Dünya ne diyor, zillet ne anlatıyor?

23.10.2020 10:00

Akıl ve izan sahibi herkes Türkiye’nin tarihi bir virajı döndüğünü, etrafındaki kuşatmayı kırıp, bekası üzerindeki tehdit ve tehlikeleri savuşturmak için olağanüstü bir mücadele verdiğini görüyor, söylüyor ve kabul ediyor. Bunu yaparken, elbette belli bedeller ödüyoruz. Kovid-19 salgını sebebiyle bütün dünya ekonomileri darboğaza girmiştir. Bizim bunun dışında kalmamız mümkün olmadığı gibi, üzerine ödediğimiz bedellerin yükü de biniyor. Buna rağmen hiçbir şeyin yokluğunu yaşamadık. Çarklar dönüyor ve her geçen gün daha iyiye gittiğimizi bütün rakamlar net olarak ortaya koyuyor. Zaten bu sıkıntıyı da atlattık mı, her şey çok daha kolay olacak ve lider ülke yürüyüşümüz çok daha yüksek bir ivme kazanacaktır.

ZİLLET AKLIMIZLA ALAY EDİYOR

Zilleti oluşturanlar ısrarla ve inatla sanki büyük bir ekonomik çöküntü varmış, sanki insanlar aç ve açıktaymış gibi bir hava oluşturup, milleti sokağa dökmek için şeytani planlar yapmalarının ne kadar haksız, ne kadar zorlama, ne kadar ahlak ve izan dışı olduğunu anlatabilmek için bu hatırlatmayı yapıyorum. Bu güruhu dinlerseniz, gerçekten hangi ülkeden söz ettiklerini anlayamazsınız. Türkiye gerçekleri ile bunların çizdiği tablo birbirinin tam tersidir. Bu yalan ve karalamalarla Türk milletini aldatacaklarını ve buradan bir siyasi rant elde edeceklerini zannediyorlar. Bütün dünya, Türkiye’nin başarısını konuşuyor, bütün düşmanlarımız özellikle bölgemizde etkili ve kararlı bir güç olmamız karşısında karalar bağlayıp ağıtlar yakıyor ama bu zillet güruhu tam tersi şeyler anlatarak aklımızla alay ediyor.

GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ

Güneş balçıkla sıvanmaz. Türkiye dünyanın, özellikle de bölgesinin parlayan yıldızıdır. Türkiye ile uğraşanlar, bu gerçeği bir türlü sindiremeyen soysuzlardır. Bütün dünyada bu kadar konuşuluyor, bu kadar korkuluyorsak bunun bir sebebi vardır. Sinmiş, geri çekilmiş, verilene razı olan, herkese boyun eğen bir ülkeye ne bu kadar dikkat edilir, ne bu kadar konuşur, ne de muhatap alınır. Fransa’dan Yunanistan’a, Ermenistan’dan Suudi Arabistan’a kadar birçok ülke kendi iç politikalarındaki yetersizlikleri, yanlışları, kavgaları Türkiye’yi öne çıkararak, hedef yaparak bastırmaya veya unutturmaya çalışıyor. Bütün bu gerçekler Türkiye’nin kendi sınırlarını aşıp belirleyici bir konuma geldiğinin zımnen kabulüdür.

ASIL SORUNU ONLAR YAŞIYOR

Asıl büyük ve ciddi sorunlar Türkiye’yi hedefe koyan, düşman gören ülkelerde yaşanmaktadır. Pandemi ile birlikte zaten yolunda gitmeyen ekonomileri imdat sinyalleri vermeye başlamış, Fransa örneğinde olduğu gibi birçoğunda iç kargaşalar artık bastırılamaz boyutlara ulaşmıştır.

Gelişmiş ülke konumuna gelmelerine dayanak teşkil eden birçok şey ellerinden kaymaya başlamıştır. Artık sömüremedikleri gibi, gelişen ve değişen dünya karşısında etkileri de yok oluyor. Altyapıları tamam olsa da eskidir ve artık yetersiz olmaya başlamıştır. Teknolojide tek ve tekel olma imkânlarını kaybetmişlerdir. Sanayi ve üretimdeki üstünlükleri artık o kadar bariz ve belirleyici değildir. Bütün bu olumsuzluklar askeri varlıkları için de geçerlidir ve bir patinaj sürecine girmişlerdir.

EZBERLER BOZULDU

Türkiye genç ve eğitimli nüfusu, hızla büyüyen ekonomisi, modern şekilde tamamlanmaya başlayan altyapısı, sanayideki reformları, teknoloji kullanımı, savunma sanayisindeki üstün başarıları ve bunlara bağlı olarak zaten disiplin, eğitim ve inanmışlıkla dünyada fark oluşturan, şimdi çağın önüne geçen bir savunma sanayisi imkânlarına kavuşan askeri varlığı ile bütün dengeleri değiştirmektedir. Bütün ezberler bozulmuştur. Sayın Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında da önemle altını çizdiği gibi, Türk milleti dünyayı kavramış, soran olduğu kadar sorulan, merak eden kadar merak edilen bir mevkie tırmanmıştır. Türkiye, Cumhur İttifakı’nın müstesna iradesiyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muazzam imkânlarıyla tarihin arkasından koşan, gelişmeleri yedek kulübesinden izleyen, olan bitenleri yalnızca günü birlik analiz ederek enerji ve vakit kaybeden bir ülke olmaktan tamamen uzaklaşmıştır. Mücadele eden, müdahale eden zamanlama yanlışına müsaade etmeyen bir ülke olarak Türkiye, bölgesel ve küresel olayların aktif, etkili, sözü ve nazı geçen güçlü bir takipçisidir. Artık bizden habersiz bir kuşun havalanması söz konusu değildir.

ZİLLET DE ARTIK ANLAMALI

Bütün bunlar bu ülkenin her vatandaşını heyecanlandırır, onurlandırır ve gururlandırır. Nitekim vatanını ve devletini seven, bu bayrak altında yaşamayı şereflerin en büyüğü kabul eden herkes, şu anda sahada yaşananlardan son derece memnundur. Kimin ne tepki verdiğine, ne dediğine bakmadan, içi boş tehdit ve tepkilere aldırmadan, hakkımızın, hukukumuzun, menfaatlerimizin gereği neyse onu yapıyoruz. Zilletin de artık bunu görüp kabul etmesi, kendi menfaatine olacaktır. Aksi hâlde Türk milleti, Türk ve Türkiye düşmanları ile aynı kulvarda olanları ne hoş görür, ne de affeder.