Doğru ve Bilinçli Yatırım Nasıl Olmalı-2

Son yazımızda finansal okuryazarlığı bir nebze de olsa artırmaya yönelik bir yazı serisi hazırlayacağımızı belirtmiştik. Bu doğrultuda bu yazımızla neredeyse her gün ekonomi haberlerinde duyduğumuz terimleri herkesin anlayabileceği seviyede açıklamaya çalışacağız.

Doğru ve Bilinçli Yatırım Nasıl Olmalı-2
Editör Ahmet İğdişli 27.01.2019 23:24

Son yazımızda finansal okuryazarlığı bir nebze de olsa artırmaya yönelik bir yazı serisi hazırlayacağımızı belirtmiştik. Bu doğrultuda bu yazımızla neredeyse her gün ekonomi haberlerinde duyduğumuz terimleri herkesin anlayabileceği seviyede açıklamaya çalışacağız.

Parite (Kur) : Bir ülke para biriminin başka bir ülke para birimine oranı demektir. Örneğin ‘eurusd’ paritesi (Euro/Dolar) dendiğinde 1 Euro ile kaç Dolar veya ‘usdtry’ paritesi (Dolar/Türk Lirası) dendiğinde 1 Dolar ile kaç Türk Lirası satın alabileceğinizi belirtir. Pariteler kıyaslanmak istenen para birimine göre yer değiştirebilir. Örneğin ‘usdeur’ paritesi dendiğinde 1 Dolar ile kaç Euro alabileceğiniz belirtilir. Ancak bazı pariteler finans piyasalarına daha çok yerleşmiştir.

Spread (Makas) : Herhangi bir finansal ürünün alış ve satış fiyatı arasındaki farktır. Ülkemizde ‘makas’ tabiri ile de kullanılmaktadır. Örneğin kuyumcuda altını 225 liradan bozdurur ancak 228 liradan satın alabilirsiniz. Bu durumda spread 3 liradır. İşlem hacmi ne kadar yüksek ise makas o derece düşük olur. Mesela Kütahya’da bir kuyumcunun uyguladığı makas 3 lirayken İstanbul Kapalı Çarşıda’ki makas 1 lira olabilir. Bir de piyasalar kapalıyken yani mesai saati dışında ve hafta sonları spread farkı çok daha yüksektir. Çünkü alım satım yaptığınız işletme, fiyatlar net olmadığı için kendini koruma amacı güder. Diğer bir ifadeyle belirsizlik makas farkını artırır. Geçtiğimiz yaz dönemini hatırlarsanız dolar kurunu ani yükseliş ve düşüşler yaşadığı için makas farkı gram altında 30-40 liralara çıkmıştı.

Volatilite (Oynaklık) : Bir finansal üründe belirli bir periyotta aşağı yukarı hareketlerin büyüklüğünü ifade eder. Örneğin dolar/tl gün içinde 5.20-5.23 bandında gidip geliyorsa volatilite düşük, 5.20-5.30 bandında gidip geliyorsa volatilite yüksek diyebiliriz.

Bant (Aralık-Koridor) : Herhangi bir finansal ürünün belirli bir zaman diliminde hareket ettiği alt/üst fiyat aralığıdır. Örneğin aylık bazda gram altın fiyatını incelediğinizde 211 lirayı dip yapmış, 240 lirayı tepe noktası haline getirmiş ise aylık bazda bant aralığı 211-240 lira tabiri kullanılır.

Ayı Piyasası: Finansal bir ürünün düşüşünün yatırımcıların çoğunluğu tarafından kabul edildiği ve onaylandığı anlamı taşır. Ayının pençeleriyle bir şeyi indirmesi/yerle bir etmesi benzetmesinden yola çıkılarak bu tabir piyasalara yerleşmiştir.

Boğa Piyasası: Finansal bir ürünün yükselişinin yatırımcıların çoğunluğu tarafından kabul edildiği ve onaylandığı anlamını taşır. Boğanın boynuzlarıyla bir şeyi havaya fırlatıp atması benzetmesinden yola çıkılarak bu isim verilmiştir.

Gelişen Ülke Piyasaları: Genelde cari açık(İhracatın ithalattan az olması) veren, kendi kendine yetemeyen ama gelecek için umut veren ülkeler için kullanılan tabir gelişen  /gelişmekte olan ülkelerdir. Bu ülkelerin döviz kurları, borsaları, faiz oranları gibi her türlü finansal ürünlerinin alınıp satıldığı piyasalara da gelişen ülke piyasaları denir. Türkiye, Brezilya, Güney Afrika, Meksika piyasaları örnek verilebilir.

Gelişmiş Ülke Piyasaları: Milli gelir, teknoloji, sosyal hayat gibi birçok konuda kendini kanıtlamış, refah oranının yüksek olduğu ve genelde cari fazla( ihracatın ithalattan fazla olması) veren ülkelerin döviz kurları, borsaları, faiz oranları gibi her türlü finansal ürünlerinin alınıp satıldığı piyasalara verilen isimdir. Amerika, Kanada, Almanya, İngiltere, Japonya örnek verilebilir.

Cari Açık: Bir ülkenin belirli bir periyotta toplam ihracat değerinin toplam ithalat değerinden düşük olması durumunda oluşur. Ödemeler genellikle Dolar veya Euro cinsinden gerçekleştiği için dövize talebi ve ona ulaşım maliyetini yükseltir. Gelişmekte olan ülkeler genellikle her sene cari açık verir ve bu açığı kapatıp borcunu ödeyebilmek için yurtdışından faizle döviz borçlanmak zorunda kalır. Bu açık ne kadar fazlaysa borçlanma maliyeti (faiz) de o kadar yüksek olur. Yurtdışından döviz borçlanmakta zorlanılırsa veya borçlanma maliyeti artarsa buna bağlı olarak döviz kuru da yükselir. Bu nedenle cari açıkla usdtry, eurtry gibi döviz kurları arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Güvenli Liman: Finansal piyasalarda kimi ürün riskli kimi de güvenli olarak kabul edilir. Diğer bir ifade ile para, getirisi garanti olan ürünlere yönelir. Riskli olarak adlandırılan bir ürünü aldığınızda işler yolunda giderken getirisi yüksektir ancak algı bozulunca da zarar olasılığınız ve yüzdeniz bir o kadar yüksektir. Faiz, Altın, Japon Yeni ve Amerikan Doları güvenli liman olarak nitelendirilir.

Risk İştahının Azalması: Ülkeler arasında gerginlik oluşması, ticaret savaşı olasılığı, ekonomik kriz beklentisi, ulusal veya uluslararası boyutta ekonomilerin küçüleceği veya büyümenin yavaşlaması gibi durumların ihtimal dahilinde olması veya bunun emarelerinin görülmesi durumunda ortaya çıkan belirsizlik ve kaos halidir. Böyle durumlarda yatırımcılar belirsizlik ve riskten korunmak için güvenli liman olarak adlandırılan finansal ürünlere yatırım yapmaya yönelir. Yatırımcıların asıl düşüncesi parasının değer kaybının önüne geçmektir.

Risk İştahının Artması: Piyasalarda her şeyin güllük gülistanlık olduğu, beklentilerin gerçekleştiği, ülkeler arasında büyük sıkıntıların olmadığı, ekonomik büyüme verilerinin iyi geldiği, siyasi risklerin olmadığı durumlarda ortaya çıkar. Böyle durumlarda bir tilkinin ininden kafasını dışarıya çıkarması ve çevresinde besin araması misali yatırımcılar da güvenli limanlardaki paralarını çekerek etrafta ne var ne yok, paramı nasıl artırabilirim diye gezinirler. Yatırımlarını borsalara, hisse senetlerine, kendi ülke yerel paralarına, kripto paralara, belki ticari faaliyetlere kaydırır ve paramın değerini koruyayım düşüncesinden ziyade paramı nasıl 3’e 5’e katlarım düşüncesiyle hareket ederler. Böyle bir piyasada altın ve dolar düşer, faizler geriler.

Enflasyon: Belirli bir periyotta bir ülkedeki fiyatların artması durumudur. Başka bir ifadeyle markete gittiğinizde geçen ay 100 liraya aldığınız beş farklı ürünü bu ay 105 liraya almanız durumudur. İki farklı enflasyon türü vardır. İlki maliyet enflasyonu, ikincisi talep enflasyonudur. Eğer işletmelerin üretim maliyetleri artmış ise zarar etmemek için mecburen fiyatları artırmaları gerekmektedir. Talep enflasyonu ise halkın alım gücü yükselmiş ve insanların tüketim eğilimleri artmışsa gerçekleşir.

Şahsi düşüncemi belirtmem gerekirse hem paraya kolay ulaşım hem harcama eğiliminin artması hem de alım gücünün yükselmesi sebebiyle ülkemizde gayrimenkul sektöründe son yıllarda bir talep enflasyonu oluşmuş ve fiyatlar olması gerekenden çok daha fazla yükselmiştir. Bu düşüncede olan birine göre gayrimenkul sektörü şuan bir yatırım ürünü olmaktan çıkmıştır. Bu konuya olmazsa başka bir yazımızda daha derinlemesine açıklık getiririz. Ülkemizin son bir yıl içinde yaşadığı enflasyonu ise maliyet bazlı enflasyon olarak nitelendirebiliriz. Çünkü üretimimizin büyük bir kısmının ithal hammaddeye dayanması veya nihai ürünlerde genellikle ithal ürünleri tercih etmemiz nedeniyle dolar kurundaki yükselişe bağlı olarak fiyatlar yükselmiştir.

Kaldıraçlı İşlem Piyasaları: Elinizde bulunan paranın daha yüksek katlarıyla finansal piyasalarda işlem yapmanıza olanak sağlayan piyasalardır. Örneğin dolar kuru 5 lira sizin de 1000 liranız olsun, bu durumda alabileceğiniz en fazla 200 dolardır. Ancak kaldıraçlı işlemler size 500 kata kadar işlem yapma olanağı tanır. 1000 lira ile kaldıraçlı işlemler sayesinde 100,000 dolar alabilirsiniz. Ancak kaldıraç oranına göre risk de artmaktadır. Kazanç yüksek olabileceği gibi risk de aynı boyutta yüksektir. Profesyonel yatırımcıların bile oldukça zarar ettiği bu piyasadan amatör yatırımcılar kesinlikle uzak durmalılardır.

Kısa (Short) Pozisyon: Kaldıraçlı işlem piyasalarında bir finansal ürünün gelecekte düşeceği yönünde bir düşünceyle açılan satış pozisyonudur. Örneğin usdtry paritesinde dolar kurunun düşeceği öngörüsüyle açılan satış pozisyonu kısa pozisyon olarak adlandırılır.

Uzun (Long) Pozisyon: Kaldıraçlı işlem piyasalarında bir finansal ürünün gelecekte yükseleceği yönünde bir düşünce ile açılan alım pozisyonudur. Örneğin usdtry paritesinde dolar kurunun yükseleceği öngörüsüyle açılan alım pozisyonu uzun pozisyon olarak adlandırılır.

Swap: Kaldıraçlı işlem piyasalarında alım veya satım pozisyonunda yer aldığınız bir finansal ürünü elinizde bulundurmaktan kaynaklı ödediğiniz veya elde ettiğiniz faiz gideri/geliridir. Yukarıdaki örnekten yola çıkarsak usdtry short pozisyonda swap faizi elde ederken long pozisyonda swap faizi ödersiniz. Swap geliri/gideri günlük olarak gün sonunda hesabınıza eklenir veya hesabınızdan düşer.

Elimizden geldiğince sık duyduğumuz bazı finansal terimleri sizlerde aşinalık uyandırması adına özetledik. Bir sonraki yazımızda bu terimlerin bir kısmını biraz daha açıp hangi ortamda hangi finansal ürün daha çok kazandırır veya hangi üründen uzak durmalıyız, bir ürünü en tepeden nasıl almayız, yatırımcı psikolojisi nasıl olmalı, haberler ve piyasalar bizi nasıl yanlış yönlendiriyor gibi konulara değinmeye çalışacağız.

 

Bilgin Zengin, 2019

 

Yorumlar