..’ Ayasofya’da en son çan sesi İstanbul’un fethedildiği 29 Mayıs 1453 günü duyulmuştu. Aradan yüzyıllar geçti beyefendi, yoksa siz gaipten gelen çan sesleri mi duymaya başladınız? Ne zaman, nerede duydunuz o sesleri, ya da size kim söyledi?” yazmış… Akli dengesini nasıl kaybettiyse, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ne dediğinin farkında bile değil…

Zavallı Emin Çölaşan, MHP Lideri Devlet Bahçeli Ayasofya’da çan sesinin olmadığını bilecek kadar milli şuur sahibi…

Zaten o sözleri, Ayasofya’da okunan ezan seslerine alerji duyan, camilere saldıran Bizans artığı Yunanlılara söylüyor, ne hikmetse içimizdeki senin gibi Bizanslılar çıldırıyor.

CHP-HDP-İP klozeti Emin Çölaşan…

Bak bakalım!

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, Ayasofya üzerinde “çan sesi” hesabı peşinde koşan kimlere sesleniyor:

Bizans’ı ihya peşinde koşan ahmaklar boşa kürek çekmektedir.

Zulmün perdesi 567 yıl önce kapanmıştır.

Ayasofya, Müslüman Türk milletinin fetih camisidir.

Bu hakikat değişmeyecektir.

Herkes hesabını buna göre yapmalıdır.

Ayasofya’dan çan sesi değil, Allah’ın izniyle ezan sesi yükselecektir.”

Sen ve senin gibiler Bizanslı mısınız ki üzerinize alınıyorsunuz? Bu cümlelerden Devlet Bahçeli’nin “Ayasofya’da çan sesi çalınmadığını” bilmediğine dair sonucu nasıl çıkardınız?

Arşivlerden bahsedip, büyük bir açık yakalamaktan bahseden Emin Çölaşan… Gelelim senin arşivlerine ve açıklarına…

CHP-HDP-İP klozeti Emin Çölaşan, nasıl bir açığın var ki, PKK’lıları bile aklamaya çalışıyor ve PKK’nın siyasi uzantısı HDP’ye bile oy isteyebiliyorsun. Hem de Atatürk maskesi takarak yapıyorsun bunu…

          Terörist Demirtaş için “HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş hapishanede yatıyor. Dolayısıyla onun mitinglerde konuşması, yapacaklarını ve fikirlerini topluma anlatması asla söz konusu değil. Dört duvar arasından ne diyeceksiniz ki… Peki suçu ne? Bildiğim kadarıyla bölücülük falan değil. Ya ne? Cumhurbaşkanına hakaret! Hakkında verilmiş bir ceza var mı, herhangi bir ceza almış mı? Hayır, o sadece tutuklu. Yargılama devam ediyor. Tahliye edilmesi için üst yargı organlarına yaptığı itirazlar derhal reddediliyor ve bırakılmıyor. Seçime giren bir partinin genel başkanının, cumhurbaşkanlığı adayının cezaevinde yatıyor olmasını kimseye anlatamazsınız. Hele Batı dünyası böyle bir olayı kabul etmez” yazılarını hangi açıkların karşısında yazabildin? Terörist Demirtaş bölücü değilse kim bölücü?

          Meral Akşener’e 1997 yılında Hürriyet gazetesinde “Tansu-Özer ikilisinin memuru olan ve Tansu’nun eline tutuşturduğu metni önceki gün okuyup Türk ordusuna posta koyan, kerameti kendinden menkul Meral Akşener isimli kadın, çok tehlikeli bir oyun oynuyor. Haberi olsun. Geçmişteki olayları da bilmediği için her şeyi birbirine karıştırıyor. Askerlerden aldığı yanıt, yenilir yutulur gibi değil. Unutmasın, devletin kurumlarını birbirine düşürmeye kalkışanlar, hesabı fena verirler.

Onu, İçişleri Bakanı olduğu günlerde eniştesi Özer’in elini öperken görmüştük de, gülmüştük!

          Ne ilginçtir ki, geçmişi bilinmeyen bir kadın, sırf Tansu-Özer ikilisinin memuru olduğu ve el öptüğü için bu memlekette İçişleri Bakanı oldu!” cümlelerini yazarken şimdi onu destekleyip “Mert, dürüst, ilkeli ve sözüne güvenilir bir siyasetçi. Dönek değil, bazılarında olduğu gibi her tarafı ayrı oynamıyor. Gerek İçişleri Bakanlığı ve gerekse Millet İttifakı sürecinde nice badireler atlattı, nice eleştiriler aldı ama hiç kıvırtmadı, ihanet etmedi” methiyelerini hangi açıkların karşısında yazıyorsun?

          Geçmişte Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si ile ilgili “CHP günümüzde Atatürk’ün partisi midir, yoksa kuruluş ilkelerinden ödünler mi vermiştir? Bence ikincisi! Partiye yakışmayan bazı tipler ne yazık ki genel merkezin davetiyle CHP’ye doluşmuş durumda” yazılarını yazarken, şimdi hiçbir şey olmamış gibi CHP’nin ortada olan PKK ile iş birliğini hangi açıkların karşısında destekliyorsun?

CHP-HDP-İP klozeti Emin Çölaşan, yazılarından anlaşıldığı üzere zekâ derecen gerçekten çok düşük ama yazımın başında dediğim gibi bunu hastalıklı sol düşüncene, takıntılı ve saplantılı ruh haline bağlıyoruz.

Ama sen yine de MHP ve Lideri Devlet Bahçeli hakkında yazı yazarken yanında biraz akli dengesi yerinde olan bir yardımcı al da böyle rezil olacak yazılar yazma… Belki sana hafıza konusunda, olayların gerçek boyutu yönünde yardımcı olur.

Ama yine aşağılanma vitaminine ihtiyaç duyarsan, gel MHP’ye ve Ülkücülere bulaş… Seni en iyi onlar doyuruyor çünkü…