Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Fransız mevkidaşı Jean-Noel Barrot ile yaptığı telefon görüşmesinde, Avrupa Birliğinin (AB) son dönemde yöneldiği korumacı ekonomik politikaların, kıtanın rekabetçiliğini güçlendirmeyeceği, bilakis enflasyonu artıracağını ve yeşil dönüşümü sekteye uğratacağını belirtti.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Vang, görüşmede Çin ve AB'nin karşılıklı fayda ve açıklık anlayışına bağlı kalması, ticari sorunlarını yapıcı diyalogla çözmeye çalışması gerektiğini vurguladı.
"KORUMACILIK AVRUPA'NIN REKABETÇİLİĞİNİ GÜÇLENDİRMEZ"
Dünyanın en büyük pazarlarından biri olan Çin'in kalkınmasının AB için tehdit değil fırsat olduğunu vurgulayan Vang, "Korumacılık Avrupa'nın rekabetçiliğini güçlendirmez. Aksine tüketicileri yüksek kaliteli ve makul fiyatlı ürünlerden mahrum bırakarak enflasyonu artırır ve yeşil dönüşümü de sekteye uğratır." ifadelerini kullandı.
Vang, Fransa'nın stratejik vizyon sahibi büyük bir güç olarak, akılcı ve pragmatik bir tavrı benimseyip AB'yi Çin ile bu doğrultuda ilişki kurmaya teşvik edeceğini umduklarını kaydetti.
YATIRIM ENGELİ VE SİSTEMATİK AYRIMCILIK ENDİŞESİ
Çin, AB'nin mart ayında duyurduğu, kilit sektörlerde sanayi kapasitesini artırmayı hedefleyen Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısında öngörülen menşe kuralları ve teşviklerin Çinli şirketler açısından yatırım engeli oluşturacağı ve sistematik ayrımcılığa yol açacağını düşünüyor.
Çin Ticaret Bakanlığı, 27 Nisan'da yayımladığı açıklamada, yasa tasarısında bataryalar, elektrikli araçlar, güneş panelleri ve kritik ham maddeleri kapsayan yükselen stratejik sektörlerde kamu ihalelerinde "AB menşeli" ürünlere öncelik tanınması ve teşvik sağlanmasını öngören düzenlemelerin Çin'inkiler dahil yabancı yatırımlar açısından kısıtlayıcı nitelik taşıyacağı, "yatırım engeli" ve "sistematik ayrımcılık" oluşturacağı vurgulanmıştı.
DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ KURALLARINA AYKIRI
Yasa tasarısındaki düzenlemelerin, Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) üye ülkeler arasında ayrımcılığı yasaklayan "en çok kayırılan ülke" ilkesi ile yabancı şirketlerin ulusal pazarda yerli firmalarla eşit koşullarda rekabet etmesini öngören "ulusal muamele" kuralına aykırı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, söz konusu düzenlemelerin DTÖ anlaşmalarındaki hükümleri ihlal edeceğine dikkat çekilmişti.