“Parlak çekmek” diye bir deyim vardır. Güvercin besleyenlerin güvercin yakalamak veya uçan güvercinlerini yere indirmek için kullandıkları yöntem adına bu deyim kullanılır. Yerdeki beyaz bir güvercin özel bir şekilde kuyruğundan tutularak kanatları serbest bırakılır, kuş kanatlarını çırpmaya başlayınca havadaki güvercinler yerdeki işareti fark eder ve süzülerek kanat çırpan güvercinin olduğu noktaya inerler ve böylelikle diğer güvercinlerde yakalanır. Bu deyim Adana ve çevresindeki illerde kullanılıyor ve uygulanıyor. Siyasette de seçmen düşürmek için parlak çeken birçok politikacı var. Mesele çok parti gezen Mansur Yavaş (MHP, ANAP, BBP, CHP) bunlardan birisidir. Gittiği yerlerde çadır kurarken başka, kurduktan sonra bir başka davranan modeldir.

MHP’de iken milyonların huzurunda ekranlardan “Bazı başka partilerdeki makamlar yüzünden hiçbir zaman ben davasını, partisini satacak değilim” diyordu. İki yıl sonra da CHP’ye geçmiş ve “Bugün 40 yıllık geçmişimi geride bırakarak, CHP adayı olmamla, geride kalan tüm tartışmalar bitecektir. Örgütle birlikte, el ele çalışarak Ankara’yı kazanacağız” diye geçmişini silip atıyordu. Omurgalı bir insanın bu cümlelerden sonra bir daha “Ülkücülük” adına ahkâm kesmesi mümkün olur mu? Zaten MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye yazdığı mektubun içeriğinden sonra CHP’ye geçmiş olması o kadar uçuk bir haldi ki, bir daha “Ülkücülük” sıfatı etrafında ahkâm kesmesinin mümkün olmadığını bildiği için “40 yıllık geçmişimi geride bıraktım” diyordu. Ama 2013’ten beri CHP’de yerleşik düzene geçtiğinden siyasi karakter zafiyetlerini, CHP’de bulaştığı ihanetleri örtbas etmek için son yıllarda “Ben de Ülkücüyüm” demeye başladı. Hayırdır Mansur Yavaş ne Ülkücülüğü bu?

Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz Mansur Yavaş, MHP Lideri Devlet Bahçeli, Engin Alan gibi vatansever bir komutana MHP’de siyaset alanı açtı diye ona karşı “Böyleleri MHP’de olmamalı diye fitne mektubu” yazıyordun.

Daha iki gün önce CHP’deki bölücü söylemleriyle popüler olan vekil Sezgin Tanrıkulu ile aynı fotoğraf karesinde yan yana poz verdin. O an hiç mi aklına terör örgütü PKK’nın televizyon kanallarında cirit atan, sürekli PKK’nın eylem ve söylemlerine sahip Sezgin Tanrıkulu portresi gelmedi? Siyasi menfaatlerin uğruna gelmez değil mi? Diğer yanında da “DEM ile ilişkilerimiz sürecek” diyen “şeffaf” Özgür Özel oturuyordu zaten. Al birini, vur ötekine…

Engin Alan’a gösterdiğin düşmanlığı bir gün olsun HD(P)KK, Yeşil Sol ve DEM ile düşüp kalkan CHP Genel Başkanları ve yöneticilerine karşı neden gösteremedin?

Bir de çıkıyor ağzını yamulta yamulta “Ben de Ülkücüyüm” nutukları atıyorsun?

Cumhur ittifakının ABB Adayı Turgut Altınok’un “Seçim zamanı geldiğinde ülkücülüğe sarılıyor, Türk milletçiliğine sarılıyor.” sözü Mansur Yavaş’ın seçim zamanları parlak çekme hamlelerinin özetidir. Mansur Yavaş ne Ülkücüdür ne de Türk milliyetçisidir. İdeolojisi olmayan, siyasi menfaatleri için her kimliği rozet olarak taşıyabilecek karakterde olan klasik bir kasaba politikacısıdır. Son dönemlerde “Mansur Yavaş’ı tanıdıkça sevmezsiniz” şeklinde çok güzel bir slogan bulmuşlardı. Biz onu özellikle 12 Eylül 2010 referandum zamanı tanımıştık. O yüzden sevilecek bir yönü olmadığını çok iyi biliyoruz. Onun o günlerde MHP’ye yazdığı mektubu okuyun, Ülkücü olup da midesi bulanmayacak var mı görelim.

Mansur 2019 yılında CHP, İP, HDP ittifakıyla ABB Başkanı oldu. Ankara’da gözle görülen bir proje hayata geçirdi mi? Seldeki, kardaki acizliğini tüm dünya görmüştü. Ankara’nın göbeğindeki ağaçları bile bakımsızlıktan kurutan çapsızlık onun zamanında yaşandı. 99 öğrenciye yaptığı yardımı 99 milyon öğrenciye yapmış gibi anlatan sosyal medya algı belediyeciliği onun en başarılı olduğu alan olmuştu. Bu konuda onun eline sadece Ekrem İmamoğlu su dökebilir.

Ankara’da söz verdiği vaatlerini tutmamış, hayata geçirdiği projesi olmamış Mansur Yavaş da ne yapsın, seçim zamanı seçmene “Ben de Ülkücüyüm” şeklinde parlak çekmeye çalışıyor. Buna kanan ahmak var mı? Elbette adı üstünde ona ahmak dışında kim kanar? CHP’ye “40 yıllık geçmişimi geride bıraktım” diyerek katılmış bir adama hala “Ülkücü” demek için ahmak olma özelliği elbette şarttır. Onun nasıl bir Ülkücü(!) olduğunu yıllardır danışmanlığını yapan Servet Avcı’ya sorun, o size çok iyi anlatacaktır.

Mansur Yavaş ülkücülük rollerini bıraksın, o önce gittiği yerin adamı olmayı öğrensin. Mansur Yavaş, CHP’nin üyesi ve CHP’nin Belediye Başkanı ise CHP’li olmaktan utanmadan bulunduğu yerin kimliğini taşısın. Bir adam için PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin oyuyla seçilmek kadar utanç verici bir şey olabilir mi? 2019’un HDP Eşbaşkanı “Mansur Yavaş bizim sayemizde seçilecek” dediği an, Mansur Yavaş’ın yerin dibine girdiği an olmalıydı.

Mansur Yavaş, CHP’ye gittiği gün zaten karakter olarak gömülmüştü. Üstüne bir de CHP/HDP ittifakıyla seçilmiş olması onun bu ölü karakterini dosta düşmana göstermiştir. 2019 seçimlerine “Ajans izin verirse HDP ile görüşürüz” diye başlamış, Cumhurbaşkanlığı seçim döneminde de teröristbaşı Öcalan’dan “Apo Bey” diye bahsetmiş, hızını da alamamış HDP de Meclis’te olup derdini anlatmak istiyordur, meşrudur bu şekilde düşünüyorsa. Demirtaş’ın ‘PKK silah bırakmalı’ açıklamasını gördüm. HDP bu şekilde Meclis’e gelip Meclis’in güçlü olmasını isteyip PKK’ya ‘Silah bırakın, ne konuşulacaksa Meclis’te konuşulsun’ diyecektir belki.” cümlelerini kurmuştu.

Şimdi bu adam siyasi parlak çekip Ülkücüleri kandıracak öyle mi? İçimizde öyle kanacak ahmak sanırım yoktur. Zaten kanan ahmak varsa da o kişi de Ülkücü değildir. 2013 yılından 2024 yılına kadar Mansur Yavaş’ın “Yoldaş” olduğuna şahidiz de ondan önce MÇP, BBP, ANAP, MHP maceraları onun omurgalı bir Ülkücü olmadığını ispatlayacak şekilde arşivlerle ortadır.

Mansur Yavaş DEM ile güvercin uçurup, Genel Başkanı Özgür Özel ile parlak çekmeyi denesin. 40 Yıllık geçmişini geride bırakıp CHP’ye geçen bir adama, gittiği yerin kurallarına uymak düşer. Haydi Yoldaş Mansur görelim seni… Sen bir CHP’lisin Yoldaş Mansur! UTANMA!