Derin Sahtelik (Deepfake) videoları algı yönetiminde tehlikeli bir araç

17.02.2021 10:00

Üzerinde oynanmış, fotomontaj, ya da fotoşop denilen tabiri hepimiz biliyoruzdur. Bugün alelade bir fotoğrafçı dahi vesikalık fotoğrafınızda yüzünüzdeki benleri yok etmeyi teklif edebiliyor.

Bugünlere kadar videolarda bu oynama çalışmaları çok kolay değildi. Ancak günümüzde bu işe özelleşmiş yazılımlar ile birkaç şekilde sahte videolar türetilebiliyor. Videolardaki sahteliğe de deepfake adı veriliyor.

Bu videolar birkaç şekilde türetilebiliyor. Birincisinde, vücut, baş ve yüz hatları olarak benzer bir kişinin videosundaki yüz değiştirilebiliyor. Diğer yandan bu kişinin bulunduğu mekân dahi tümden değiştirilebiliyor.

Bir diğer yöntemde de aynı kişinin farklı videolarından kendi konuşmalarındaki kelimeler ve dudak hareketleri alınıp, başka bir videoda başka bir cümle olarak birleştirilebiliyor. Bu cümleyi içeren sentez başka bir videoya bindirilebiliyor.

Daha ileri uygulamalarda ise sentetik ses ile bir kişinin sesine yakın bir ses üretilip bir metin konuşturulabiliyor. Yine sentetik yöntemlerle bir kişinin yüzünün 3 boyutlu modeli çıkarılıp bu modele bir cümle söyletilebiliyor. Daha sonra bu model bir maske gibi o kişinin başka bir videosuna giydirilebiliyor. Bunların hepsinin bir sonraki aşaması ise yapay zekâ.

Hemen youtube’da “deep fake” başlığıyla bir arama yaparak örneklerini görebilirsiniz.

Derin sahtelik teknolojilerinin faydalı kullanım alanları da yok değil. Örneğin Hızlı ve Öfkeli 7 filiminde film çekimleri bitmeden ölen oyuncunun rolü derin sahtelik teknolojisi ile başkası ile çekildi. Benzer bir uygulama da Yıldız Savaşları filminde kullanılmıştı. Bugünlerde televizyonlarda Kemal Sunal’ın oynadığı banka reklamı da bu teknolojinin giriş seviyesi örneklerinden.

Peki nasıl anlayabiliriz? Bu gerçekten zor. 4 adımlı bir taktik faydalı olabilir. “Dur, Araştır, Başka Kaynak Bul, Orjinali Bul” şeklinde D A B O (İngilizcesi SIFT) olarak kısaltılabilecek bu yöntem ile bir videoya inanmadan önce ilk olarak durmalı ve sorgulamalı, sonrasında kısa bir araştırma ile kaynağın bu algıyı yaymak için niteliğini sorgulamalısınız. Bir sonraki aşamada, aynı algıyı oluşturacak başka bilgiler var mı, ya da o videoyu doğrulayacak şahit ifadeleri var mı, buna bakmak olacaktır. Son olarak da bazı durumlarda derin sahteliğe (deepfake) maruz kalmış videonun ilk halini bulmak bir yol gösterebilir.

Sosyal medya şirketlerinden Facebook da derin sahtelik içeren videoları tespit ve engelleme ile ilgili bir teknoloji üzerinden çalıştığını belirtiyor.

Her hâlükârda derin sahtelik içeren videoları anlamak sıradan insanlar için hiç de kolay değil. Algı yönetiminde yöntemlerin birbiri ile yarıştığı 2020’lerde dijital algı kurbanı olmamak için birkaç kat daha dikkatli olmak gerekiyor.