Depremin yıkımına CHP de eklendi

CHP yine yanlış tarafta, yine milletle karşı karşıyadır. CHP, milli birlik ve dayanışmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda bile iyi bir sınav verememiş ve güdük siyasetini, çağ dışı ve yıkıcı zihniyetini yine ön plana almıştır. Bu, çok üzücü bir durumdur.

28.01.2020 10:00

           Son bir ay içinde Balıkesir'de 5.0 büyüklüğünde, Manisa'nın Akhisar ilçesinde 5.4, Ankara’da 4,5, Elazığ Sivrice’de 6,8 şiddetinde depremler meydana geldi. Bu yazıyı yazdığım sırada, Ankara’da yine bir deprem olduğu açıklandı. Hiç kurtuluşumuz yok. Depremler bizim değişmez gerçeğimiz. Hiçbir şey yapılmıyor, diyemeyiz. Uzmanlarla, sorumlularla bir araya gelindi, neler yapılabileceği konuşuldu, araştırıldı ve harekete geçildi. Meclisten çok önemli kanunlar çıkarıldı. Kentsel Dönüşüm Eylem Planı açıklandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,100 bini  İstanbul'da olmak üzere her yıl 300 bin konutun kentsel dönüşümünün yapılacağını ilan etti. Acil dönüştürülmesi  gereken 1 milyon 500 bin konutun bulunduğu duyuruldu.

BELEDİYELERE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

         Yaşadığımız depremler, zaman kaybına tahammül olmadığını ve çok hızlı hareket etmemiz gerektiğini gösteriyor. Kentsel dönüşüm hayati önemde, ancak bu yetmez. Yapılan binaların depreme dayanıklılığının mutlaka sağlanması ve bunu denetleyecek bir sistem kurulması gerekiyor. Nitekim, depremlerde yıkılan binaların çok büyük bölümünde teknik hatalarla birlikte yanlış ve yetersiz malzeme kullanıldığı ortaya çıktı. Belediyeler bu işin kilit noktası. Ruhsatı onlar veriyor, denetlemeyi onlar yapıyor. Dolayısı ile birinci derece sorumludurlar. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bir dakika sonrasında dahi neler olabileceğini, nerenin sallanacağını kestiremeyiz. Her an yeni ve büyük bir deprem felaketi ile karşı karşıya kalabileceğimizi, bütün uzmanlar söylüyor. Depremden kaçış olmadığına göre, yapılması gereken bellidir.

YİNE AYNI ŞEYİ YAPTILAR

         Ahkam kesmek, eleştirmek, akıl vermek işin kolay tarafı. Zaten en iyi ve en çok yapılan şey ne yazık ki budur. İyi niyetle söylenenlere bir şey demiyoruz, ama kimse bizim aklımızla alay etmesin. Bu felaketlerden bir siyasi rant elde etmeye uğraşmasın. Acının, yıkımın, gözyaşının, kaybın siyaseti olmaz, yapana da bir fayda sağlamaz. Elazığ depremi sonrasında bazı kesimlerin istismar, çarpıtma ve yanıltma gayretlerini dehşet içinde izledik. Her ne kadar kabul edip, içimize sindiremesek de, bu ülkenin her ciddi ve hayati meselesinde milletle birlikte olmak, hayırlı, faydalı, yol gösteren, çözüm üreten bir siyaset geliştirmek yerine, Türkiye ile meselesi olanlarla birlikte hareket edenler ne yazık ki, yine aynı şeyi yaptılar.

CHP YİNE YANLIŞ TARAFTA

            CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP’li belediyelerin yaptıkları yardımlarla ilgili söylediği gerçekten hayret vericidir. Gidip, bu yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığını kontrol edeceklermiş. Yancıları da buldukları her imkânla zihin bulandırmak için seferber olmuş durumdalar. “Deprem paraları nerede?” diye tutturup, bu milletin iyi niyeti ve vicdanı üzerinde bir gölge oluşturmaya çabalıyorlar. Sonra da getirip bunu Suriyeli mültecilere yapılan yardımlara bağlayıp, bir fitne çıkarmaya uğraşıyorlar. Bu ülkede sayısız deprem oldu. Kimse ne aç kaldı, ne açıkta kaldı. Devletimiz, milletiyle birlikte el ele vererek her zorluğun üstesinden geldi ve hiç kimseyi mağdur etmedi. Bu gerçek orta yerde dururken, “deprem paraları nerede?” diye yaygara yapmak, edepsizliktir. Suriyelilerin durumu farklı, deprem yaralarının sarılması ayrı bir durumdur. Buradan nereye varacak, nasıl bir fayda elde edeceksiniz? Yapılan en hafif şekliyle ayıptır, bu millete saygısızlık, bu devlete haksızlıktır. CHP yine yanlış tarafta, yine milletle karşı karşıyadır. CHP, milli birlik ve dayanışmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda bile iyi bir sınav verememiş ve güdük siyasetini, çağ dışı ve yıkıcı zihniyetini yine ön plana almıştır. Bu, çok üzücü bir durumdur.

MHP YİNE TÜRK MİLLETİNİN YANINDA

         Siyasi partilerin bu tür felaketlerde ne yapmaları gerektiği tecrübe ile sabittir. Eleştiri yapmak, yanlışı söylemek başka şeydir, iftira etmek, yanıltmak, karalamak ayrıdır. MHP her zaman olduğu gibi, bu depremde de yine Türk milletinin yanında, devletiyle birlikte hareket etmiş ve bir samimiyet ortaya koymuştur. Sayın Devlet Bahçeli, daha ilk andan itibaren, depremin acı sonuçlarının milli birlik ve dayanışmayla etkisiz hale getirileceğini söylemiş ve “Bütün teşkilatlarımız yöre insanımızın yanındadır, enkazın kaldırılması için üstümüze ne düşüyorsa yapmaya da hazırız” diyerek, bir seferberlik başlatmıştır. Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım başkanlığında oluşturulan komisyon bölgeye gönderilmiş, durum tespitinde bulunulmuş, yapılanlar gözlemlenmiş, yapılması gerekenler tespit edilmiştir. Ülkü Ocakları anında harekete geçmiş, bütün teşkilatlar, bütün belediyeler eldeki bütün imkânlarla yardıma koşmuştur. Eksiklerin giderilmesi, yaraların sarılması ve acının hafifletilmesi için MHP üzerine düşen her ne varsa yapmaktadır. Aynı şekilde Mecliste yeni bir düzenleme gerekiyorsa, yeni kararlar alınmasına ihtiyaç varsa, hiç kuşkusuz burada da yapıcı, çözüm üreten ve kolaylaştıran bir tavır alınacaktır. Umarız ve dileriz, bu ilkeli, dürüst ve kararlı siyaset başkalarına da örnek olur.