İsveç hükümeti, suç oranlarını düşürmek ve göç politikalarını sıkılaştırmak amacıyla bir bir yeni kuralları devreye alıyor, başlattığı bazı kampanyalarla da ‘yok artık’ dedirtiyor. Ülkede alınan yeni uygulamayla, kendi ülkelerine kesin geri dönüş sağlayacak Avrupa Birliği dışından gelen göçmenlere 350 bin krona varan maddi destek verilmesi öngörülüyor. 2026 başında yürürlüğe giren bu yüksek bütçeli projeye şu ana kadar yalnızca 171 kişi başvurdu.
Göç uzmanları da bu tür finansal teşviklerin gönüllü geri dönüşleri önemli ölçüde artırdığına dair güçlü kanıtlar bulunmadığına dikkat çekiyor. Hükümete dışarıdan destek veren sağ popülist İsveç Demokratları Partisi ise geri dönüşlerin yaygınlaştırılması gerektiğini savunarak geçtiğimiz aylarda otobüslere astığı ilanlarla özellikle Somalili göçmenlere geri dönüş çağrısında bulundu. İsveç’in bu sert tutumu uluslararası alanda da yankı bulurken, Almanya’daki aşırı sağcı AfD yetkilileri uygulamayı olumlu karşıladıklarını açıkladı.

Ülkedeki sıkılaşma adımları yalnızca maddi teşviklerle sınırlı kalmıyor. İsveç hükümeti daimi ikamet izinlerini kaldırarak izinlerin üç yılda bir yenilenmesi şartını getirdi. Bunun yanında vatandaşlık başvuruları için zorunlu dil ve genel kültür sınavı uygulaması başlatıldı. Göçmenlerin İsveç tarihi, kraliyet ailesi ve geleneksel bayramlar gibi konularda sınandığı bu yeni sistemde Göç Bakanı Johan Forssell, vatandaşlığın sadece hak getirmediğini, beraberinde sorumluluklar da yüklediğini ifade etti. Muhalefet ve insan hakları kuruluşları ise bu sert düzenlemelerin toplumdaki ayrışmayı derinleştirebileceği yönünde uyarılarda bulunuyor.
Yaklaşık 10,6 milyon nüfusa sahip olan ve 2 milyona yakın yabancı doğumlu kişinin yaşadığı İsveç’te, 13 Eylül’de gerçekleştirilecek seçimler öncesinde göç konusu siyasetin odak noktası haline geldi. Hükümet ile merkez sol muhalefet arasındaki yarış başa baş sürerken, teşvikin muhatabı olan göçmenler ise teklife sıcak bakmıyor. Yıllar önce Sudan’daki baskılardan kaçarak Stockholm’e yerleşen sanatçı Elena Ibrahim gibi birçok göçmen burada özgür bir hayat kurduklarını belirterek geri dönmeyi reddederken, Stockholm Camisi İmamı Mahmoud Khalfi uygulanan bu politikaların özellikle Müslüman nüfus arasında derin bir endişeye yol açtığını dile getiriyor.