Tarih 24 Haziran 2023.

Yani Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın Çin ve Doğu Türkistan’a yaptıkları ziyaretinden bir yıl önce…

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, soysal medya hesabından Doğu Türkistan ile ilgili önemli açıklamalar yapmıştı.

Lider Bahçeli tarihi açıklamasında; Doğu Türkistan Davası’nın yılmaz savunucusu Rabia Kadir Hanımefendi ile mahsus yazışmasından bahsetmiş ve kendisinin Türkiye’ye gelmesindeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurgulamıştı. Ve dahi Lider Bahçeli Sayın Rabia Kadir Hanımefendiyi ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağını da ifade etmişti.

Çok geçmeden başta bizim matbuat erbabı olmak üzere Alman, İngiliz, Fransız, ABD, Çin ve Rus entelijansiyaları ile birlikte istihbarat kuruluşları pür dikkat gözünü Türkiye ve MHP üzerine çevirdi.

Zira bu açıklama zata mahsus gibi görünse de birçok dengeyi değiştirebilecek bir muhtevaya sahipti.

Fakat herhangi bir sonuç çıkaramadılar…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Sayın Bahçeli’nin bir yıl önce açtığı yola taşları döşemeye başlamıştı bile…

Çünkü Sayın Bahçeli dünyaya duyurduğu bu açıklamayı boşa yapmamıştı.

Bir yıl sonra… Tarih 05 Haziran 2024

Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan resmi bir programla Çin’i ve Doğu Türkistan’ı ziyaret etti.

Fidan bu ziyaretinde Ülkemiz adına Çin Devleti ile antlaşmalar yapmış, diplomatik fikir alışverişlerinde bulunmuş ve Doğu-Güneydoğu Asya’da yaşananları da masaya yatırmıştı.

Görüntü itibariyle ülkeler arasında gerçekleştirilen normal bir geziydi bu.

Fakat bu gezide dört önemli husus hiç kimsenin gözünden kaçmamıştı!

KRAVAT ve TÜRK-ÇE VURGU

Bir;

Dress Code… Diplomatik ziyaretler bir takım protokollere tabiidir. Bu protokollere göre diplomatik ziyaretlere uygun kıyafetlerle katılmanız gerekir…

Türk hariciyesi bu konularda hem çok uzman ve de çok hassas olmasına karşın Bakan Fidan bu defa bu Dress Code’lara uymadı!

Sayın Fidan Dress Code yerine “diplomatik sembolizm” gereği Kaşgar ve Urumçi gezisi için Doğu Türkistan bayrağına gönderme yapan Gök Bayrak-Mavi renkli bir kravat seçti.

Bu kravatla Fidan,  Çin’e, “coğrafyanızın cadı kazanı olduğunun farkındayız!  Fakat Doğu Türkistan bizim için önemlidir!” mesajı vermekteydi.

Gök Bayrak renkli kravat’ın Doğu Türkistan’ a verdiği mesaj ise… “Dalgalan ey şanlı hilal, her zaman yanındayız!” ifadelerinden başka bir şey değildi.…

İki; Yine Sayın Fidan, Uygur Türkleri ile birlikte diğer halkların meseleleri için Çin yönetimine seslenerek, “çözümün onların atacağı adımlara bağlı” olacağını da açık ve net olarak ifade etti.

BAHÇELİ’YE SELAM

Üç; Sayın Bakan, Çin gezisinin en anlamlı yerinden yani Kaşgar ve Urumçi’den Türkiye’ye Doğu Türkistan yolunu açan Devlet Bey’e selam göndermeyi de unutmadı…

Bu selam da Sayın Bahçeli’nin veciz ve kıymetli ifadelerinde her zaman iktibas ettiği Atamız Yusuf Has Hacip ve eseri Kutadgu Bilig ile verilebilirdi…

Sayın Fidan da öyle yaptı. Tıpkı Lider Bahçeli gibi o da sosyal medya hesabından Yusuf Has Hacip Atamız ve Kutadgu Bilig içerikli bir selamdı bu… “Bir yıl sonra Doğu Türkistan’dayız Sayın Bahçeli” diyen bir selam…

Dört; Bütün bunları yapan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Dışişleri Bakanlığı elbette son noktayı da koyacaktı. Koydu da… Sayın Fidan,  “Kaşgar ve Urumçi Türk İslam Şehirleridir!”… diyerek Türklük adına son düğümü attı.

BİR YIL SONRA ANLADILAR

Bütün mihraklar Sayın Bahçeli’nin bir yıl önce yaptığı açıklamaların ne manaya geldiğini ancak bir yıl sonra anlayabildi.

Türkiye hiç kimsenin belemediği bir zamanda “şah çekmiş, Doğu Türkistan konusunda tarihi, kültürel ve de milli sorumluluklarını yerine getirerek bütün Asya’yı ve dünyayı etkileyen” bir adım atmış oldu.

Golü yiyenler, MHP Genel Başkanının 23 Haziran 2023 tarihli açıklamasını yeniden okumak zorunda kaldı.

Türkiye’nin Çin, Doğu Türkistan ve Asya Pasifik coğrafyalarında sesini böyle yüksekten vermesi esasen Libya, Mavi Vatan, Suriye Türkmeneli, Musul-Kerkük ve dahi Gazze iradesinin bir yansımasıydı… Tam da bir “Lider Ülke Türkiye” adımıydı bu.

Bu gezinin zamanlaması da son derece yerindeydi.  Bir yanda Ortadoğu’ya uzanma gayretini ortaya koyan Çin gibi güçlü bir ülke ile bölge için fikir birliği oluşturuluyor, öte yandan da Çin’in başta Taiwan ve diğer Asya Pasifik sorunları da masaya yatırılmış oluyordu. Türkiye’nin Asya politikaları da böylelikle işlerlik kazanmıştı.

Gezinin satır araları okunduğunda Türkiye, aslında zor durumda olan Çin’e tüm kartları açık olarak göstermiş, dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemde konumunu seç demişti!

İşte bu bir güçtür. İktidardır, iradedir… Türk Yüzyılı’nın ilk adımlarıdır.