Denizin tutuştuğu gün: 18 Mart 1915

19.03.2020 10:00

18 Mart 1915 sabahı, Seddülbahir yönünden, en önde Triumph olmak üzere Agamemnon, Lord Nelson, Queen Elizabeth, Inflexible, Prince George savaş gemileri ve bunları takiben beş torpido görünmeye başladı. Saat 14.00’te Anadolu Hamidiye Tabyası’nca ateş altına alınan Bouvet, hafif bir dumanla birlikte yan yatmaya başladı ve 603 kişiyle birlikte battı.

ŞARK meselesi, diğer söylemle Doğu Sorunu’nu kendi çıkarları çerçevesinde çözümlemek ve Osmanlı ülkesindeki bütün kaynaklara sahip olmak isteyen İngiltere, ilk fırsatta Osmanlı başkenti İstanbul’u denetim altına almak için teşebbüse geçmiştir. Osmanlı Devleti fiilen henüz daha savaşa girmeden önce, 27 Eylül 1914 günü Çanakkale Boğazı girişinde; başta İngiliz donanması olmak üzere diğer müttefik donanmasına ait gemiler Çanakkale Boğazı önünde sık sık boy göstermeye başladı. Boğaz önündeki İngiliz filosu, o sırada bölgede karakol görevi yapan Osmanlı donanmasına ait Akhisar torpido botuna geri dönmesi için sert bir şekilde ihtarda bulunmuştur. Bu durum boğaz girişinde Osmanlı Devleti’nce daha sıkı bir denetimin uygulamaya konulmasına yol açmıştır. Nitekim Türk ve Alman askerî heyetlerinin kararıyla “Çanakkale Boğazı kapatılmış, fenerler söndürülmüş, önemli geçiş noktaları mayınlanmış, kimi stratejik noktalara da ihtar levhaları yerleştirilmiştir.”

Osmanlı Devleti’ne sığınan Yavuz ve Midilli gemileri öncülüğünde Türk donanmasında Karadeniz’in kuzeyindeki Rus limanlarının bombardımana tutulması Rusların Osmanlı Devleti’ne harp ilan etmesine yol açmıştır. Rusların 1 Kasım 1914’de başlattıkları Kafkas harekâtı üzerine, 18 İngiliz ve 1 Fransız gemisinden oluşan Amiral Carden yönetimindeki Birleşik İtilaf Filosu da, 3 Kasım 1914 sabahı Çanakkale Boğazı’nın giriş tahkimatı bombardımana tutmuştur. Bundan başka Çanakkale Boğazı güney girişindeki Seddülbahir ve Kumkale de ateşe tutulmuştur. Bombardıman sonunda şehit olan, 5 subay ve 81 er Çanakkale muharebelerinin ilk şehitleri olarak tarihe geçmiştir.

Müttefik donanmasının bu ilk şiddetli bombardımanı, Tekirdağ’da bulunan 3. Kolordunun derhal Çanakkale cephesine intikal ettirilmesine yol açmıştır. Bundan böyle boğazın savunmasını bu kolordu üstlenecektir. Böylece Osmanlı Genelkurmayı muhtemel çıkarma harekâtı ve kara savaşlarının yapılması ihtimalini güçlü bularak bölgeye önemli bir kuvvet kaydırmıştır. 3. Kolordu Komutanlığı maiyetindeki birliklere 9 Kasım 1914 tarihi itibariyle boğazın ve Gelibolu yarımadasının savunması ile ilgili emirler vermiş, gerekli savunma düzenini aldırmıştı.

Müttefik donanması 19, 25, 26 Şubat ve 1-17 Mart 1915 tarihlerinde, hava şartlarının elverişliliğine bağlı olarak, Çanakkale Boğazı çevresinde mevzilenmiş olan Türk bataryalarını tahrip etme ve boğazdaki mayınları temizleme girişimlerinde bulunmuştur. Müttefikler, 4 Mart’ta Seddülbahir ve Kumkale bölgelerine, birer müfreze çıkarmışlardır. Tabyalarda sağlam kalmış topları tahrip etmek amacıyla görevli bu müfrezeler, donanma ateşi desteğine rağmen şiddetli Türk kara birliklerinin şiddetli ateşleri ve süngü hücumları karşısında çekilmek zorunda kalmışlardır. Birleşik Filonun bu evrede başarısız geçen Çanakkale Boğazı macerası sonunda 16 Mart 1915’de Amiral Carden görevden alınmış, yerine Amiral De Robeck atanmıştır.

18 Mart 1915 sabahı hava, harekâta elverişliydi. Saat 11’e doğru Seddülbahir yönünden, en önde Triumph olmak üzere sırasıyla Agamemnon, Lord Nelson, Queen Elizabeth, Inflexible, Prince George savaş gemileri ve bunları takiben beş torpido görünmeye başlamıştır. Uçak keşif raporlarından da Boğaz’ın dışında Bozcaada dolaylarında 15’i İngiliz, 4’ü Fransız olmak üzere toplam 19 savaş gemisi ile 3 kruvazör, birçok torpido, tahrip ve taşıt gemilerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Saat 11.30’da 4 Fransız savaş gemisi (Suffren, Charlemagne, Galois ve Bouvet) Seddülbahir önünden çıkarak Çanakkale Boğaz’ına girmişlerdir. Weymouth Kruvazörü Kumkale arkasında görünerek Yenişehir’i bombardımana başlamıştır. İngiliz gemileri şu şekilde ateş bölümü yaptılar: Prince George, Tenger ve Baykuş yönüne; Queen Elizabeth, Anadolu Hamidiye Tabyası’na; Agamemnon ve Lord Nelson, Kilitbahir Grubu’na; Inflexible, Mecidiye ile Halileli ve Erenköy yönlerine; Triumph, Dardanos Tabyası’na. Saat 13.30’a gelindiğinde bombardıman şiddetlenmiş, merkez grubundaki bütün tabyalar yoğun ateş altına alınmıştır. Kilitbahir ve Çanakkale içlerine düşen mermiler yangın çıkarmıştır.

Rumeli Mecidiye Tabyası’nda mazgallara vuran mermilerden, iki top takımının erlerinin hemen hepsi şehit düştüğünden veya yaralandığından toplar muharebe dışı kalmıştır. Saat 14.00’te Anadolu Hamidiye Tabyası’nca ateş altına alınan Bouvet, hafif bir dumanla birlikte yan yatmaya başlamış ve üç dakika sonra 603 kişiyle birlikte batmıştır. Anadolu Hamidiye Tabyası, ateşini önce Agamemnon’a, saat 15.20’de de Irresistible’a yöneltmiştir. 16.30’da iskele yönüne yatan Irresistible, obüs bölgesi (Tenger Dere-Domuz Deresi bölgesindeki Obüs Bataryaları ile Erenköy’deki 8 nci Ağır Obüs Alayı) tarafından şiddetli ateş altına alınmıştır. Akıntıyla önce Karanlık Liman ve sonra Dardanos Bataryası doğrultusunda sürüklenen gemi, saat 19.30’da batmıştır. Irresistible’ın yanına gelmekte olan Ocean da isabet almış, akıntıyla Morto Körfezi’ne girmiş ve saat 22.30’da batmıştır. Inflexible, Suffren ve Gaulois savaş gemileri de ağır yara almışlardır.

Üç geminin battığını, diğer üçünün de ağır surette hasara uğradığını gören Birleşik Filo Komutanı, gemilerine Bozcaada’ya çekilme işaretini vermiştir. Birleşik Filonun muharebede top kaybı 44, insan kaybı ise 800 kadardı.

Birleşik Filo karşısında, teknik eksikliklerine rağmen, Türk topçuları çok büyük cesaret ve sükûnetle görevlerini yapmışlardır. Dardanos Bataryası, Birleşik Filo’nun etkin ateşlerinden gördüğü hasarın giderilmesi için ateşine ara verdiği bir sırada, sargı yerine düşen bir mermi ile Batarya Komutanı Üsteğmen Hasan, Takım Komutanı Teğmen Mevsuf ile bir yedek subay adayı ve üç er şehit düşmüştür. Kısa sürede yeniden atışa hazır duruma getirilen batarya, Irresistible üzerine ateşe başlamıştır. Batarya’nın adı daha sonra Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı’nın teklifi ve Başkomutanlığın onayı ile şehit subayların adına atfen “Hasan-Mevsuf Bataryası” olarak değiştirilmiştir.

Deniz harekâtı, Birleşik Filo’nun savaş gücünün üçte birini yitirdiği ağır bir yenilgiyle son bulmuştur. Çanakkale Boğazı’nın, kara gücü olmadan, yalnız donanmayla geçilemeyeceği de böylece kesinlik kazanmıştır. 18 Mart 1915 Boğaz Muharebesi’nde Türklerin kaybı ise 4 subay, 22 er şehit, 1 subay, 52 er yaralı olmak üzere toplam 79’dur. Almanlar’ın kaybı ise 3 ölü, 15 yaralı olmak üzere toplam 18’dir.

Müttefiklere mensup yazarlar, daha sonra yazdıkları tarihlerde her ne kadar 18 Mart deniz harekâtını bir başarı olarak gösterseler de, İngilizler resmi harp tarihlerinde bu harekatla ilgili olarak, “18 Mart’ta mağlup olduk. Bu yolda başka bir yorum ve açıklamada bulunmaya gerek yoktur” diyerek gerçekçi bir açıklamada bulunmuştur. Müttefik donanması, Türk ordusunun 18 Mart deniz zaferinden sonra bir daha boğazı donanma ile geçmeye cesarete edememiştir. Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Cevap Paşa, 18 Mart zaferinin mimarı olmuştur. Bu arada Havranlı Seyit Onbaşı gibi kahraman Mehmetçikler de, bu zaferin kazanılmasında gerçekleştirdikleri insanüstü katkılarla Türk milletinin hafızasında silinmez izler bırakmıştır.

YARIN: İTİLAF DEVLETLERİ’NİN KARA HAREKÂTI’NA DOĞRU