CHP'li belediyelerin ilk 100 gün bilançosu: Kıyım, kayırma, diyet

31 MART yerel seçimlerinin ardından göreve gelen belediyelerde, CHP’li başkanlar kelimenin tam anlamıyla hayal kırıklığı oluşturdular. İstanbul, Adana, Mersin, Antalya, Bolu belediyelerinde işçi kıyımı yapıldı. Bu belediyelerde sendikasını değiştirmek istemeyen işçilerin işlerine son verildi. Personelin önemli bir bölümü ülkücü olduğu için işten çıkarıldı.

Google Haberlere Abone ol
CHP'li belediyelerin ilk 100 gün bilançosu: Kıyım, kayırma, diyet
30.07.2019 10:00

KADİR YILDIZ / TÜRKGÜN

31 Mart yerel seçimlerinin ardından göreve gelen belediyelerde, CHP’li başkanlar kelimenin tam anlamıyla hayal kırıklığı oluşturdular. Vaatler unutulup rafa kaldırılırken, işçi kıyımı, rant paylaşımı, hısım akraba kayırmaları, HDP üzerinden PKK’ya diyet ödeme ve koltuk kavgaları her şeyin önüne geçti. Liyakat vurgusu ve seçim meydanlarındaki vaatler ilk 100 günde havada kalırken, akraba torpiline ve HDP’ye ödenecek diyete özel bir önem gösterdi.

KAYIRMALAR AYYUKA ÇIKTI

İzmir Selçuk Belediye Başkanı CHP’li Filiz Ceritoğlu Sengel ise kuzeni Oya Ceritoğlu’nu sekreter olarak görevlendirildi. Torbalı Belediye Başkanı da oğlunu belediye şirketinde genel müdür yardımcısı olarak görevlendirdi. 7 bin lira maaşla görevlendirilen Efe Uygur tepkilerin ardından görevden alındı. Karabük’ün Safranbolu Belediyesi’nde de benzer bir atama yapıldı. CHP’li Başkan Elif Köse, kardeşi Zafer Köse’yi özel kalem müdürlüğü görevine getirdi. Adana Seyhan Belediye Başkanı CHP’li Mehmet Akif Akay ise damadı Erkal Şenyurt’u özel kalem müdürü olarak görevlendirdi. Adana Büyükşehir Belediyesinde ise HDP kontenjanının ağırlıklı olduğu gözlendi. 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra hendek kazan PKK’ya dönemin HDP Eş Başkanı ve hali hazırda tutuklu olan Figen Yüksekdağ ile ortak bir basın toplantısı düzenleyerek karşı çıkan Kamuran Karaca Belediyede üst düzey göreve getirildi. Mersin Büyükşehir Belediyesinde ise aynı tablo yaşandı.

BANKAMATİK YALANI

HDP 31 Martta verdiği desteğin karşılığını belediyelerdeki görevlendirmelerle almak istedi. 31 Mart seçimleri öncesi HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli “İstanbul, Ankara ve diğer destek verdiğimiz yerlerde kazanmışsanız bu HDP sayesindedir. HDP’yi yok sayamazsınız” diyerek desteklerinin diyetini isteyeceklerini belirtmişti. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile BB Ekrem İmamoğlu arasında ise İstanbul üzerinde liderlik krizi olduğu kulislerde konuşulmaya başlandı. Kaftancıoğlu İstanbul BB ye üst düzey görevlendirme için liste sundu. Liste İmamoğlu engeline takıldı. Kaftancıoğlu bunun üzerine “HDP ile ittifakımız yok” söylemlerine rağmen HDP’nin gururunu okşayan ve PKK’lı teröristleri koruyan söylemlerde bulunmaya başladı. İstanbul, Adana, Mersin, Antalya, Bolu belediyelerinde işçi kıyımı yapıldı. Bu belediyelerde işçilerin sendika değiştirmesi istendi. Sendikasını değiştirmek istemeyen işçilerin işlerine son verildi. İşten atılan belediye personelinin bankamatik işçisi olduğu söylense de bu yalan kısa sürede ortaya çıktı. Personelin önemli bir bölümü ülkücü olduğu için işten çıkarıldı. Sürgün edilen işçilere ise iş sözleşmesine aykırı görevlendirmelerle baskı uygulanmaya başlandı.

VAATLER YERİNE GETİRİLMEDİ

HER fırsatta hükümetin 100 günlük programını eleştiren CHP, kendi partilerinin kazandığı belediyelerin 100 günlük performansında sınıfta kaldı. Verilen vaatlerin hiç biri yerine getirilmedi ve daha geriye bir gidiş belediyelerde kendini gösterdi. CHP’li belediyeler akraba atamalarından iş yapmaya vakit bulamadılar. Kimi belediler ise yapılan atamalarda kimseye güvenemedikleri için akraba ataması yaptıklarını ifade ettiler. Özellikle CHP Genel Başkanının “bizim belediyelerimizde asgari ücret 2200 TL olacak” vaadi henüz tutulmadı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da EYT sorununu çözeceğini ifade etmişti ancak bu yönde olumlu bir adım atmadı. Kamuoyu CHP’li belediyelerin seçim öncesi verdiği sözlerini tutmasını merakla bekliyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Belediye Başkanları kampında “Falan milletvekili telefon etti, onun akrabasıymış, hiç dinlemeyeceksiniz. Genel Başkan olarak söylüyorum, Genel Başkanın akrabası olsa bile hiç dinleyemeyeceksiniz. Liyakat çok önemli… Partizanca atamalardan uzaklaşın. İşi ehline vereceksiniz. Uzun bir Adalet Yürüyüşü yaptık, Mısır’daki sağır sultan duydu yürüyüşümüzü. Adaletle yöneteceksiniz. Belediye çalışanlarının özlük haklarına sahip çıkacaksınız. Kimsenin ekmeğiyle oynamayacaksınız. Belediyeyi adaletle yöneteceksiniz ki, size oy vermeyenler bile size saygı duysun.” ifadelerini kullanmıştı.

‘OĞLUNA VAR DA BİZE YOK MU’ EYLEMİ

İZMİR Torbalı Belediyesi’nde çalışırken, bir önceki dönem işe girmeleri nedeniyle ya işten çıkarıldıklarını ya da birimleri değiştirilerek işten çıkmaya zorlandıklarını ileri süren yaklaşık 100 işçi, Torbalı Meydanı’ndaki belediye binası önünde eylem yaptı. ‘Torbalı Emek ve Dayanışma İçi Platformu’ adı altında bir araya gelen işçiler, ellerinde, ‘Hani her şey çok güzel olacaktı’, ‘Martın sonu açlıkmış’, ‘Söz namustur’ dövizleri taşıdı, “Oğluna var da bize yok mu” sloganı attı. Beyninde tümör olduğunu söyleyen ve belediyenin engelli kadrosunda çalışan Yaşar Alavurt da, “Önceden otoparkta çalışıyordum, sonra arşiv birimine alındım. Ardından da belediye bünyesindeki bir kültür merkezine alındım ve son olarak da işime son verildi. Oğluna 7 bin TL maaş veriyor ama bizim gibi garibana 2 bin TL maaşı çok görüyor. Bu haksızlıktır” diye konuştu.

 

Yorumlar