İsrail hapishanelerinde zulüm sürüyor. Filistinli esirlere açlığın yanı sıra çeşitli işkenceler uygulanarak, uzun vadeli psikolojik ve fiziksel yıkımlara yol açılıyor. Son zamanlarda İsrail hapishanelerinde artan plastik mermi kullanımı nedeniyle bir çok Filistinli yaralandığı bildirildi.

AMPUTE EDİLMEK ZORUNDA KALDI
Filistin Esirler Cemiyetinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail hapishanelerinde artan plastik mermi kullanımına dikkat çekilerek, esirlerle ilgili kurumların cezaevlerinde plastik mermiye maruz kalan onlarca vakayı belgelediği belirtildi. Açıklamada, plastik mermiyle vurulan bazı esirlerin uzuvlarında ve vücutlarının hassas bölgelerinde ciddi kanamalar oluştuğu, durumlarının kritik olması nedeniyle bazılarının ameliyata alındığı bilgisi paylaşıldı.
Raporda, adı açıklanmayan bir esirin şu ifadelerine yer verildi:
"Doktorlar, aldığım darbenin yol açtığı komplikasyonlar nedeniyle bir uzvumun ampute edilme ihtimali olduğunu söyledi. Yaralı esirlerin çoğunun uzman doktor gözetimine ihtiyacı var ancak hapishane yönetimi tedavi haklarını gasbetmeye devam ediyor."
Filistinli esirlere işkenceler arttı
İsrail hapishane yönetimlerinin son dönemde esirlere yönelik baskı ve şiddet araçlarının kapsamını genişlettiği ve yeni silah türlerini devreye soktuğu belirtilen açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de sürdürdüğü soykırım sürecinden bu yana, esirlerin vücutlarının adeta birer "baskı ve şiddet deney alanı" haline geldiği ifade edildi.
İsrail hapishanelerindeki şiddet düzeyinin "eşi benzeri görülmemiş bir aşamaya" ulaştığını vurgulayan Filistin Esirler Cemiyeti, ihlallerin yalnızca işkenceyle sınırlı kalmadığını, esirleri bedenen ve ruhen çökertmeyi amaçlayan aç bırakma, tıbbi ihmal, tecrit ve sistematik saldırıları da kapsadığını aktardı. Ayrıca plastik mermi kullanımının esirler üzerinde uzun vadeli psikolojik yıkımlara yol açtığı uyarısında bulunuldu.

Birleşmiş Milletler'E ÇAĞRI
Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve ilgili uluslararası mekanizmalara, Filistinli esirlere yönelik ihlallerin durdurulması ve sorumlulardan hesap sorulması için acil harekete geçme çağrısı yapıldı. Söz konusu uygulamaların uluslararası insani hukuku, Cenevre Sözleşmelerini ve İşkenceye Karşı Sözleşmeyi açıkça ihlal ettiği, savaş suçu ve insanlığa karşı suç teşkil ettiği hatırlatıldı.