Diyanet'ten koronavirüse karşı 'sigarayı bırakın' çağrısı

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, sigaranın koronavirüse karşı kişiyi savunmasız hale getirdiğine dikkat çekerek, " Dinen haram olan sigarayı bırakalım, bağışıklığımızı güçlendirelim" dedi. Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'ndan defin açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, salgın hastalık riskinin bulunduğu durumlarda definin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği açıklandı.

Diyanet'ten koronavirüse karşı 'sigarayı bırakın' çağrısı
22.03.2020 18:45

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, daha önce defalarca yaptığı 'Sigara haramdır' çağrısını yineledi. Erbaş, yaptığı yazılı açıklamada, sigaranın uzmanlara göre akciğerlerin savunmasını önemli ölçüde azalttığını ve koronavirüse karşı kişiyi savunmasız hale getirdiğini belirterek, "Dinen haram olan sigarayı bırakalım, bağışıklığımızı güçlendirelim" önerisinde bulundu.

Türkiye'de günde 320, dünyada ise günde 16 bin 500 kişinin sigara nedeniyle hayatını kaybettiğine dikkati çeken Erbaş, "Sigara, uzmanlara göre akciğerlerin savunmasını önemli bir ölçüde bozuyor. Bu da koronavirüse karşı kişiyi savunmasız hale getiriyor. Dinen haram olan sigarayı bırakalım, bağışıklığımızı güçlendirelim" ifadelerini kullandı.

BU ŞEKİLDE DEFNEDİLMESİ CAİZDİR

Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'ndan defin açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, "Salgın hastalık riskinin bulunduğu durumlarda cenaze namazının, olabildiğince az sayıda kişiyle ve bekletmeden kılınması tercih edilmelidir. Cenazelerin, geleneksel yöntemle açılan kabre kefenle defnedilmesinin de riskli olduğu durumlarda, ceset torbası veya tabutla defnedilmesi de caizdir" denildi.

Din İşleri Yüksek Kurulu, salgın hastalık riskinin bulunduğu durumlarda cenaze namazının nasıl kılınacağı ve defin işlemlerinin nasıl yapılacağına dair vatandaşlardan gelen sorulara cevap verdi. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun verdiği cevapta, cenaze namazının kılınması için belirli bir vakit olmadığı, hazırlanmış olan bir cenazenin bekletilmeden namazının kılınıp defnedilmesinin esas olduğu bildirildi. Cevapta, "Salgın hastalık riskinin bulunduğu durumlarda cenaze namazının, olabildiğince az sayıda kişiyle ve bekletmeden kılınması tercih edilmelidir. Ayrıca hastalığın bulaşmaması için gerekli tedbirler alınmalı, bu bağlamda cenaze namazına iştirak edenler arasında yeterince mesafe bırakılmalıdır. Bu durumda birden fazla cenaze varsa hepsi için tek bir namaz kılınması yeterlidir. Hastalığı bulaştırma riski sebebiyle yetkililerce hemen defnedilmiş olan cenazenin namazı daha sonra kabrine karşı birkaç kişiyle kılınabilir" ifadelerine yer verildi.

'UZAKTAN SU TUTARAK YIKAMA İŞLEMİ GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR'

Hastalığın bulaşma riskine karşı uzmanların tavsiyeleri doğrultusunda gerekli koruyucu tedbirler alındıktan sonra cenazenin usulüne uygun bir şekilde yıkanıp kefenlenmesi ve defnedilmesinin gerektiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

 

“Alınacak bütün bu tedbirlere rağmen cenaze yıkandığı ve usulünce kefenlendiği takdirde bu hastalığın başkalarına da sirayet etme tehlikesi varsa; uzaktan cenaze üzerine su tutularak veya serpilerek yıkama işlemi gerçekleştirilir. Bu uygulamanın da riskli olduğu durumlarda yetkililerin de talimatlarına uyularak koruyucu kıyafetlerle cenazeye teyemmüm aldırılır. Cenazeye teyemmüm yaptırılmasının da hastalığın bulaşması açısından riskli olduğu hallerde zaruret sebebiyle teyemmüm de terkedilir ve o haliyle namazı kılınarak defni sağlanır. Cenazelerin, geleneksel yöntemle açılan kabre kefenle defnedilmesinin de riskli olduğu durumlarda, ceset torbası veya tabutla defnedilmesi de caizdir. Zaruretten kaynaklanan bütün bu uygulamalarda Müslüman kardeşimize karşı son dini vazifemizi yaptığımız bilinci ile hareket edilmelidir.”

Yorumlar