Enerji krizinin derinleştiği ve ABD'nin petrol kısıtlamalarının ekonomik baskıyı artırdığı Küba'da, petrol arama ve üretim faaliyetlerine yabancı yatırım çekmek amacıyla yeni bir adım atıldı. Küba yönetimi, sektörü yeniden düzenlemek için 1938 ve 1959 tarihli yasaları yürürlükten kaldırırken, yerli ve yabancı şirketlerin faaliyetlerini kolaylaştıracak yeni sözleşme modellerini devreye aldı.
Küba'da Petrol Yatırımları İçin Yeni Dönem
Küba basınında yer alan haberlere göre, yürürlükten kaldırılan iki yasa, mevcut anayasal çerçeve ve ülkenin güncel sosyoekonomik koşulları karşısında işlevini yitirdiği gerekçesiyle değiştirildi.
Kanun hükmünde kararnameyle yapılan düzenleme, petrol arama ve çıkarma faaliyetlerine yerli ve yabancı şirketlerin katılımını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda sözleşme koşulları esnetilirken, yatırımcıların sektörde daha uzun süre faaliyet gösterebilmesinin önü açıldı.
Petrol Sözleşmelerinde Süreler Uzatıldı
Yeni düzenlemeyle petrol sektöründe uygulanacak sözleşme türleri ve süreleri yeniden belirlendi.
Üretim paylaşım sözleşmeleri: 10 yıl uzatma seçeneğiyle birlikte 40 yıla kadar uygulanabilecek.
Petrol imtiyazları: 10 yıl uzatma opsiyonuyla 30 yıla kadar süreyi kapsayabilecek.
Petrol hizmet sözleşmeleri: Sektörde kullanılacak temel katılım modelleri arasında yer alacak.
Düzenlemenin, özellikle yüksek sermaye gerektiren petrol arama ve üretim projeleri için uluslararası yatırımcıların ilgisini artırması hedefleniyor.
Küba Devletinin Petrol Üzerindeki Kontrolü Sürecek
Yabancı yatırımların önünü açan yeni düzenleme, devletin hidrokarbon kaynakları üzerindeki egemenliğini ortadan kaldırmıyor. Küba yönetimi, petrol, doğal gaz ve bunlarla bağlantılı maddelerin yataklarının “tüm halkın sosyalist mülkiyetinde” olduğunu vurguluyor.
Söz konusu kaynaklar devredilemezlik, zaman aşımına uğramazlık ve haczedilemezlik ilkelerine tabi tutuluyor. Ayrıca devlet, ulusal güvenlik gerekçesiyle ruhsat ve imtiyaz başvurularını reddetme hakkını koruyor.
Ulusal enerji güvenliği açısından ihtiyaç duyulan hidrokarbon kaynaklarının temininde de devlete, rekabetçi piyasa koşulları çerçevesinde öncelik tanınıyor.
Üretim Paylaşımında Maliyet Sınırları Belirlendi
Yeni mevzuat, üretim paylaşım sözleşmelerinde maliyetlerin karşılanmasına ilişkin üst sınırlar da getiriyor.
Buna göre, maliyetlerin karşılanması için belirlenen üst sınır karada ve sığ sularda yüzde 65, derin sularda ise yüzde 75 olarak uygulanacak. Böylece farklı çalışma alanları için ayrı maliyet limitleri oluşturulmuş oldu.
Petrol Şirketlerine Çevresel ve Cezai Sorumluluk
Küba'nın yeni hidrokarbon düzenlemesi, petrol ve doğal gaz faaliyetlerini yüksek riskli işler kapsamında değerlendiriyor. Bu nedenle işletmeci şirketler, kusur veya ihmal kanıtlanmasa dahi faaliyetleri sonucunda meydana gelen zararlardan sorumlu tutulabilecek.
Düzenleme kapsamında doğal gazın acil durumlar dışında atmosfere salınması veya yakılarak imha edilmesi de yasaklanıyor.
Yakıt dağıtımında usulsüzlüklerin ve karaborsanın artması üzerine tesislerin ve operasyonların fiziki güvenliğinin sağlanması doğrudan işletmeci şirketlerin sorumluluğuna bırakılıyor. İhlal ve suçlara karşı ağır yaptırımlar uygulanması da öngörülüyor.
Küba Enerji Krizine Karşı Yabancı Sermaye Arıyor
ABD'nin petrol kısıtlamaları ve ekonominin önemli sektörlerini etkileyen ikincil yaptırımlar, Küba'nın ekonomik sorunlarını derinleştiriyor. Ülkede elektrik kesintileri yaşanırken toplu taşıma hizmetleri büyük ölçüde aksıyor, hastaneler ise asgari düzeyde hizmet vermekte zorlanıyor.
Gıda ve ilaç fiyatlarının özellikle kayıt dışı piyasalarda aşırı yükselmesi de halkın yaşam koşullarını ağırlaştırıyor.
Küba yönetiminin yeni düzenlemeyle ulusal enerji sektöründeki sermaye açığını azaltmayı, uluslararası yatırımları ülkeye çekmeyi ve yabancı yatırımcılara daha uzun vadeli hukuki çerçeve sunmayı amaçladığı belirtiliyor. Böylece ülkenin hidrokarbon kaynakları üzerindeki devlet kontrolünün korunmasıyla yabancı sermaye ihtiyacının karşılanması hedefleniyor.