Diploma, doktora, master ihanet mi kapatıyor?

16.01.2020 10:00

      MHP Lideri Devlet Bahçeli aslında “Terörist Demirtaş’ın Devran isimli sözde kitabından tiyatro oyunu çıkarıp buna övgü düzenler bu milletin ruh köküne yabancı olanlardır. CHP’ye diyorum ki, çadır tiyatronuzu ya gidin Kandil’de kurun, ya da Pensilvanya’ya açın. Emin olun kapalı gişe oynatırsınız, hasılat rekorları kırarsınız.” sözleriyle CHP’ye yolu göstererek son noktayı koydu ama terörist Demirtaş ve teröristbaşı Sakine Cansız etrafında başlayan CHP tartışmalarının biteceği gözükmüyor.

      Şurası çok açık ve net. CHP terör örgütüne hizmet edenleri masumlaştırma, meşrulaştırma adına ve onlarla işbirliği etrafında kendisine yakın görmektedir. Bu yüzden binlerce şehidimizin katili olan terörist Demirtaş’a, onbinlerce şehidimizin katili Sakine Cansız’a mesafe koymadığı gibi, onları CHP ailesi içinde gören eylem ve söylemlere başvurmaktadır.

      Düşünsenize terör örgütü PKK her türlü uğraşa rağmen Karadeniz’e giremiyor, orada barınacak alan bulamıyor ama sözde Trabzonlu olan Ekrem İmamoğlu CHP politikalarına uygun bir şekilde eylem ve söylemlerinde terör örgütü PKK’nın sembol isimlerine sahip çıkıyor.

      Ekrem İmamoğlu’nun yoldaşı Canan Kaftancıoğlu gibi PKK-HDP sevdalısı biri CHP İstanbul İl Başkanı olunca zaten bu çizgi dışında davranması beklenemezdi.

      Ekrem İmamoğlu, terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP’yi, terör örgütüne yardım ve yataklıktan cezaevinde bulunan PKK’lıları öve öve bir hal olmuştur. Eşini de bu çizgiye getirmiş, terörist Demirtaş’ın eşinin peşinde dolaştırıp duruyor. Önce terörist Demirtaş’ın eşinin doğum gününü kutlamaya gönderdi. Sonra da terörist Demirtaş’ın kitabından uyarlanan tiyatroya, PKK’lı sözde siyasetçilerin olduğu ortama gönderdi.

      Bu durum çok büyük tepki çekince Ekrem İmamoğlu ne dedi biliyor musunuz? :

      “Benim eşim, iyi eğitim almış, üniversite bitirmiş, masteri olan, doktorası olan bir Türk kadını. Benim eşim, nereye gideceğini bilir. Türkiye’yi yorumlayan, dünyayı yorumlayabilen ve ona göre nereye gideceğini bilen Türk kadını.”

      İyi eğitim almış ama PKK’lılarla poz vermekten çekinmiyor.

      İyi eğitim almış ama “Gazetelere bakın, büyük temizlik operasyonuymuş… Siz kimsiniz ya? Siz kimi, nereden süpürüyorsunuz? Siz ancak bu toprakların kanalizasyonunu temizlersiniz.” diyerek terörle mücadele eden askerimize, polisimize hakaret eden Selahattin Demirtaş’ın eşinin peşinde yine terörist Demirtaş’a destek vermek için dolaşıyor.

      İyi eğitim almış ama “PKK’lı gençler onurumuzdur, sahip çıkacağız. Sahip çıkmamak onursuzluktur, cenazesine, evladına sahip çıkmamak onursuzluktur” diyen terörist Demirtaş’ı masumlaştırma propagandalarında konu mankeni oluyor.

      İyi eğitim almış ama onbinlerce şehidin, masumun katili olan, anaları, babaları evlatsız, çocukları yetim, öksüz, kadınlarımızı eşsiz, gazilerimizi kolsuz, bacaksız, parmaksız, gözsüz, kulaksız bırakan terör örgütünü “Biz, PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz.” diyen terörist Demirtaş’ı sevgi kelebeği gibi göstermeye çalışıyor.

      Ekrem İmamoğlu, böyle Türk kadını olmaz. Türkiye Cumhuriyetini bölmeye çalışanlara gülücük saçan, şehitlerimizin olduğu gün koştura koştura PKK’lı Selahattin Demirtaş’ın eşine doğum günü hediyesi götüren eşiniz sadece şehitlerimize, gazilerimize hakaret etmektedir.

      “İyi eğitim almış, üniversite bitirmiş, masteri olan, doktorası olan” olunca her türlü ihanete destek serbest mi oluyor?

      O aşağılık ve yaratık teröristlere sahip çıktığı, kan döken terör örgütüne yardım ve yataklık yaptığı için cezaevinde olan Selahattin Demirtaş bir hukukçu değil mi?

      Onbinlerce kişinin katili olan teröristbaşı Öcalan da önce İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okumuş birisidir. Kandil’deki üst düzey yöneticilerin çoğu da senin tarifini yaptığın eğitim sürecini yaşamış kişilerdir.

      Zamanında müptezel Sabahattin Önkibar’a hatırlattığım merhum Necip Fazıl Kısakürek’in “Bir insanda yok ise edep, neylesin medrese mektep… Okusa alim olsa, yine merkep, yine merkep” sözünü ve merhum Mehmet Akif Ersoy’un “Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren, bırak kardeşim tahsili; git önce edep, haya öğren.” sözünü size hatırlatmakta fayda görüyorum.

      Ve size miras bıraktığı partisi CHP’yi ihanet yuvasına çevirdiğiniz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek âlimler çıkabilir.” Sözünü de bu noktada sana hatırlatmak sanırım en büyük ders olacaktır Ekrem İmamoğlu!

      İhanetin diplomalısı da, cahili de olmaz. İhanet ihanettir, hain haindir.

      Ekrem İmamoğlu eşinizin PKK’lılarla verdiği pozlara “eğitimi” üzerinden maske takmaya çalışıyorsun da, 15 Temmuz hain darbe günü ‘’Sokaklara dökülen bu halka akıl fikir diliyorum o kadar’’ ve “Ülkemin beyin ölümü gerçekleşmiştir. Başımız sağolsun’’. diyerek Türk milletinin milli direnişini küçümseyen, aşağılayan twitlerine nasıl bir maske takarak izah ediyorsun çok merak ediyorum?

      Gerçekten çok yazık, İstanbul PKK’lıları masumlaştırmaya, kahramanlaştırmaya çalışan bir zihniyetin eline bırakılmıştır. Belediye Başkanı olduğu günden bu yana, hizmet adına ortaya bir şey koyamayan Ekrem İmamoğlu ve eşinin tartışıldığı konulara bakın hep PKK’lılar, HDP’liler…

      Yazık oldu kutsal kent İstanbul’a…

Mail: yildiraycicek@turkgun.com
Twitter: Yildiraycicek9
Instagram: yildiraycicek1944