Haaretz gazetesinin haberinde, Tel Aviv yönetiminde tartışmalara yol açan ve Hamas'ın onayladığı Barış Kurulu'nun yeni yol haritasının görüşüleceği kabine toplantısının yerel saatle 19.00'da başlayacağı bildirildi.

"YENİDEN OYLAMA YAPILSIN"
Aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi'ne mensup kabine üyeleri Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yerleşim Bakanı Orit Strock'un yeni yol haritasına karşı çıktığını hatırlatan haberde, Uluslararası İstikrar Gücü'nün (ISF) Gazze Şeridi'ne konuşlandırılmasının önlenmesi için kabinede yeniden oylama yapılmasını talep ettiği bildirildi.
Barış Kurulu'nun Gazze'de ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin duyurduğu yeni yol haritasına Hamas onay verse de İsrail henüz resmi tutumunu açıklamadı.
İsrail güvenlik kabinesi, 26 Temmuz'da ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı çerçevesindeki idari yapılar içinde yer alan Uluslararası İstikrar Gücü'nün bölgeye girişini onaylamıştı.
SİLAHLARIN BIRAKILMASI İÇİN ANLAŞMA
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas'ın ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik ayrıntılı bir yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulunun, Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı gruplarla silahların bırakılması konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu.
"İLK AŞAMADAKİ YÜKÜMLÜLÜKLER EKSİKSİZ YERİNE GETİRİLMELİ"
Hamas, Filistinli gruplarla birlikte müzakere sürecine ve arabulucuların ikinci aşamanın tamamlanmasına yönelik sunduğu önerilere olumlu yaklaştığını bildirmişti. Hamas, İsrail'in saldırılarını durdurması ve üzerinde mutabakata varılan hususlara ilişkin takvim oluşturulmasının temel şart olduğunu, ikinci aşamanın uygulanmasının da İsrail'in ilk aşamadaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine bağlı olduğunu vurgulamıştı.
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi de Gazze Şeridi'nin yönetimini devralmak için kurumsal ve operasyonel hazırlıklarını tamamladığını açıklamıştı.
Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girmişti. Ateşkes, esir takası ve insani yardımların artırılmasını öngören anlaşmaya rağmen İsrail'in saldırıları ve yardım girişine yönelik kısıtlamaları sürmüştü.