Deli deli küpeli filmi gibiler

Merhum Necip Fazıl Kısakürek’in “Bugün bizdeki muhalefet, iktidarı düşürme şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır...”

Günün Başyazısı
Haber Girişi:
Son Güncelleme:
Google Haberlere Abone ol
Deli deli küpeli filmi gibiler

Merhum Necip Fazıl Kısakürek’in “Bugün bizdeki muhalefet, iktidarı düşürme şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır...” (16 Nisan 1956 ) sözü günümüzdeki mevcut muhalefeti bire bir tarif etmiyor mu?

Terörle mücadelede karşı- mızda PKK’lı oluyorlar, YPG’li oluyorlar, PYD’li oluyorlar, FETÖ’cü oluyorlar, DHKP-C’li oluyorlar...

Karabağ’ı Ermeni işgalinden kurtarıyorsun, karşımızda Ermenici oluyorlar.

Adalar meselesi konuşuluyor, karşı- mızda Yunancı oluyorlar.

Joe Biden ABD Başkanı olmadan önce, “Türkiye’deki muhalefeti destekleyerek Erdoğan’ı devirmeliyiz” sözünden mesajı alınca kürsülere koşup “Büyük Ortadoğu Projesini hayata geçireceğiz” diye nutuk atıyorlar. Türkiye’deki muhalefetin en net ve kısa özeti budur.

Bir de bu muhalefetin en çok çıldırdığı konu ise Türkiye’nin milli savunma konusunda hem kendini geliştirip üretime geçmesi hem de yurt dışından ihtiyacımız olan savunma araçlarını almasına yöneliktir. Terör örgütü PKK’ya ağır darbe vuran, Karabağ’ın işgalden kurtarılmasında büyük katkısı olan İHA-SİHA’dan bahsedince cin çarpmışa dönmeleri bile muhalefetin psikolojisini göstermeye yetmektedir.

Türkiye kendi sınırları içinde mücadelesini verdiği gibi, Irak ve Suriye sınırları içinde de terörle mücadele ederken, ABD Yunanistan’da askeri üs kurmaya devam ederken, Ermenistan sürekli düşmanlık için fırsat kollarken, Türkiye’nin kara talih muhalefetinin başını çeken Kemal Kılıçdaroğlu İngiltere merkezli yayın kuruluşu olan BBC Türkçe muhabirinin sorduğu S-400 alımı sorusuna “Gittiler S-400 aldılar. Şu soruyu sordum, kime karşı kullanacaksınız? Yunanistan’a karşı mı kullanacaksınız? NATO ittifakı içinde. Suriye’ye karşı mı kullanacaksınız? Orası da çok daha güçlü Ruslar var. İran’a karşı mı kullanacaksınız? Bu sorunun yanıtını şu ana kadar almış değiliz” cevabını verebiliyor.

“Türkiye’nin beka problemi yok. YPG bize mi saldıracak” diyen adamın vizyonu da, çapı da elbette böyle olur.

Ama sıkışınca da hemen inkâra ve yalana başvuruyorlar.

Peki, CHP Sözcüsü Faik Öztrak 23 Kasım 2020 tarihli açıklamasında ne diyordu?; “Genel başkanımızın da benim de bu S-400’lerle ilgili söylediklerimiz son derece açıktır ve partimizin resmi görüşünü yansıtır. S-400’lerin alınması gerek diyen bizim genel başkanımız.”

CHP aynen başrollerinde Kemal Sunal’ın yer aldığı komedi filminde tımarhaneden kaçıp bir ilçeye gelen delinin, çeşitli rastlantılar sonucu kaymakam olmasının anlatıldığı “Deli Deli Küpeli” filmi gibi...

Kemal Kılıçdaroğlu daha geçen hafta İngiliz medyasına “Gittiler S-400 aldılar. Şu soruyu sordum, kime karşı kullanacaksınız?” diyor. İki yıl önce CHP sözcüsü de “S-400’lerin alınması gerek diyen bizim genel başkanımız” açıklamasını yapıyor. “Deli Deli Küpeli” hali değil de nedir bu?

Siz, Faik Öztrak’ın itici komedyenliğine bakmayın, CHP’de birçok yönetici elbette S-400’e şiddetle karşıydı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun güncel röportajı da bunun delilidir.

CHP, Türkiye’nin güçlü bir savunma sistemi olmasını istemiyor. Her milli savunma meselesinde Türkiye’nin zayıf kalmasını isteyen tutum takınıyorlar. Kimin hesabına çalışıyorlar? İleri de Türkiye’ye kim saldıracak da onlara karşı direnç olmasın düşüncesindeler?

ABD? Yunanistan? Ermenistan? CHP için her şık olabilir. Bu şıklar artabilir de...

Türkiye’nin milli savunma sanayiindeki gelişimini sürekli aşağılıyor ve engellemeye çalışıyorsan senin hesabın düşmana hizmettir. S-400’e, İHA ve SİHA’lara karşı ve diğer milli savunma üretimlerine karşı çıkıyorsan bir soysuzluk ve kansızlık emaresi vardır. Çakma Kuvâ-yi Milliyeciler anladınız mı?

Yorumlar