Dolar alacaklar dikkat! 'Yeni bir anlaşma yapılacak' diyerek yeni tahminini duyurdu

Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin faiz konusunda önemli bir tercih yaptığını söyleyen Prof. Dr. Sefer Şener, yeni swap anlaşmasının olacağını ve bu durumun kurdaki düşüşü sağlayacağını ifade etti.

Google Haberlere Abone ol
Dolar alacaklar dikkat! 'Yeni bir anlaşma yapılacak' diyerek yeni tahminini duyurdu
28.11.2021 00:39

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Başkanı Mehmet Ali Akben ve banka genel müdürleri ile dün akşam saatlerinde bir araya geldi. Görüşmenin ardından CNN Türk ekranlarınna bağlanan Prof. Dr. Sefer Şener piyasadaki gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Şener'in açıklamalarından satır başları şöyle:

Merkez Bankası ve BDDK şunu söylüyor. Bizim bankalarımız yurt dışında tuttuğu hesapları yurt içine getirmeleri ve dövizdeki volatilitenin önüne geçilmesinin talep edildiğini görüyoruz. Bankacılık sektörünün endişeleri cari açık ve yüksek kurla ilgili endişelerini dile getirdiği bir aşamadır. BDDK ve Merkez Bankası’nın bundan sonraki süreçte ortak hangi adımların atılacağı görüşüldüğü çok önemli bir görüşmedir.

Bu konuların konuşulmasının değil Merkez Bankası’nın piyasalarda iletişiminin de arttığını görüyoruz. Öngörülebilirlik ve şeffaflık unsuru bu gelişmeyle birlikte artmış gözüküyor.

Merkez Bankası’nın karar metninde zaten ilk çeyrekte enflasyon olgusunun devam etme riskinin olduğu belirtilmişti. Bu seferki metinde de açıklanmış oldu. Merkez Bankası düşük cari açık, yüksek kur dediğimiz modeli benimsiyor ancak bu modelin kurdaki artışın enflasyona olan etkisinin yılın ilk çeyreğinde devam etme riskinin yüksek olduğunu ortaya koyuyor. İç gelişmeler ve kurdaki oynaklıkla karar vermiyor ABD ve Avrupa’dan gelen arz kısmıyla gelen haberleri de ekleyerek şu kararı vermiş Merkez Bankası, biz enflasyonun gelecek yılın yarısına kadar olan dönemde hem küresel çapta hem de yurt içinde devam edeceğini görüyoruz.


Enflasyonun aşağı yönlü ivmelenmesini bekliyoruz
Gıda fiyatlarıyla ilgili kısmın da ilk üç ayda devam edeceğini ve bu risklerin yılın ikinci yarısına doğru azalacağını söylüyor Merkez Bankası, yani tıpkı Fed’in söylediği gibi enflasyon baskısının devam edeceğini ancak bunun geçici olacağını söylüyor. Yurt dışı kaynaklı baskının biz en azından altı aylık süreçte devam edeceğini ancak sonra piyasanın rayına oturacağını ve enflasyonun ancak gelecek yılın ikinci yarısından itibaren aşağı yönlü ivmelenebileceğini anlıyoruz. 2022’nin ikinci çeyreğinden itibaren de biz ancak o zaman enflasyonun aşağı yönlü geleceğini göreceğiz.

Piyasalar faiz indirimini fiyatlıyor
Bugün ki oynaklık daha çok Hazine Bakanlığı’ndan gelen açıklamayla gerçekleşmiştir. Öngörülebilir olmak, toplumla bunu açık olarak ortaya koymak gerektiğinden bahsetmiştik. Hükümet tarafından net olarak bu politika uygulandığı zaman düşük cari açık ve yüksek kur diyoruz belki. İhracatın arttığı politika ilk defa bu kadar net ortaya konulmuş oldu. O yüzden piyasa şunu fiyatlıyor. Piyasa önümüzdeki aylarda da faizin indirileceğini fiyatlıyor. Bu son kısım böyle ama Hazine Bakan Yardımcısı'nın açıklamaları çok önemli. Uygulanan politikaların ne için uygulandığı ortaya konulmuş durumda.

2003’ten beri düşük faiz politikası uygulamaya çalıştığını bir takım öne çıkan sebepler dolayısıyla bunun uygulanamadığını ve bundan sonra düşük faizin uygulanacağına yönelik doneler ortaya konulmuş durumdadır.

Bizim ihracatımızın önemli bir kısmı ithalata dayanıyor deniliyordu. İthalata baktığımızda ara malı ithalatın yüzde 70’lere vardığını görüyoruz. Bunun yüzde 20’ye yakın kısmı sermaye malı ithalatına dayalıydı ve bu eleştiriliyordu. Yüksek kur ithalatı da pahalandırıyor fiyatları da pahalandırıyor ve ihracata da çok büyük katkısı olmuyor şeklinde söyleniyordu.

Bakanın açıklamasından biz şunu görüyoruz. Biraz sabırlı olmak lazım evet kısa vadede kur üzerinde oynaklık yaratacaktır ancak ilerleyen aşamada bu politikanın meyvelerinin toplanacağı açıktır deniyor. Yüksek ihracat, düşük cari açık bu politika aslında her ülkenin uygulamak istediği bir politikadır ancak burada zamanlama önemlidir. Acaba zamanlaması doğru mudur? Fed’in faiz artışı yapacağının beklentisi ortadayken, Avrupa Merkez Bankası’nın da aynı şekilde. Dolar küresel piyasalarda güçleniyor gelişmekte olan ülkelerin faiz artırdığı ortamda böyle bir politika doğru mudur tartışması yapılıyor.

İşletmeler düşük faiz istiyor
Bunun çok iyi planlanması ve zamana yayılması diye düşünüyorum. Dünyada bir geçiş aşaması var Cumhurbaşkanının açıklamaları bu yönde. Biz bunu fırsata çevirelim ve değişimi uygulayalım diye düşünülüyor. Piyasalara hazırlanılarak ve beklentisi dahilinde bunun kamuoyuna uzun vadede izah edilerek ve ikna edilerek kamuoyunun buna olumlu tepki vereceğini düşünüyorum.

İşletmeler düşük faiz istiyor. Düşük faizde bankaların karlılığı daha çok artıyor aslında.

Asıl işin boyutu burada ortaya çıkıyor. Politika günde yüzde 18’lik bir dalgalanmaya yol açıyor. Bu öngörülebilirlikle alakalı bunun çok iyi izah edilmesi lazım. Bunun net ortaya konulması lazım ki dalgalanma olmasın. Piyasa bunu negatif algılıyor ve onun için kurda oynaklık artıyor.

Hazine Bakanı'nın açıklamasının ardından kurda yeniden oynaklık oldu. Ana politika kesinlikle uygulanması gereken bir politikadır. Türkiye bunu 2003’ten bu yana basamak basamak uygulamalıydı aslında. İhracata dayalı büyüme herkesin arzu ettiği bir şeydi aslında. Hükümetin politikası Merkez Bankası ile uyumlu şekilde düşük faiz olacağı yönündedir. Bunun geçiş aşamasının iyi ayarlanması gerekiyor. Şunu da unutmamak lazım. Türkiye en sıkıntılı zamanlarında dahil serbest piyasadan taviz vermedi. Bundan sonra da taviz verilmeyecek.

Açıklamalar pozitif
Merkez Bankası diyor ki, biz piyasaya şartların dışında müdahalede bulunmayacağız diyor. Yüksek volatilite olsa da piyasalara müdahale piyasa koşullarında olacak. BDDK’nın ve Hazine Bakanı’nın mesajları piyasalar açısından pozitiftir diye düşünüyorum.

Kurda şu anda bir yükseklik var ancak bu mesajlar netleştiği sürece biz oynaklığın giderek azaldığını göreceğiz.

İkili swap anlaşmalarının olduğunu düşünüyorum
Swap anlaşmaları şunun için önemlidir. Swap değişim demektir. İki Merkez Bankası anlaşma yaptı. Güney Kore ve Çin merkez bankalarıyla anlaşmalar yapıldı. Merkez bankalarının brüt rezervini artıran bir unsurdur. İkili değişimlerin olabileceği ihtiyaç anında BAE ile yapılıyorsa bu oradan bir desteğin geleceği beklentisi piyasaya verilebilecek en iyi haberlerden birisidir. Swap merkez bankasının kredibilitesini artıran bir unsurdur.

Bu anlaşma ne kadar çok olursa o kadar rahatlık demektir. Ben çalışmalar yapıldığını biliyorum swap anlaşmaları ile ilgili rezervleri artırıyor ve piyasalara güven unsuru verilmiş oluyor. Bundan sonraki süreçte ikili swap anlaşmaların olduğunu biliyorum özellikle Avrupa’ya dönük olarak. Bunun volatiliteyi azaltacağını düşünüyorum.

Kurdaki dalgalanmanın en büyük etkisi iç piyasadaki fiyatlamalara yansımasıdır. Hem sabit gelirlilerin gelirlerini düşürmesi hem de bir yandan zam olarak yansımasıdır. Akaryakıtta eşel mobil sistemi var. Bu günlük olarak değerlendiriliyor. Buradaki volatilite devam eder ve bu yüksek oranlar sabit kalırsa bunun önümüzdeki ilk 3 aylık dönemde fiyatlara yansıdığını göreceğiz. Bunun fiyatlara 8 puan yansıyabileceği hesaplanıyor. Akaryakıtta nasıl ÖTV’den vazgeçildiyse ürünler üzerinden gelecek zamlarda KDV oranları düşürülebilir ve gelecek olan artışların topluma yansıması engellenebilir.

Enflasyonun üzerinde bir zam bekliyorum
Kur oynaklığı devam ettiği sürece kamuoyunda yüksek beklenti oluşmaya başladı. Hem hükümetin enflasyona ezdirmeyeceğiz şeklinde beyanatlarının gelmesi hem de işçi sendikaları tarafından yüksek beklenti oluşturulması çalışan kesim üzerinde yüksek zam beklentisini oluşturdu.

Dolayısıyla ben de enflasyonun üzerinde zam yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak o zaman toplumsal gelir dağılımı ve sosyal etkilerin bu şekilde azaltılabileceğini düşünüyorum. Gerçekleşen rakamlardan sonra benim de beklentim asgari ücrette yüksek artış yapılmasıdır.

 

Yorumlar