"Dünden Bugüne Doğu Türkistan"

-Doğu Türkistan'ın geçmişi ve şimdiki sosyo-ekonomik ve siyasi durumu (1.Bölüm -Girizgâh)

"Dünden Bugüne Doğu Türkistan"
08.02.2019 15:27

-Doğu Türkistan'ın geçmişi ve şimdiki sosyo-ekonomik ve siyasi durumu (1.Bölüm -Girizgâh)

Bugün Sizler için, tarihinde Türk Birliğini kurma çabasında olan Hun Devleti, yine sırasıyla Tabgaç ve Göktürk Devletleri ve yine Uygur Türkleri gibi köklü ve etkin bir kültür birikimi, deneyimi olan 'Gök Bayrak üzerine Ay Yıldız' bayrağını kendine pay biçmiş "Doğu  Türkistan"ı gündeme getireceğiz.

Elbetteki nesnel bir anlatımla geçmişine ve bugününe dokunmadan geçmeyeceğiz, nitekim bu veriler bize en vizyonel Türk Tarihi ve durumunu anlatan bir yol gösterici olacaktır. Ve biz biliyoruz ki Doğu Türkistan özelinde sözüm ona "makus kader" diye adlandırılan(!) gayri insani durumu sözünde ve özünde Türk ve Müslüman olarak kabul etmeyeceğimizi, edemeyeceğimizi baştan belirterek ret ediyor ve gayretimizi bu yönde ilerletmeyi istiyoruz.

İşte Doğu Türkistan'ın 1500 Yılı aşkın tarihine kısa anlatımla değiniyoruz;

Doğu Türkistan yüz ölçümü itibariyle 1.828.418 kilometrekaredir. Doğu Türkistan; Tibet,  İç Moğolistan ve Mançurya gibi Kızıl Çin müstemlekeleri dahil, bütün Çin topraklarının beşte birini teşkil etmektedir. Fakat zengin petrol yataklarına sahip olması ve son dönemlerde Çin-Rusya arasındaki enerji yakınlaşmalarının kesiştiği bölge olması hasebiyle bölgenin önemi daha da artmıştır.

Doğu Türkistan, Türklerin eski yerleşme alanlarından biridir. Bölgeye ilk hâkim olan Türk Devleti, Hunlardır. M.Ö. 300 yıllarından itibaren Türk birliğini kurma çabalarına giren Hun Devleti, Doğu Türkistan’ı kendisine bağlamıştır. Doğu Türkistan coğrafyası bu tarihten sonra sırasıyla; Hun (M.Ö. 220-M.S. 386), Tabgaç (386–534) ve Göktürk (550–840) hakimiyetinde kalmıştır. Uygur Türkleri 840 yılında bölgeye yerleşmiştir.

840 yılında Kırgızların Uygur başkentine girmesinden sonra Uygurlar kendilerini toparlayamamışlardır. Bir kısmı Kuzey Çin tarafına (Kansu bölgesine), bir kısmı da bugünkü Doğu Türkistan (Turfan ve Kaşgar) tarafına göç etmişlerdir. Bu bölgede kurulan Uygur Devleti Cengiz istilasına kadar varlığını devam ettirmiştir.

Doğu Türkistan’a göç eden Uygur Türklerinin başında Vu-hi Tegin’in kardeşi Ngo-nie Tegin bulunuyordu. Bunlar, 840’ta Kara-balasagun’da istilacılar tarafından öldürülen Uygur kağanının yeğeni Mengli’yi kağan seçerek 856’da Doğu Türkistan toprakları içinde 3. Uygur Devleti’ni kurmuşlardır. Uygur Devleti, Karahanlı Devleti ile X. yüzyılın sonlarına doğru birleşinceye kadar hüküm sürmüştür.

Yedisu tarafına göç eden Uygurlar, kendilerinden evvel buraya kadar gelerek yerleşik hayata geçen ve Tibetlilerle olan savaş sırasında Doğu Türkistan’ın güney taraflarına kadar gelen (Kaşgar, Yarkent, Hoten) Uygur Türkleriyle kaynaşmışlardır. Uygurlar, Karluk Türkleriyle birleşerek 880’de Karahanlı Devletini kurmuşlardır.  Doğu Türkistan daha sonra Kara Hoca Uygur Hanlığı (846–1218) ve Türk-Moğol İmparatorlu hâkimiyeti altında kalmıştır (1218–1759).

1750’de Çin işgali başlamış ve 1862 tarihine kadar sürmüştür. Bu süre içinde Doğu Türkistan’da 42 isyan hareketi olmuştur. 1863’te Mehmed Yakup Bey, Kaşgar merkez olmak üzere devlet kurmayı başarmıştır. Bu devlet Abdülaziz’den istedikleri yardımı almışlardır. Mehmed Yakup Bey, en büyük desteği ise II. Abdulhamid tarafından görmüştür.

Desteğe rağmen kurulan devlet uzun ömürlü olamamıştır. Yakup Bey’in 1877 yılında vefat etmesi üzerine Çin hemen Doğu Türkistan’a saldırmıştır. 18 Mayıs 1878’de Doğu Türkistan’ın tamamını işgal etmiştir. 18 Kasım 1884’te Çin imparatorunun emriyle 19. eyalet olarak Şin-cang (Xin Jian  “Yeni Toprak”) adıyla doğrudan İmparatorluğa bağlanmıştır.

1931 yılında Kumul kentinde bağımsızlık mücadelesi neticesinde bölgedeki Çinlilere karşı zafer kazanılmış ve 12 Kasım 1933’te Kaşgar’da Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kurulmuştur.Hoca Hacı Niyaz cumhurbaşkanı ilan edilmiştir.

Rus-Çin rekabetinden dolayı isyana destek veren Rusya daha sonra kendi egemenliğindeki Türklere (Batı Türkistan) kötü örnek olacağı korkusuyla isyan sonrasında Çin’e destek vererek kurulan devletin yıkılmasına yardımcı olmuştur.

Mücadele devam etmiş, 1944 yılında Gulca’da Çinlilere karşı yine galip gelinmiştir. Ayaklanmaya destekleyen Rusya, Gulca’da 1944 yılı Ekim ayında Şarkî Türkistan Cumhuriyeti’nin kurulmasına yardımcı olmuştur. Gulca, Tarbagatay ve İli şehirlerini içine alan bu cumhuriyet bölgedeki Çin kuvvetlerini yenmiştir. Ancak Rusya bu hızlı gelişmelerden korkup bu Cumhuriyetin yöneticilerini Çinliler ile anlaşmaya zorlamışlardır. 1946 yılında iki hükümet arasında 11 maddelik bir metin imzalanıp birleşik hükümet kurulmuştur. Böylece bu devlet de Rusya’nın olumsuz tutumu neticesinde ortadan kalkmıştır.

Bu arada Mao Çin’e hâkim olmayı başarmıştır. 1949 Eylül’ünde Doğu Türkistan’daki Çin birliklerinin komünist Çin hükümetine bağlılıklarını bildirmelerine üzerine Çin hiçbir askeri güç kullanmadan Doğu Türkistan’ı ilhak ettiğini açıklamıştır.

 

Günümüzde ise; Çin'in gayri insani uygulamalarıyla mücadele etmeye devam eden Doğu Türkistan'ın bir yandan gayri insani uğradığı kırımlar ile gündeme gelirken ve öte yandan da; bir an önce bu neslin bağımsızlığı için gösterilen çaba ve faaliyetleri gündeme gelmektedir. Dünya Toplumu her istediği olayda müdahil olurken konu Türk ve Müslümanlar olunca bırakın müdahil olmayı kınama gayreti içine dahi girmemekteler. Bu durum elbette hiç bir toplum için geçerli bir neden sayılamaz ancak mevzu Türk ve Müslümanlar ise özellikle geri durmaktan da ileri bu yanan ateşe köz olmayı seçmişlerdir.

 

Buradan hareketle inanıyoruz ki, Doğu Türkistan'ın mücadelesinin özelliği; yalnızca topraklarının petrol yatağı barındırması veya doğal zenginlikleri değildir. Türklüğün ve Müslümanlığın en temel karakteristik özellikleri olarak bu coğrafyada ve diğer Türk Coğrafyalarında yaşanıyor olması ki belli olduğuna göre bir kısım çıkar çevrelerinin hedefini bozuyor ve karşısında mazlumun sesi, umutsuzların umudu olmaya devam ediyor olmasıdır. Bunun böyle sürüp gideceğinden emin olsunlar. 

 

Bu yazımızın ilk bölümünde Doğu Türkistan'ı oluşturan tarihine kısaca değinmek istedik :

Bu konuda ters propaganda yapmamak adına yapılan gayri insani durumlara söz vermekten ziyade çözüm ve başarı odaklı faaliyet için ikinci yazısında değinmek üzere yazımıza burada kısa bir ara veriyoruz. Teşekkürler..

 

Yorumlar